23 Nisan nedeniyle bir dizi etkinlikten biri olan Çitlembik Ağacı kitabımı imzalamam için Doğan Medya’nın mağazalarından D&R Erenköy ile başlamıştık. Doğa Kolejinin Çizgi Roman Okulu faaliyetini yürütürken ben de kitaplarımı imzalıyordum. Türk kökenli ve Amerika’da yaşayan konuklarımı karşımda görünce çok şaşırdım. Onlarla ilgilendim, Türk usulü kahve ikram ettim. Tam bu sırada ne yaşadım dersiniz, arka arkaya Brükselli konuklarım gelmeye başlamaz mı? Binfikir’den okuyucularım benim adımı duyunca yanıma gelmişlerdi. Çok şaşkındım. Onlarla olmak çok güzeldi. Okuyucularımla buluşmuştum. Sevincimi anlatamam.
Benim gazetedeki yazılarımı okuyan konuklarımla karşılaşmak kadar beni hiçbir şey mutlu edemezdi. Uçakları havalanamayınca İstanbul’da birkaç gün daha geçirmek zorunda kalmışlardı. Güzel İstanbul’da geçirecekleri zamanın bir yarım saatini de benimle geçirmeleri çok güzeldi.
Heyecanımı yendim, keşke onlarla fotoğraf çektirseydim, telefonlarını alsaydım derken, bir pişmanlık yaşadım. Biraz da yüzüm asıldı. Onlar beni tanıyordu, ama ben onları tanımıyordum. Okuyucularım ogün yüzde onu Brükselliydi, ama ben birini bile tanımıyordum. Tam bu ruh hali içindeyken, yeni bir Brükselli aile ve yıllarca Brüksel’de öğretmenlik yapmış Metehan görünmez mi? İlk işim ne oldu dersiniz fotoğraf çektirmek. Önce fotoğraf sonra imza. Size göndermeden de edemezdim. Ben Binfikir ailesindensem
Sizinle paylaşmalıydım. Birkaç satır da olsa yayımlarsanız okuyucularım çok sevinir. Yarin yine imzadayım. Uçaklar kalkacakmış, ama yine de belli olmaz, bakarsınız bir Brükselli dostum, okuyucum çıkar gelir.
Bayramınız kutlu olsun. Fotoğrafta ismini tam yazıp alamasam da C. Kural’ın oğlunu ve öğretmen Metehan’ı görmelisiniz!

26/04/2010, Filiz Tosyalı