Lilith'ten sonra,... Havva'yı bilmeyen yok, eş'ti Adem'e.Lilith'i tanımadıysan da, geceydi, geceye ait, ay'ın karanlık yüzü, fakat hala bir bilmece.Birisi eş, diğeri eşit olmak istedi Adem'e, Musevilere göre.Havva son, Lilith ilkti Adem'in gönlünde.Bilinen Havva, gizlenen Lilith'ti hikayelerde.Hala muammaysa anlattıklarım, gel de bir bak Lilith'in yüreğine..."Aynı topraktandır yaradılışımız.Onun yanlızlığına bir çare, ilk zevce.Fakat zorlu bir yoldu yürüdüğümüz.O hep bir adım önde, çünkü ona göre 'Adem'dir göklere.'Ben' dedim bende, aynı topraktan bir Lilith oldum seninle.Sebebimden, benliğimden, kendiliğindendi alın yazımız, ayrılığımız.İsmi azam, Tanrı’nın söylenmemiş adı düştü dilime, öfkeyle.Ve göklere çıktım, hiç inmemek üzere.Eşit değilsem, eş de olmak istemedim (ah şu kadınlık gururumuz).Pişman mıyım? Asla...Çünkü ben olmasam, olur muydu onurumuz?"Böyle derdi Lilith Tevrat’taki özüyle, 'söz'leriyle. Başka yerde ise sadece bir mistisizm, bir efsane. Kadın hakları ve feminizm arasında sallanan, yalan yanlış, doğru dürüst bir ifade.Bazılarına göre kadında özgür irade, başkalarına göre ise ataerkil toplum savunmasına bahane. Ama yine de çok makbul ve anlatılmaya değer bir hikaye..."Üç Melek gönderdi beni geri götürsünler diye, Cennet’teki Cehennemime.Ben hoşnut olsam da, hoşuna gitmemiş yanlızlığımız.Yüz çocuğum ölecekmiş, gün gün üstüne, geri dönmediğim takdirde.Bilmedi ki bu kelimelerle, daha da büyüdü kavgamız. Yeni doğan bebeklerin baş düşmanı, ölüm sebebi oldum böylece. Meydan okuyan, itaatkar olmayan, kural tanımayan bir bensem, söz dinleyen, uyumlu, sadakatlı bir Havva geçmez mi yerime, o halde? Adem'in eşitliğini bozan, kaburga kemiğinden yapılan Havva’yla birlikte, bitti bizim destanımız. Pişman mıyım? Asla... Çünkü ben olmasam, olur muydu onurumuz?” Kadınsal tehlikelerin başıdır derler Adem'in ilk eşi Lilith'e, dünya aleminde. Yine bir kadındır, Havva'dır, düzen getiren, barışcıl eylemleriyle. Fakat her ikisi de, bazen iki ayrı bedenin iki ayrı dünyası gibi, bazen de bir beden içinde iki ruh gibi, sürekli savaş halinde. Peki ya erkekler? İşte o çok daha başka bir mesele...16/02/2012, Rabia Şule Doğan, Binfikir Gazetesi Aralık 2011 sayısı köşe yazısı