Fotoğrafları kaldı...
Anvers’te bulunan Opel fabrikasının kapatılma kararı tüm Belçika’yı etkiledi. Sadece fabrikada çalışan işçi memur 2600 kişiyi değil bu fabrikaya yedek parça sağlayan şirketleri de sarsan karar yaklaşık 10 bin kişinin işinden olmasına neden olacak. General Motors’un Belçika ekonomisine zarar veren bu kararı Anvers ve Limburg civarında oturan Türk toplumunun da yoksullaşmasına neden olacak.
Opel’deki Türk işçilerin kimisi Genk’te bulunan Ford fabrikasına iş başvurusu yapmayı planlarken kimisi de işten atılınca alacağı tazminatla kendisine iş kurmayı planlıyor.Ancak kimilerinin sessizliğinin kimilerinin de oyunsu gülüşlerinin arkasında hep aynı endişe seziliyor: “planlarımız ya düşündüğümüz gibi gerçekleşmezse?” Evet, Belçikalı sendika temsilcisi arkadaşlarının da söylediği gibi Türk toplumu Opel’in kapatılmasından Belçikalılardan daha fazla zarar görecek. Türk işçiler Belçikalı arkadaşları ile aynı kapasitede olsalar dahi isimleri onları geriye çekecek ve iş piyasında ayrımcılığa maruz kalacaklar.
Oysaki Karaca Ailesi bir Belçikalı kadar bu ülkeye hizmet etmiş, gecesini gündüzüne katıp Opel’de terini akıtmış bir aile. Oğulları Muhammed Karaca ise şimdi işten atılmak ve iş piyasında ayrımcılığa maruz kalmakla karşı karşıya.
Karaca Ailesi 3 kuşaktır Opel’de çalışıyor. Ailenin Anvers’e yerleşmesi bile Opel’deki işleri nedeniyle olmuş. Önce dede Hasan Karaca Opel’e gençliğini vermiş, oğullarını büyütmüş. Ardından oğlu Eyüp Karaca çocuklarının rızkını Opel’den kazanmış. Eyüp Karaca hala cüzdanında iki fotoğraf taşıyor. Birisi Opel’de çalışmaya başladığı ilk günlerinden, diğeri de Opel’den erken emeklilik nedeniyle ayrıldığı son iş gününden bir hatıra fotoğrafı. Eyüp Karaca her gün bu iki fotoğrafı göğsünde taşıyor. Opel hala onun kalbinde. Hatta şu günlerde işten atılmakla karşı karşıya olan oğlu Muhammed ve kardeşi Erol ile Opel hala onun hayatının önemli bir gerçeği. Yıllarını verdiği işi ile duygusal bir bağ kuran bu Türk ailesi bir Belçikalı kadar ve büyük ihtimalle ondan daha zor koşullarda çalışarak bu ülkenin ekonomisine hayat verdi. Sosyal refah cenneti olmasında bu alın terinin tartışılmaz katkısı olan Belçika, şimdi bu işçileri iş piyasasında hala çözmediği ayrımcılık nedeniyle zor durumda bırakıyor.
Bu tür gelişmeler “insan” faktörünü kolayca unutmaya meyilli paragöz yatırımcılara insanlıklarını anımsatır mı bilinmez. Haberi yakından takip eden biri olarak yaşamlarını Opel’e adayanların şimdi maruz kaldıkları sonucu haketmediklerini düşünüyorum. Geleceğimizi borsa endekslerine endeksleyenlere Eyüp Karaca hala cüzdanında taşıdığı fotoğrafları göstermek lazım.
12/02/2010, Serpil Aygün - Binfikir gazetesi Şubat 2010 sayısında yayınlanmıştır.