Ahiret tutuşma
Eski Emirdağ geleneklerinde olan ahiret tutuşma, gençlik çağına gelmiş iki kız arasında olurdu.
İki kızın samimiyeti ileri dereceye kadar vardığında birbirine ahiretlik teklif ederlerdi. Ahiretlik demek bu dünyada beraberiz, öldüğümüzde de inancımıza göre tekrar dirileceğiz. O zamanda, yani ahirette de arkadaş olalım manasını taşır.
Ahiret tutuşmanın belli kuralları vardır. Ahiretler hiç kavga etmezler, birbirine küsmezler, birbirlerine maddi manevi her türlü yardımı karşılıksız yaparlar. Tasada ve kıvançta birbirlerine destek olurlar. Gelin olduklarında, kocaları da arkadaş olur.
Çocukları her iki ahire de "anne" derler. Ahiretlerden biri öldüğünde sağ kalan ölenin çocuklarıyla ilgilenir. Çocukların evlenmelerinde anne vazifesini görürler. Bu şartları bilen kızlar her şeyi kabul eder. Ailelerine bildirirler, aileleri makul karşıladılar mı, bir gün belirlenir karşılıklı hediyeler verilir, dualar okunur. Ahiretlik böylece başlamıştır aralarında. Ahiretlerin kocaları birbirine bacanak derler.
Ahiretlik ahi geleneklerindeki erkekler arasındaki yaren geleneği ile benzerlikler gösterir.
Neyimiz kaldı?
Bizim bu dağlarda neyimiz kaldı
Yaylacı göçmüyor yaylalarına
Mazinin yerini hüzünler aldı
Baykuşlar dünemiş ağıllarına
Ala tekerlerde kaba çalmıyor
Kabaltı gene zil destek olmuyor
Çoban kavalını koygun vurmuyor
Bilenin gidiyor kahırlarına
Sağılmıyor sağmal davar gölgede
Süt sağan sağıcı gelinler nerde
Zaman kahpe olmuş zor gelir merde
Bir acıdır çöker bağırlarına
Hüzünlü türküde pınarda sular
Avları kıtalmış kaygıda kurtlar
Sahipsiz kalmış yılkıda atlar
Küheylan dönmüyor ahırlarına
Her bir yurtta vardı yirmi alayçık
Kaymak için böğrü kuzeye açık
Hayalde canlanır hep açık açık
Gurbet girerken rüyalarıma
Fakıyım özlemim yayla zamanı
Yayla sonu kaldırırdım harmanı
Gayrı yoktur dizlerimin dermanı
Kattım o günleri anılarıma
25/12/2008, Fakı Edeer, Binfikir Gazetesi Kasım 2008 köşe yazısı