Leyleklerin içgüdüsü Kara kışın yoğun olarak yaşandığı Emirdağ’da baharın gelişi leyleklerin bölgeye gelip yerleşmesiyle anlaşılırdı. Toplu halde gelen bu göçebe kuşlar önce sulak çayırlık alanlarda konaklar, sanki yorgunluklarını atarcasına dinlenirlerdi. Ardından parça parça, bölük bölük, köylerin üzerinde uçmaya başlarlardı. Sanırım liderleri içgüdüsel olarak çifter çifter her köye taksim olarak dağılıp bir yıl önce yuva yaptıkları aynı yere, aynı yuvaya gelirler, çiftleşirlerdi. Yuvalarını tamir edip hayatın seyri gereği yumurtlarlardı.
Anlatacağım hikaye Emirdağ’ın bir köyünde gerçek olarak yasanmış. Emirdağ’ın Çatalı köyüne gelen leylekler yumurtlarlar, köyün afacan çocuğu leyleklerin yumurtasını alır , onun yerine hindi yumurtası koyar. Leyleğin yumurtasını da kuluçkadaki hindinin altına koyar. Kuluçka zamanı dolunca leyleklerin yuvasındaki yumurtalardan hindi civcivleri çıkar. Hindinin altındaki yumurtalar çıkmaz. Leylekler yumurtadan çıkan hindi yavrularını çaresiz büyütürler. Uçma zamanı gelir uçamazlar. Leyleklerin göç zamanı gelir, köye guruplar halinde tekrar leylekler gelir. Bakarlar ki leyleklerin yuvasında hindi yavrusu var. Köy halkı seyirci çıkar , köylülerin gözleri önünde gurup halinde gelen leylekler, hem leylekleri hem de hindi yavrularını öldürürler, çekip giderler. Bir daha da bu köye leylek gelmez.
20/01/2012, Fakı Edeer, Binfikir Gazetesi Aralık 2011 Sayısı köşe yazısı