Kriz var Sam tadını çıkart15.04.2009
Son günlerde şirketlerin yeni politikası madem kriz var bundan faydalanalım oldu. Kendi üzerimden ya da yakın çevremden yola çıkarak böyle bir genelleme yapmam ne kadar doğru bilemem ama büyük şirketlerin mali kriz içinde olduklarını ve dükkanı kapatıp gideriz söylemlerini medyada hemen hemen hergün duymak mümkün. Bölüm sorumluları ve üst düzey yöneticiler çalışanlara sürekli krizi hatırlatıp ciddi bir baskı yaratıyorlar. Bunun en büyük sebebi kendi kaygılarının işçilerinkinden daha ciddi boyutlarda olması. Insan kaynakları bölümünün yeni adı ise insan kaypakları oldu. Harıl harıl çalışıp ufak çaplı yenileme ve temizlik çalışmalarına başladılar bile. Seçim zamanı siyasilere seçmenlerin baskısı ne kadar kuvvetliyse bu şirketlerin de şu günlerde oluşturduğu baskı en az o kadar kuvvetli. Bu bağlamda önümüzdeki seçimlerde göbeği bağlanmış, hareket kabiliyeti sıfıra inmiş siyasetçiler yerine, yeni isimlerin ve alternatif partilerin seçmenler tarafından düşünülmesi gerekiyor. Üniversite okumak isteyenlere bir hatırlatma; psikoloji okuyun, kısa vadede çok rahat iş bulursunuz küresel depresyon salgını var.
Küresel ıkınma
Çocuk yaştaydım ilk olarak Green Peace « Yeşil Barış» ismini duyduğumda. Önceleri sert eylemlerinin ardından polis tarafından göze alınan tipler olarak yerleştirildi beyinlerimize. Sonra paranoyak ve deli oldukları imajı verilmek istendi. Ancak bugün durum biraz değişti. Keşke deli olsalardı ama dünyanın ekolojik dengesinin hızla bozulması onların yanılmadığını açıkça gösteriyordu. Nükleere hayır dediler, karşılığında teknoloji düşmanı ve çağ dışı olmakla suçlandılar ve ardından Çernobil faciası oldu ve çevre ülkeler bu facianın faturasını hala ödüyorlar. Biraz geç kalınsa da günümüzde birçok toplumsal örgüt, etkinliklerle onları destekliyor. Geçtiğimiz günlerde yapılan ışıkları söndürme eyleminin başarısı bu anlamda sevindirici. Siyasal bir güç haline gelen Yeşiller, küresel ısınmaya bağlı küresel ıkınmalarımızın tek çaresi gibi görünüyor.
Sanat sorumluluk içinmiş!
Sanatın halk için mi, yoksa sanat için mi, olduğu eski bir tartışmadır. Son günlerde katıldığım bazı etkinlikler sanatın aynı zamanda sorumluluk için de olduğunu açıkça gösterdi. Içinde evrensel değerlerin olmadığı baştan sağma bir sanatın, kaş yaparken göz çıkarttığı, ne sanata ne de halka hiçbir şey vermediği aksine bazı değer yargılarını ortadan kaldırıp yozlaştırdığı açık bir olgudur.
Sanat adına güzel günler görmek umuduyla…
15/04/2009, Cüneyt Tamoğulları, Binfikir Gazetesi Nisan 2009 köşe yazısı
|
|
|