Belçika'nın Türkçe gündemi... Belçika'nın
Türkçe
Gündemi! 
Brüksel Hava 
Durumu için tıklayın! Charleroi Hava Durumu 
için tıklayın! Anvers Hava Durumu 
için tıklayın!
Brüksel Charleroi Anvers
Gent Hava Durumu 
için tıklayın! Liege Hava Durumu 
için tıklayın! Genk Hava Durumu 
için tıklayın!
Gent Liege Genk
 
 Yazarlar / Çizerler



















Diyaloğa açılan kapı

02.01.2009


Bakan Anciaux Brüksel’de bir Flaman İslam Kültür Merkezi açarak ilk adımı attı. “Dağ Muhammed’e gelmiyorsa Muhammed dağa gider” Flaman atasözünün önerdiği gibi bizlerin de ikinci adımı atması lazım.


---
Özellikle 11 Eylül’den sonra artan İslam düşmanlığı
ve korkusu Müslüman olmayan ülkelerde yaşayan Müslümanların yaşamını zorlaştırırken, korku ve önyargılar da toplumlar arasında diyaloğun önünü kapatıyor. Böylesi bir dönemde Avrupa’nın Başkenti Brüksel’de bir İslam Kültürü Bilgi Merkezi açılıyor olduğunu duymak memnuniyet verici. Hem Müslüman olmayanlara İslamiyet hakkında doğru bilgi ve belge sunmak hem de Müslüman olmayan bir ülkede dinini yaşamaya ve bu yaşam biçimini çocuklarına aktarmaya çalışanlara destek olabilecek bir kurumun varlığı kulağa hoş geliyor. Ancak böylesi bir merkezin üstlendiği görev ağır ve sosyal sorumluluğunun da iyi taşınması lazım.


Bu anlamda merkezin
hem kendi yönetim yapılanması içinde çeşitliliği yani farklı milliyetlerden Müslümanlara yer verilmesi, hem İslam’ı doğru ve objektif sunacak yeterli uzman kadronun bulunması hem de Müslümanlığın farklı yaşanış biçimlerine açık bir kurum olması bu görevlerin yerine getirilmesinde vazgeçilmez unsurlar diye düşünüyorum. Geçtiğimiz yıllarda Müslüman Temsil Kurumu içinde yaşanan sorunlar da dikkate alınacak olunursa, iç kavga ve çekişmelerle kaybedilen itibar ve güven sorunlarından ders çıkararak, önce Müslümanlar arasında diyaloğun sağlanmasıyla, gayri-müslimlerin önyargılarını yokedecek diyalog kurulabilir sanırım.


Önyargıların kırılmasında da yine Bilgi Merkezi’nin
pro-aktif çalışarak merak edenlerin kuruma gelmesini beklemeden, İslamın tanıtımına yönelik etkin çalışmalar yapması gerektiğini düşünüyorum. Yani hem bir kütüphane gibi isteyene bilgi, belge sağlamalı ama diğer taraftan kendisi toplumda İslamı tanıma istemi yaratacak, merak uyandıracak, diyaloğun önünü açaçak faaliyetler yapmalı. İslamın farklı yaşanış biçimleri, modern yaşamda kadına bakışı, çokkültürlü toplumsal yaşamı algılayışı, vs. gibi çok daha fazla çeşitlendirilebilecek konularda konferanslar verilebilir örneğin. Ramazan ve Kurban Bayramlarında gayri-müslimlerin de katılımını sağlayan etkinlikler yapılabilir.

Sonuç
olarak bu bir fırsattır ve iyi değerlendirilirse sadece Belçika’da değil Avrupa’nın başkenti olan Brüksel’den belki de tüm Avrupa’da diyaloğa açılan bir kapı olabilir. “Müslüman Kültürünün uluslararası imajı nüans ve düzeltme gerektiriyor. İslam zengin ama çok az bilinen bir kültür” diyen Flaman Kültür Bakanı Bert Anciaux Brüksel’de bir Flaman İslam Kültür Merkezi açarak ilk adımı attı. “Dağ Muhammed’e gelmiyorsa Muhammed

dağa gider” Flaman atasözünün önerdiği gibi bizlerin de ikinci adımı atması lazım.

 

02/01/2009, Serpil Aygün, Binfikir Gazetesi Aralık 2008 köşe yazısı

5 / 5 (4 Oylama)






 



 

Yazar ve Çizerler

© 2004-2007 
OpenWings