Belçika'nın Türkçe gündemi... Belçika'nın
Türkçe
Gündemi! 
Brüksel Hava 
Durumu için tıklayın! Charleroi Hava Durumu 
için tıklayın! Anvers Hava Durumu 
için tıklayın!
Brüksel Charleroi Anvers
Gent Hava Durumu 
için tıklayın! Liege Hava Durumu 
için tıklayın! Genk Hava Durumu 
için tıklayın!
Gent Liege Genk
 
 Yazarlar / Çizerler



















İnsan hakları

06.10.2009


Ne tuhaftır ki insan haklarını güvence altına alan şartların yok olduğu bir zamanda insan hakları ile çok ilgileniyoruz.

 

İnsanoğlu nihai gerçekte ne tür haklara sahip olabilir ?

 

İnsan hakları beyannamesi daha yazıldığı zaman bir çelişkiyi beraberinde getiriyordu çünkü görünüre bakılırsa hiçbir yerde varolmayan ‘soyut’ bir insan kavramına dayanıyordu, zira vahşi toplumlar bile bir tür sosyal düzen içerisinde yaşıyordu.

 

Sonuçta, insan hakları ‘dokunulamaz, devredilemez’ olarak tanımlanmıştı çünkü her türlü idare ve yönetimden bağımsız oldukları varsayılıyordu; ancak insanlar kendilerine ait bir yönetimden yoksun oldukları ve asgari haklarıyla yetinmeleri gerektiği andan itibaren, bu hakları ne koruyacak bir erk ne de güvence altına alacak bir kurumun kalmadığı ortaya çıktı.

 

Başka bir deyişle ulusal hakların kaybı ile insan haklarının kaybı eşdeğer hale geliyor.

 

Bu haklardan birilerinin kaybı kaçınılmaz bir şekilde diğerlerinin de kaybını beraberinde getiriyor.

 

Hukuk devletinin temin ettiği çerçevenin olmadığı yerde insan haklarına da yer yoktur.

 

İnsan haklarının güvence altında olmasını sağlayacak asgari şartlar kavramı anlaşılması imkansız bir kavram.

 

İnsan haklarını kaybetmenin beraberinde getirdiği çelişki şudur: bu kayıp bir kişinin genel anlamda yani, meslek, yurttaşlık veya kimliğini belirlemesini sağlayacak eylemler olmaksızın, insan olmaya başladığı anda ortaya çıkıyor;

kendini ifade edebileceği ve olaylara müdahale edebileceği ‘ortak’ bir dünya olmadıkça insanoğlunun da hiçbir anlamı kalmıyor.

 

Uluslararası kamuoyu bir takım haklara sahip olma hakkını veya her bir bireyin insanlığın bir parçası olma hakkını güvence altına almak istiyor.

 

Bunun mümkün olup olmayacağı asla kesin değil; zira şu anda uluslarüstü bir dünyanın olabileceğini hayal etmek oldukça zor gibi görünüyor.

 

Eşitlik, insan hakkı, salt varoluşun beraberinde getirdiği tüm olgulardan farklıdır çünkü bizlere verilebilecek bir şey değil, aksine hukuk ve adalet ilkesi tarafından yönetildiği oranda  insan yapılanmasının eseridir.

 

Eşit doğmuyoruz : Karşılıklı olarak birbirimize eşit haklar temin etme kararımız uyarınca bir topluluğun fertleri olarak eşit hale geliyoruz.

 

Görünüre bakılırsa, uygarlık için ölümcül tehdit oluşturan unsur artık bundan böyle dışarıdan gelecek bir tehlike değil, tersine totaliter idare sistemleri gibi yönetimlerin ortaya çıkmasıyla, içeriden gelecek bir tehlike olacaktır.

 

Asıl tehlike, bu kamusal platform olmaksızın insan haklarını güvence altına alan ve evrensel düzeyde işleyen bir küresel uygarlığın gün gelip, her ne kadar iyi muamele görseler de, milyonlarca insana sürekli, görünürün aksine, vahşi toplum kuralları dayatmış olmanın sonucunda, bizzat kendisinin barbarlar/vahşiler doğurması olacaktır.

06/10/2009, Şefik Birkiye
Binfikir gazetesi Eylül 2009 sayısında yayınlandı

5 / 5 (2 Oylama)


Şefik Birkiye
sefikbirkiye@binfikir.be


 



 

Yazar ve Çizerler

© 2004-2007 
OpenWings