Düğün tavsiyeleri Düğün tavsiyeleri
Belçika’da biz Türkler için sosyalleşmenin en temel unsuru düğünlerdir. Bu nedenle kendimce en iyi düğün nasıl oluyor diye bir düşündüm ve herkesin üstüne düşeni yazmaya karar verdim.
Düğün sahibi anne ve baba: Sizin işiniz gerçekten çok zor. Önce cüzdanınızın dolu olması şart. Yoksa kredi çekip yüklü bir borca girmeye hazır olun. İşe güzel bir salon bulmakla başlayın ve düğünü yemekli yapmayı sakın unutmayın yoksa rezil olursunuz. Yemeklerin öyle ahım şahım olmasına gerek yok, adı önemli; yemekli mi? yemekli! Ardından müzik olayına girin, gelen misafirlerin birçoğu eğlenceyi gürültü olarak algıladığı için çok seçici olmanıza gerek yok. Limuzin şart! Aksi taktirde görgüsüz görünemez, çok eleştiri alırsınız. Hiç olmadı bir jip mutlaka ayarlayın. En önemli unsuru sakın atlamayın;Siyasetçi. Mutlaka bir siyasetçi ayarlayın, unutmayın çağıracağınız siyasetçi konum olarak ne kadar yüksekse itibarınız da o kadar iyi olur. Yalnız siyasetçi konusunda dikkatli olun zira bizim siyasetçiler açılış falan derken çok yorgun oluyor. Yorgunluktan düğünü açılışla karıştırırsa büyük cıngar kopar. ( Hayırlı uğurlu olsun diyerek kemeri çözmeye başlarsa yandınız. )
Gelin ve damat (Kurbanlar): Öncelikle her ne olursa olsun sinirlerinize hakim olun. Çünkü düğün esnasında sizi çığrından çıkaracak bir sürü olumsuzlukla karşılaşacaksınız. Kendinize sürekli bu benim en mutlu günüm cümlesini tekrar edin. Gelin, damat olmak zor iştir, oyunculuk yeteneği ister. Daha önce hiç görmediğiniz tipler sizinle iletişime girecektir, tanıyormuş gibi yapacaksınız. Sürekli gülümsemek zorundasınız. Hayatınızın en romantik gününde Emrah’ tan bol acılı bir şarkı çalarken gerizekalı şarkıcı tarafından dansa çağrıldığınızda sakın eski aşklarınız gelmesin aklınıza, perişan olursunuz. Her ne kadar maddi getirisi olsa da takı takma olayında Allah sabır versin. Bunun çaresi yok mecbur katlanacaksınız ve misafirlerin sizin üzerinizden hava atmasına izin vereceksiniz.
Misafirler: Bir kere düğün yemekli değilse gitmeyin! Yemeksiz düğünde sizin ne işiniz var kuzum. Yeni kıyafetler alarak işe başlayabilirsiniz. Mutlaka çocuklarınıza düğüne sizinle gelmesi için baskı yapın. Belki dış dünyada sosyalleşemezler. Daha tehlikelisi; sürüden ayrılır da başka bir kültürden çevre edinip onlarla kaynaşır bir de üstüne o toplumdan eş seçerlerse... Düşünmek bile istemiyorum. Sakın onların bireysel tercihlerine kulak asmayın. Onları düğüne götürecek baskı unsurlarını bulup canlarına okuyun. Kuaför ve diğer konularla vakit kaybetmeden en önemli konuyu söyleyip yazıyı bitirelim. Sakın ama sakın düğünü beğenmeyin! Eğer beğenirseniz, beğendiğinizi dile getirirseniz aşağılık kompleksiniz baskın çıkar ve gittiğiniz düğünden daha masraflısını yapmak zorunda kalırsınız
15/06/2010, Cüneyt Tamoğulları - Binfikir Gazetesi Mayıs 2010 sayısında yayınlanmıştır.