Belçika’nın yeniden seçimlere sürüklendiği şu günlerde hepimiz Brüksel-Halle-Vilvoorde sorununun ne menem bir şey olduğunu anlamaya çalışıyoruz.
Brüksel Bölge Başbakanı Charles Picqué bu sorunu yabancı gazetecilere açıklamakta çok zorlandığını anlatırken sorunu basitçe sınır problemi diye tanımladığını anlatıyor. Burdan yola çıkarak basit bir simülasyon yaptık ve bizim köylerimizde sıkça yaşanan tarla sınırı problemi gibi bir durum çıktı ortaya. Komşunuzun ağacı sizin tarlanızın sınırları içinde kalır da komşunuzla aranızda bu durum sorun olur ya, onun gibi bir şey. Sizin tarlanızda başkasının ağacı: “BHV: Flaman topraklarında kalmış olan Frankofon insanlar.” Bu ağaçla ilgili kararları tarla sahibi mi verecek, ağacın sahibi mi? Flaman topraklarına yerleşmiş Frankofon insanların geleceği Flamanların mı Frankofonların mı karar vermesi gereken bir konu? Tabii çok karmaşık olan bu konuyu basit bir yöntemle anlatmak olayın bir boyutunu veriyor ama sorun kabaca böyle tanımlanabilir. Diğer taraftan Picqué ile konuşmamızda annesinin Valon, babasının Flaman olduğunu öğreniyorum ve Brükselli olmayı önemseyen bu deneyimli politikacının duygularını hissetmeye başlıyorum. Öyle bir ülkede yaşıyorsunuz ki anne ve babanızın ait olduğu topluluklar sürekli bir anlaşmazlık içinde ve siz tam da bu anlaşmazlığın sıcak noktası Brüksel Bölgesi’nin bir bireyi hissediyorsunuz kendinizi. Kimse sizin Brükselliğinizi önemsemiyor. Oysa ki siz ne Valon ne Flamansınız. Siz Brüksellisiniz! Brüksel’in de kimseye ait olmadan kendine ait bir bölge olarak varolmasını istiyorsunuz. Ne yaman çelişki!
Diğer taraftan Brüksel Bölge Hükümeti Bakanı Emir Kır ile yaptığım görüşmede de benzer bir tarihi anekdotu öğreniyorum. Kır, Flaman Valon anlaşmazlığında tarihe geri bakmak gerektiğini anlatıyor. Bugünün önemli Frankofon politikacılarından Lauretta Onkelinx’in, Didier Reynders’ın aslında Flaman kökenli olduklarını anlatıyor. Flamanların yıllar önce Charleroi ve civarında bulunan madenlere çalışmak üzere gittiklerini ve zamanla burada yerleşerek Frankofonlaştıklarını anlatıyor Emir Kır. BHV konusunda Frankofon tezlerini savunan bu iki politikacımızın ailelerinin de yıllar önce Valon Bölgesine taşınan ve Frankofonlaşan ailelerden geldiklerini öğreniyorum. BHV konusunda Flaman tezlerini savunanlardan Yves Leterme’nin de babasının Frankofon olduğunu çoğumuz biliyoruz. Buradan baktığımda ise milliyetçilerin popülist kozu haline gelen acı ve sert gerçek BHV’nin arkasında çok duygusal hikayeler yattığını görüyorum.
14/06/2010, Serpil Aygün - Binfikir Gazetesi Mayıs 2010 sayısında yayınlanmıştır.