Belçika'nın Türkçe gündemi... Belçika'nın
Türkçe
Gündemi! 
Brüksel Hava 
Durumu için tıklayın! Charleroi Hava Durumu 
için tıklayın! Anvers Hava Durumu 
için tıklayın!
Brüksel Charleroi Anvers
Gent Hava Durumu 
için tıklayın! Liege Hava Durumu 
için tıklayın! Genk Hava Durumu 
için tıklayın!
Gent Liege Genk
 
 Yazarlar / Çizerler



















Çevremiz

14.12.2008


Hepimiz yaşamın içinde yol alırken, sık sık çevremizin tehdit altında olduğunu, ozon tabakasının zarar

gördüğünü ya da delindiğini, hava kirliliğinin kabul edilebilir sınırları çoktan aştığını işitiyoruz ya da okuyoruz.

Bunlara ek olarak, görüntü kirliliğinin ve kaliteli yaşama koşullarının giderek bozulmakta olduğunu da öğreniyoruz.

İnsanı çevreleyen yaşama unsurlarının, havanın, suyun, toprağın kirleniyor olmasının, yerkürenin acı çekiyor olmasının sorumlusu, başka gezegenden dünyaya gelenler değil, bizleriz, biz dünyalılarız...


Olup biten tüm olumsuzlukların başında topluma bakış
açımız var. Temiz bir kente sahip olmak

için atalarımızın dediği gibi, “herkesin kapısının önünü temizlemek gerektiği...” eylemi ne yazık ki artık mümkün

gözükmüyor. Bu anlamda bireylerin tek tek sorumlulukları ya da yanlışlıklarından çok kamu yönetiminden

sorumlu olan görevlilerin ya da ülke yönetiminden sorumlu olan politikacıların yanlışlıklarından sözetmek

gerekir.


Çevremizin giderek bozulma
süreçleri, bizi bir girdabın içine aldı, yani birey olarak kişisel bir fayda elde ettiğimizi

düşündüğümüz süreçlerde, aslında elimizde varolan değerleri kaybediyorduk... Küçük çıkarlar sağladığımızı sandığımız bir erişim noktasında aslında yokolma süreçlerini hızlandırıyorduk. Kentlerde yaşamak için hiçbir tepki vermeden, şehirlerimizin abuk sabuk, çirkin yapılarla dolmasını yavaş yavaş kabullendik, insana ne saygı duyan ne de insana dair ölçeği hesaba katan, tuhaf, cam ve beton yığınlarıyla oluşan binalara razı olduk.

Kamusal alanlarımız giderek çirkinleşti, binaların içleri, dışları tuhaf, çirkin malzemelerle, sözde “süslendi” dediler,

“ yaratı ve farklı dizayn” gibi parlak sözcüklerin arkasına gizlenerek... Her gün görmeye alıştığımız yapı elemanları, malzemeler, dekor unsurları bile kullanılmadan bir köşeye ya da depoya atılmış oldu.  “Her gün daha çirkinleşen çevremizdeki iç ve dış cephe mimarlık unsurları, bir gün gelecekte hoşumuza gidebilir düşüncesiyle yerlerini almış olsalar, belki pek sorun olmazdı” demek geliyor insanın içinden ama o gün geldiğinde, kimbilir, artık eleştirel bir bakışa sahip olabileceğimizden bile endişeleniyoruz biz...


Eğer biz insanlar, dünyayı kurtarmak istiyorsak, önce
kendi hayatımızı kurtararak işe başlamakla doğru bir şey

yapmış olacağız düşüncesindeyiz. Hep birlikte müthiş bir enerjiyle ve toplum olarak günlük hayat kalitemizin giderek bozulmasının önüne geçebildiğimiz zaman, atalarımızın dediği gibi sadece kapımızın önünü temizlemiş olmakla kalmayacağız, aynı zamanda yıllardan beri bizlere ”tüketici“ takma adını takan ilkel, vahşi kapitalizmin politikalarına da bir tekme atmış olacağız.

 

14/12/2008, Şefik Birkiye, Binfikir Gazetesi Kasım 2008 sayısında yayınlanan köşe yazısı

5 / 5 (7 Oylama)


Şefik Birkiye
sefikbirkiye@binfikir.be


 



 

Yazar ve Çizerler

© 2004-2007 
OpenWings