Şimdi hep birlikte daha ilerilere gitmenin zamanı. Entellektüel ukalalığı ile toplumu ve yapılanları anlamadan eleştirmekten kaçınarak, birbirimize yatırım yapmanın zamanı.
---
Binfikir olarak gazetecilik alanında çalışmalarımızı sürdürmenin yanında kültür ve sanat alanlarında da bir şeyler yapmak uzun süredir istediğimiz bir şeydi. Avrupa’nın başkenti Brüksel’de Türk toplumunun kendisine ait bir tiyatrosunun olmaması üzücü bir durumdu. Hele hele çocuklara yönelik bir çalışmanın olmaması büyük eksiklikti. Belçika’nın çeşitli kentlerinde tiyatro alanında yapılan çalışmalar var. Anvers’te geçmişte Sesimiz tiyatro grubu vardı şu aralar onun içinden çıkan yeni bir oluşum Tiyatro Parantez çalışmalarını geçtiğimiz günlerde başlatırken, yine Anvers’te geçmişte varolan Anadolu Tiyatro grubu başarılı çalışmaları ile hala belleklerde. Liege Bölgesi’nde ise Cihan Çöl’ün çalışmaları dikkat çekiyor. Amatör tiyatro konusunda Limburg bölgesi kendine özgü bir zenginlik taşıyor. Sosyal içerikli çalışmalara imza atan Limburglu amatör tiyatro grupları, Kardeşlik Tiyatrosu, Gençlik Tiyatrosu ve Turkish Spot Light yüzlerce kişiyi sahnelere taşıyabiliyorlar. Çıkarılan oyunların sanatsal kalitesi tartışılsa bile bu insanların yaptıkları çok değerli bir şey var: “ tiyatroyu seviyorlar, bu alanda bir şeyler yapmak istiyorlar ve bildikleri gördükleri kadarıyla da sosyal içerikli tiyatro yapıyorlar. Dedeleri, genç kızları tiyatro sahnesine çıkarıyor, anne babaları izleyici olarak tiyatroya taşıyorlar.” Gençlik Tiyatrosu’ndan Veli Arslan’ın anlatımıyla ilk zamanlar aileler “kızımızı artist mi yapacaksın” diyerek çocuklarını tiyatro oynamaya göndermezken, şimdi kızlarını sahnede izlemeye geliyorlar. Bunlar bu insanların başarısı. Onlar ilk ve zorlu adımı atarak, aileleri tiyatro ile buluşturdular, uyuşturucu kullanımı gibi sosyal yaraları tiyatro aracılığı ile konuşulabilir hale getirdiler. Şimdi hep birlikte daha ilerilere gitmenin zamanı. Entellektüel ukalalığı ile toplumu ve yapılanları anlamadan eleştirmekten kaçınarak, birbirimize yatırım yapmanın zamanı.
Ekim ayında provalarına başlayacağımız çocuk oyunu “Saint Nicolas, Nasrettin Hoca ve Gülmeyen kız “ ile Binfikir Tiyatro Okulu’nun ilk çalışmasında bu birliktelik anlayışı ile davrandık ve Tanar Çatalpınar, Sibel ve Mesut Arslan gibi sanatçılarımızla yaratıcı bir ürün çıkarmaya çalışıyoruz. Binfikir olarak yaklaşımımız hep “tek başına iyisin, birlikte en iyiyiz” oldu. Bu aslında bizim “birlikten kuvvet doğar” atasözümüzün farklı bir ifadesi. Bu defa “birlikten sanat doğması” umuduyla…
17/10/2008, Serpil Aygün, Binfikir Gazetesi Eylül 2008 sayısında yayınlanan köşe yazısı