Belçika'nın Türkçe gündemi... Belçika'nın
Türkçe
Gündemi! 
Brüksel Hava 
Durumu için tıklayın! Charleroi Hava Durumu 
için tıklayın! Anvers Hava Durumu 
için tıklayın!
Brüksel Charleroi Anvers
Gent Hava Durumu 
için tıklayın! Liege Hava Durumu 
için tıklayın! Genk Hava Durumu 
için tıklayın!
Gent Liege Genk
 Yazarlar / Çizerler



















Seçilmemiş hayatlar

09.11.2008


Daha doğduğumuz anda başlar seçmediğimiz hayatımız. Doğum ve bebeklik dönemine ait beynimizde

hiç kayıt olmaması bu açıdan iyidir. En güvenli ortamdan en tehlikeli ortama geçişte bu şoku kaldırmamız

zor olabilirdi. Hafıza kartlarımız ana kartı tanımaya başladıkça duruma alışmaya başlarız, sonra

belli bir dönem bütün dünyayı kendi penceremizden izler ve tanımlarız.

Çevremizin dışında bir başka çevrenin olabileceğini düşünmediğimiz ön çocukluğumuz bittiğinde okul denen kabus

başlar. Öğretme sorumluluğundan çok öğrendiklerini sorgulatırlar adama. Bu döneme kadar olan ömür yolculuğunun

neredeyse tamamı istemimiz dışında gelişir.


Açılan yeni dönemle
birlikte çoktan seçmeli kabuslar yaşarız. Bu kez seçme şansımız vardır; ne seçeceğimizin

farkında olmadığımız gençlik yıllarımızda. Nerede doğduğumuz nerede yaşayacağımız bize sorulmaz. Bir Japon

ya da Afgan, Brezilyalı, Rus veya Türk olmak bize bağlı seçimler değildir aslında. Hatta bir ömür çağrıldığımız ismimizi

bile biz seçmeyiz. Okul yıllarında durum iyice çığrından çıkar ve fişlenmiş koyun misali numaralarla çağrılırız.

Dahası bazı çobanlığa soyunmuş öğretmenler size sadece numaralarınızla hitabeder. İsim ve kişilik kısmını dikkate almazlar.

Lise yıllarında kimya dersinde böyle bir öğretmenim vardı. Numaramı haykırdığında bazen bilerek tepki vermezdim ama yanımdaki koyunlar “seni çağırıyor, 7129 sen değil miydin” gibi hareketlenmelerle beni ele verirdi. Hoca “evladım uyuyor musun” dediğinde, hep, asıl uyuyan sensin demek istemişimdir.

Ancak bu isteğim, istek olmanın dışına çıkmamıştır. Kimliklerimizin, farklılıklarımızın bir çoğunu seçmediğimiz halde sahipleniriz. Hatta uğruna savaşabilir, birilerini öldürebiliriz. Karşımızdakinin biz olabileceği ihtimali hiç aklımıza gelmez. Mevlana, Yunus Emre, Pir Sultan, Hacı Bektaş-ı Veli gibi büyük Anadolu düşünürleri ömürlerini bunu anlamaya ve anlatmaya adamışlar. Biz payımıza düşeni alabilmiş miyiz bu tartışılır. Acaba sevebildik mi yaradılanı yaradandan ötürü?


09/11/2008
, Cüneyt Tamoğulları, Binfikir Gazetesi Ekim 2008 sayısında yayınlanan köşe yazısı



Cüneyt Tamogullari


 




Yazar ve Çizerler

© 2004-2007 
OpenWings