Belçika'nın Türkçe gündemi... Belçika'nın
Türkçe
Gündemi! 
Brüksel Hava 
Durumu için tıklayın! Charleroi Hava Durumu 
için tıklayın! Anvers Hava Durumu 
için tıklayın!
Brüksel Charleroi Anvers
Gent Hava Durumu 
için tıklayın! Liege Hava Durumu 
için tıklayın! Genk Hava Durumu 
için tıklayın!
Gent Liege Genk
 
 Yazarlar / Çizerler



















Unutulan adetlerimizden Ölü Kurbanı

21.10.2009


Türkler İslam Dini’ni kabul ettikten sonra eski dinleri olan Şamanizm’deki adetlerini yeni dinleri olan İslam’a uyarlamıştır. Bu adetlerden bir tanesi de ölen kişinin ardından üçü, yedisi, kırkı, elli ikisi, yılı şeklinde gerçekleştirilen  uygulamalardır.  Türk Tarihi’ne bakıldığı zaman aslında bütün bu uygulamalar Şamanizm’de uygulanan cenaze adetlerinden başkası değildir. Bu adetler sadece ölümlerde değil doğumlarda da karşımıza çıkıyor. Bu gün bazı ailelerin bebeğin doğumundan sonra üçüncü gece yaptıkları biliniyor. Yine bebeklerin kırklanması bu günlere kadar gelen adetlerimizdendir. Doğumları başka bir yazıya bırakıp Orta Asya Türklerinden Anadolu’ya kadar gelmiş olan ölü kurbanı adetini ve bunun yanında bazı Türk adetlerini bu ayki yazımda sizlerle paylaşmak istedim. Eskiden yeni ölen kişinin mezarı başında üç gün ateş yakılırmış, Bunu yapmalarında iki temel sebep var: birtanesi manevi açıdan ruhlarını arındırmak bir öteki ise sırtlan ve çakal gibi ateşten korkan yırtıcı hayvanların cenazeyi topraktan çıkartıp yememesi içindir. Balıkesir Cepnilerinin yakın zamana kadar bu adeti uyguladığı söylenir. Şamanizm’de bir obanın (Oğuz dilinde kullanılan « oba » kelimesi kabile anlamına gelir) büyüğü olan babalardan veya dedelerden birisi öldüğünde onun adına yedi yıl süresince yılda bir defa ölü kurbanı adı altında kurban kesilirmiş. Oba’da yaşayan kadınlar  yedi yıl boyunca ölünün yasını tutarlarmış. Ölen kişinin yakınları olan anası, bacısı, karısı, kızları yas tutarak yedi yıl ellerine kına yakmazlar, düğüne, toya (« toy » kelimesi eski Türkçe de çeşitli yemeklerin yapıldığı düğün, nişan gibi tüm eğlencerin ortak adıdır, bu şenliklerin yapıldığı alanlara ise toylak denirdi) gitmezlermiş. Yakın zamana kadar Emirdağ’da ölen evin büyüğü dedenin, babanın ardından, yedi yıl kurban kesen aileler vardı. Kurban Bayramı’nın arifesinde yani bayramdan bir gün önce gelen arife günü, ikindi namazı sonrası mezar ziyareti yapılır, ziyaret sonrası ölü kurbanı kesilir, yedi eve dağıtılırdı. Avrupa’ya göç sonrası geldiğimiz Belçika’da  herhangi bir kişinin ölü kurbanı kestiklerini duymadım acaba bu geleneğimiz de kaybolan adetlerimizin arasına katıldı mı?

21/10/2009, Fakı Edeer

Binfikir gazetesi Ekim 2009 sayısından alınmıştır

4.5 / 5 (4 Oylama)


Faki Edeer


 



 

Yazar ve Çizerler

© 2004-2007 
OpenWings