Belçika'nın Türkçe gündemi... Belçika'nın
Türkçe
Gündemi! 
Brüksel Hava 
Durumu için tıklayın! Charleroi Hava Durumu 
için tıklayın! Anvers Hava Durumu 
için tıklayın!
Brüksel Charleroi Anvers
Gent Hava Durumu 
için tıklayın! Liege Hava Durumu 
için tıklayın! Genk Hava Durumu 
için tıklayın!
Gent Liege Genk
 
 Yazarlar / Çizerler



















Önce söylememek, sonra düşünmemek!

23.09.2009


Yaratılanlar içinde en karmaşık yaratık olan insanoğlu yine bu yaratılmışlık içinde en acımasız olanı. Tarihsel dönemlere baktığınızda hemen hemen her dönemde insanların birbirlerine baskı ve şiddet içeren uygulamalarına şahit olursunuz. Bu güçlünün güçsüze üstün olma çabası, bireysel egolardan toplumsal bir yaraya dönüşüyor. “Her daim ezilecek bir azınlık bulunur” ilkesi sanırım buradan geliyor. Zamanında azınlık olarak yaşayan toplumlar bile bağımsız olduklarının ertesi günü kendilerine icraat olarak yeni oluşum içinde bir azınlık bulup baskı uygulamayı seçiyorlar. Belkide sporun amacı bu acımasızlığın ve üstün olma duygusunun bir şekilde tatmin edilip yaşamın daha can alıcı noktalarındaki etkisini azaltmaktır. Özellikle düzenlenen uluslararası yarışmalara baktığınızda ne demek istediğimi anlayacaksınız. Bizleri bu kadar acımasız, düşünceden ve duygudan yoksun hale getiren iki büyük unsur söz konusu. Bunlardan ilki: şu kahrolası, bir türlü kurtulamadığımız önyargılarımız. Bir diğeri ise bu önyargılarımızın oluşmasında en büyük etken olan yanlış bilgilenme ve cahillik. Bu iki temel hastalığımız bizi ayrımcılığa, ötekileştirmeye itiyor. Neredeyse hepimiz ayrımcılık yapıyoruz en kötüsü de çoğu zaman farkında bile olmadan yapıyoruz bunu. Trafikte, işyerlerimizde, alış-veriş merkezlerinde, okullarda kısacası insanoğlunun girdiği her alanda farklı türden bir sürü ayrımcılık yaşanıyor ve bunlara öylesine alışmışız ki hiç rahatsızlık duymuyoruz. Trafikte siyahi bir araç kullanıcısına “ zenci işte ne anlar araba kullanmaktan Afrika’da yol mu var sanki” diye söylenenlerin sayısı hiç de az değil. Bu örnekleri çoğaltmak bir yazan için yapılacak en kolay iş. Benim bu konuda kendime uyguladığım bir tedavi şekli var; “önce söylememek, sonra düşünmemek”  Uygulaması çok basit; ayrımcılık içeren cümleleri dile getirmiyorsunuz, dilin söylemediğini beyin bir süre sonra unutuyor. Unutmayan beyinlerse yaşamın her alanında sorun yaratıyorlar. Belçika’nın şu günlerde yaşadığı eğitim ve öğretimle ilişkili sorunların arkasında yatan gerçek aslında bunun meyvesi.  Öğrenci velilerinin kafalarında sınıflandırdığı iyi okul- kötü okul ayrımının arkasında yatan asıl gerçek, - yabancı kökenli öğrencilerin olmadığı okul- yabancı kökenli öğrencilerin olduğu okuldur. Yoksa okullarda öğretilenler üç aşağı beş yukarı aynı şeylerdir. Ancak velilerin tamamen haksız olduklarını söylemek mümkün değil. Yabancı kökenli öğrencilerin eğitim aldığı okullarda derslerin zaman zaman boş geçtiğini, öğretmenlerin de bu okullarda çalışmak istemedikleri bilinen gerçekler. Bu yeni uygulamayla umarım hem veliler hem de öğretmenler için iyi okul- kötü okul ayrımı ortadan kalkar yerini sadece okul alır.  

 

 

23/09/2009, Cüneyt Tamoğulları, Binfikir Gazetesi Eylül 2009 Sayısı köşe yazısı

5 / 5 (1 Oylama)


Cüneyt Tamogullari


 



 

Yazar ve Çizerler

© 2004-2007 
OpenWings