İtiraf Bu oyunda genel bir refleks: bir allah kulu duyuyor mu? Acaba kimsenin umrunda mı, fark eden var mı?. İnsan duygulu bir yaratık, her ne kadar inkar gelse de arada bir, fazla değil, şöyle kaşla göz arasında bile olsa, jeste, duyarlılığa, takdire ihtiyacı vardır. En soğuk kanlı, en hissiz, içine kapalı kişinin bile sevgiye (ilgiye!) ihtiyacı vardır. Kendi adıma: ben güvensiz, bol kompleksli birisiyim. Uzun saçlarım büyük kulaklarıma kamufle, sürekli sırtarıp gülümseyişim, kimlik arayışım, özgeciligim, sabırsızlığım, burukluğum, akrep burcuna simge duygusallığım, sanata, sofuluğa, eskilere ilgim yani nostaljik ama Flaman havası gibi aniden dönebilen, zapt edilmez karakterim; tüm bu kalıbıma dökülmüş hammadelerin oluşturduğu ben buyum: etten deriden bir canlı. Hayalperest, entel türünden (en zorları). Çık başa benimle çıkabilirsen: öyle her şeyi beğenmem, fazla kargaşaya, sesliliğe, tartışmaya gelemem. Önüme koyulanı lüp yemem, sıradan hop diye atlamam, bi dahaki sefere bırakırım. Onda da indirir kaldırır, ölçer biçer tartar sorgularım. Perde arkasını merak ederim, eleştiririm. Ürünün kendinden çok nedenini, sebebini, niyet ve amacını merak ederim. Sürekli kafa yorarım, didik didik eder, özünü, tohumunu, bi deyimle ana rahmini samanlıkta iğne ararcasına deşelerim. Tutku asildir ama.. eziyetilidir.
Tabii ki kaçınılmaz olur: ne zevk ne tat alırım. Onbeşinci asır humanistlerinden Desiderius Erasmus’un eseri benim için geçerli: Deliliğe Övgü.
Deli mi? Keşke!
Amenna. Belki zır deli olmasa da, en azından bilgisiz, yani cahil. Cahilliğe varım. Şu günlerde moda olmuş, fazlalıkla tartılmış halinde pek negatif değere sahip bu sözcük çok çekici, bir şekilde özlem bile duydugum vaziyet. Elbet, öyle hayt huyt cahillikten değil. Saf, ham, hani dere tepe koşturmaktan, yuvası ve erine hizmetten, zahmetten kaçınmayan ama sonra romatizmayla, diyabetle burkulup buruşan analar cahilliginden. Bu yaz göç eden, beni -boş bir tarla- yerli bırakan anam’ın cahilliğinden. Pahasız ayarda bir cahillikten.
Belki Oedipus kompleksim, belki yarık kişiliğim, belki göçmen talihi bu ne idüğü belirsiz sözleri dedirten ama işte öyle deliliğe, öyle cahilliğe, sade bir tutam saçına bile, can feda.
02/02/2012, Mustafa Kör, Binfikir Gazetesi Kasım 2011 sayısı köşe yazısı