Belçika'nın Türkçe gündemi... Belçika'nın
Türkçe
Gündemi! 
Brüksel Hava 
Durumu için tıklayın! Charleroi Hava Durumu 
için tıklayın! Anvers Hava Durumu 
için tıklayın!
Brüksel Charleroi Anvers
Gent Hava Durumu 
için tıklayın! Liege Hava Durumu 
için tıklayın! Genk Hava Durumu 
için tıklayın!
Gent Liege Genk
 
 Yazarlar / Çizerler



















André

20.05.2008




‘Ha evet, şey… Moestaphaa Bey’le mi görüşüyorum?’ Tedirgin bir bayan sesi, telefon bağlantısının kalitesi de üstelik hiç iç açıcı değil. Wiemesmeer köyünden arıyormuş ve André van Janssen’ın ablasıymış. Bana ” André yi hatırlar mısınız” diye soruyor. Yalan değil, beynimdeki sinyallar ilk etapta negatif idi.
Ayrıca şu sözü usumu sislendirmişti:” André öldü.” Pot kırmadım tabiki. Ne sandınız, insan en usta rol oynayan yaratık. Baş sağlığı ve sabırlar diledikten sonra aradıkları için teşekkür ettim.

Maskemin düşmesi fazla sürmedi. Görüşmeden belki iki dakika sonra hatırladım; “André, André… André? Ah, André! Ah! “

Bir yıl evvel üç hafta boyunca hastane odasını paylaştığım garip adam. Tam manasıyla “garip”. Acayip aksanının dışında, çok hızlı konuşuyor, kelimeleri hafif sesleyerek geveliyordu. Dolayısıyla söylediklerinin çoğunu anlayamıyordum.

Epey kilolu idi, 115 kilo, yanlış hatırlamıyorsam. Okkalı -tam manasıyla Osmanlı türü- bir bıyığa sahip, 52 yaşında, ömrü boyunca çalıştığı iş yerine her gün bisikletiyle gidip gelmiş, hiç evlenmemiş, basit zevkleri olan, harbi, eski tip diyebileceğimiz Flaman bir vatandaş.

Tanıştığımızda, ben hastanede daha bir kaç gündür misafirdim. Dolayısıyla André’nin tedavisinin dışında hayatından, kişiliğinden, meşguliyetlerinden bazı anekdotlar paylaştım. Bağırsak kanseri tespit edilmiş, şükür erken bir dönemde ki ameliyat olumlu geçmiş ve inşallah kısa zamanda şifaya kavuşacaktı. Kavuştu da... Hemen hemen aynı zamanda taburcu olmuştuk. Tek kusur André artık geri kalan hayatında tuvalet ihtiyacını eskisi gibi yapamayacak, stoma torbası taşıcaktı.

O kısa ve mecburi beraberliğimizde bana anlattıkları ve ister istemez öğrendiklerim bunlardı.

Yalan değil; ilk önce pek ilgi, daha doğrusu, yakınlık olmadı aramızda. André’nin sohbetleri genelde kendi üretimlerinden kaynaklanan konuşmalardı. Bazen dinlemeye değer anekdotları da vardı aslında. Taburcu olmamıza yakın az çok samimiyete benzer bir ortam oluşmuştu, ama insan aklı işte: bu tür tanışmalar kısa flört misali gibi.. Ciddiye almayız.

 

Neyse bu şahıs, bu tuhaf dediğim,  Andre efendi, bana hayatta iken belki gururumdan, belki ruhsuzluğumdan, belki körlüğümden asla anlayamayacağım bir ders verdi, bunun için olmesi gerektigi hala içimi sızlatır.

Ablasının beni aramasının sebebi ve söyledikleri:

 

Moestapha Bey, abim yalnız bir adamdı. Pek bir arkadaşı yoktu. Tek zevki motorsporu ve hakvedeki dostluklari idi. Bilmem aranızda neler geçti ama taburcu olduktan sonra sizden çok bahsetti. Abim size o kısa beraberliğinizde  büyük bir saygı ve sevgi oluşturmuş. Sizin röportajlarınızı, gazetedeki yayımlarınızı saklıyor ve bizlere gösterip sizden belirli bir gururla bahsediyordu.

Bu yüzden aramak istedim sizi, Abimi geçen gün kaybettik... Onun yerine abime gösterdirdiğin sıcaklık için teşekkür etmek istedim.

 

 

20/05/2008, Mustafa Kör, Binfikir Gazetesi Mayıs 2008 köşe yazısı

5 / 5 (3 Oylama)


mustafakor@binfikir.be


 



 

Yazar ve Çizerler

© 2004-2007 
OpenWings