Herhangi bir yanlış anlaşılma olmasın! Bahsedeceğim, Türkiye’de gördüğünüz basın siteleri gibi bir yerleşim değil. Bizim mahalle köşe yazarlarını köşe yapan taşınmazlardan ibaret ucuz bir oluşum değil. Ulusal gazetelerin konut merakı bizim Binfikir yazarlarında yok. Olacağını da sanmıyorum, zira yapacak bir dolu işimiz var. Neyse köşeyi kaptık diye hemen şarjörü boşaltmayayım. Biz mahallemize dönelim...
Binfikir Mahallesi ile tanışmam bir arkadaşım sayesinde olmuştu. Daha ilk görüşte etkilenmiştim; Mahalle bataklık bir alana kurulmuştu, bu yönüyle çocukluğumun geçtiği Atatürk Orman Çiftliği’ne benziyordu. Orman arazisini yakıp konut dikmek kolay iştir ama bir bataklığı ormana çevirmek sabır ve emek ister. Bugün bahsi geçen bataklık onbin ağaçlık dev bir koru alanıyla Belçika’da yaşayan Türklere oksijen veriyor. Mahallenin beni etkileyen ilk unsuru eğlenceli ve gülümseten yüzü olmuştu; Muhtar mizahçı olunca İhtiyar Heyeti de bundan nasibini alıyor. Madem bu kadar etkilenmiştim bu mahlleye taşınmalıydım. Baktım kiralar uygun, hemen taşındım (serbest kürsü). Kiracılık kötü gibi algılansa da avantajları yabana atılacak gibi değil. Bir kere daha rahatsınız, duvarlara çaktığınız çivileri saymanıza gerek yok, nasıl olsa ev sahipleri arkanızdan sıva yapar. Eskilerin dediği gibi hariçten gazel okuma mevzusu. Açıkça vurgulamak gerekirse ben diğer kiracılardan biraz farklıydım; önce ağaçların bakımında daha sonra ise Kültür Merkezi’nin inşaatında çalıştım ve çalışmaya devam ediyorum. Benim bu çalışma ve ilgim, muhtar ve İhtiyar Heyeti’nin gözünden kaçmamış olacak ki bana bir konut hediye ettiler. Hepsine, hediye ettikleri konutumdan yazdığım bu ilk yazımda teşekkür ederim.
Demek istediğim, artık Binfikir’de bir köşem var. Binfikir’de köşe yazmak zor iştir. Öyle kafanıza göre ahkam kesemezsiniz, okuyucu adamın havasını indiriverir. Kişisel kavgalarınızı köşenize taşıyamazsınız, kelimeleri mermi yapıp yağdırmak yok öyle. Üslubunuza dikkat edeceksiniz, şahısları toplumun önüne atıp izlemek her şeyden önce Anadolu örfüne yakışmaz. Haydar Abi’nin tabiriyle delikanlılığa yakışmaz. Neyse ki, neyi nasıl yapacağımın farkındayım. Sıkıştığımda danışacağım bir sürü dostum var bu mahallede.
Niyetim, yeni konutumda Belçika’ya ve hayata dair konulara eğlenceli bir bakış atmak. Gelirseniz bir çay içer, biraz eğleniriz.
03/09/2008, Cüneyt Tamoğulları