Kirkor
Yakın zamana kadar(1950'li yıllar) Emirdağ'da Ellik Gâvurları (azınlıklar) yaşardı. Bunlardan Kirkor,anası ile beraber yaşarmış.
Bir gün hastalanır. Gayrımüslimlerin diğerleri bunun hastalığına gelmemişler. Arkadaşlarının vefasızlığına içerleyen Kirkor anasına:
"Eğer cuma günü ölürsem Müslüman olarak öleceğim. Söyle Müslümanlara beni Müslüman mezarlığına defnetsinler." der. Vasiyeti Müslümanlardan başka herkes duyar. Kirkor da gerçekten Cuma günü ölmüştür. Gayrimüslimler,
"Müslümanlar kaldırsın,vasiyeti öyle" diye cenazeye gelmemiş. Müslümanlar da olayı duymadıklarından gelememişler. Cenaze ortada kalınca anası ağıt yakmış:
“Müslüm seni bilmezdi sen de müslümü
Hırıstiyanın hepsi sana küstü mü
Yoksa bu feleğin bize kastı mı
İsa'dan da yüzün düştün Kirkor'um
Ölün ara yerde kaldı korkurum…”
Bu Ana Yılın Anası
ne cımbızı ne aynası
ne ojesi ne cilası
topuğu diken yarası
bu ana yılın anası
topuğu diken yarası
ömrü geçer bir odada
sırrını demez ki yada
umutlar kalır murada
bu ana yılın anası
yüreği hançer yarası
toprağa verirken emek
sırtında sarılı bebek
mah bir cemal temiz yürek
bu yılın anası
elleri nasir yarası
kan ve revadayken özü
bağrına basardı bizi
güneşten sırmalı yüzü
bu ana yılın anası
şakağı güneş yarası
Babadan Oğula Nasihat
Varlıklı baba ömrünün son günlerinde oğluna:
-“Oğul!... Karına sır verme. Hükümet adamıyla samimi olma. Malına haram katma. İçki içme, kumar oynama. Eğer bunları yapar sonunda sersefil olup asılacak ip bulamazsan yatak odasındaki ipi misafir odasındaki çengele geçir, öl!.” diye nasihat eder.
Aradan günler geçmiş,adam ölür. Oğlan nasihatleri tutmaz. Arada perişan olur. Babasının dedikleri, iş işten geçtikten sonra aklına gelmeye başlar.
İlk iş olarak karısını denemek ister. Bir koyun keserek ahıra gömer. Karısına da “adam öldürüp gömdüğünü” söyler. Karısı hemen durumu babasıgile, onlar da zaptiyeye haber verir. Zaptiyeler gelip adamı tutuklar. Bir zamanlar beraber yiyip içtikleri komutanlar adamın yüzüne bile bakmazlar. İş mahkemeye intikal eder. Durum kadıya anlatılır. Adam beraat eder. Mahkemeden sonra oğlan, babasının nasihati üzerine ipi alıp halkanın bulunduğu odaya geçer.
İpi halkaya takar. Sandalyeye çıkar. İntihar edecektir. Halka düşer. Halka ile birlikte altınlar da tavandan dökülür.Olaydan çok etkilenen oğul, babasına layık evlat olmaya söz verir.
03/07/2009, Faki Edeer, Binfikir Gazetesi Haziran sayısı köşe yazısı