Engelliler Haftası, bu hafta. Ya da halk deyimiyle: Sakatlar Haftası. Sakat. Ne kelime ama? Yankısı sanki bir virus, bir bulaşıcı hastalık gibi. İşte takılır, araştırırım aslını, kitap kurduyuz ya. Ve sözlükler, içimi açtı diyemem, çeşitli kitaplara başvurdum. Sonuç… biri diğerinden daha tuhaf. Şöyle bir seçme size, iki dilimizde: Altın Türkçe sözlük: Sakat -(Ar. Sif.)-Bir tarafı bozuk veya eksik. Drs. Mehmet Kiris, Türkce-Hollandaca sözlüğü: Sakat, -1 gehandicapt, invalide, verminkt, onvolwaardig 2 (bozuk) kapot; (arızalı)….
Efendim, ben halk tabirince sakatım, yani sakat biriyim. Şimdi gerçeklere göz yumma gibi olmasın ama, benim bildiğim ve öğretildiğimce sakat bir iş, şey veya bir kimse
iyi olmayan, kötü ve sakıncalı bir durum, kişi veya vaka olarak yorumlanan bir sözdür. Hani beğenmediğiniz, çekinip ürktüğünüz bir şahıs veya zararlı, tehlikeli ve kattiyen sakınılması, tanınılması gereken ters bir durum. Yani pes! Az kalsın engellileri, özürlüleri epidemiymiş gibi adlandırıcağız. Yeni bir tür insan, Sakato gezegeninden, yarı makina yarı insan…
Sorarım size, sakatlık nedir? Bir talihsizlik yüzünden doğuşta özürlü olmak mı, veya feleğin oynadığı oyunlar yüzünden engelli kalmak mı; yoksa kötü niyetin, bozuk mayanın yani çirkin ruhun yapısı mı? Asıl sakatlık handikaplı, özür ve engelli bir kişiyi sakat diye deyimlemek. Fiziki handikaptan bahsedersek gözle görünmeyen ne tür hastalık, özürlülük vardır sayısı sayılmaz. Misal, matematik bir beyine sahip birisi hiç basit işleri sana bana sıradan ve banal gelen durumların hakkından gelemez, patlak ampul değiştirmek gibi, ama kwantum kimyanın lugatını parçalar, hem de dört dilde. Bu bir engel mi yoksa hayır mı? Çok telaşlı bir karakter çabuk karar verir, işleri hep tamamlar ama kıçının üstünde oturamaz, sohbet edilmez, rahat vermez kafa şişirir. Alerjileri olan kişi, çok konuşkan, pepe, tikleri olan, karamsar, maddiyatci, vesaire vesaire.. Başka bir örnek ise Bunlardan belki en önde geleni ön yargı, riyakarlık, kibir… Sanırım daha açıklamaya gerek yok. Ben sakat değilim ama sakat adamım. Benden uzak durun, belki tekerleklim bulaşır, ruhunuzu etkilerim, hayatınızı alt üst ederim, çocuklarınızın fikirleriyle oynarım, kızlarınızı severim, abes şeyler söylerim. Kandırırım, nefsinizi gıdıklarım cennet vaat ederim, taptırırım, hepinizi köle yaparım.
19/06/2010, Mustafa Kör - Binfikir Gazetesi Mayıs 2010 sayısında yayınlanmıştır.