Bozulan ilişkiler önemsenmeyen aşklar yürek çiçeklerini öldürmeye çalışıyor olsa da,
ben hala; “Ata bindiniz yola prensinizle çıkıyorsunuz devri gerilerde kaldı,” diyemiyorum. Bütün aşk ihanetleri; özgürlük ve çağdaşlık adına oluyor diye bir savunma var gönül eğlendirenlerin dilinde. Kadınlar da erkeler de bir özgürlük doladılar dillerine. Özgür ve çağdaş olmak; gönül o an ne istiyorsa onu yapmak, gönül o anda kimi istiyorsa onunla eğlenmek olabilir mi?
Özgürlük ilişkileri bu hale getirmekle kazanılmaz.
Çağdaşlık da sadakatsizlikle değerlendirilemez. Seks ve eğlence ortasında bile gözlerini kapayıp, aşkını sonuna kadar koruyabilmektir çağdaşlık, doymuşluktur. Aşkı önemsemektir özgürlük.
Etrafınıza bir bakın dostlar; kısacık süren beraberlikler, hızlı başlayan sıcaklıklar ve kolay ayrılıklar gönülleri taşıyor. Sonunda gönüller yok olan bayram heyecanları gibi aşktan da yoksun kalıyor.
Özgürlük bir erkek için hesap vermemek, bir kadın içinse dilediği saatte dilediğinle dolaşıp, istediği saatte yuvaya dönmekse; bu pek çok ateşi söndürür, ama sönen aşk ateşiyse bir gün aşksız ve yalnız kalır hızlı yaşayan. Aşkın sorumluluğu vardır. Aşk tıpkı ahlaka benzer. Ders kitaplarında yıllar önce aynen şu cümle vardı, bizlere öğretilen, “Kendinize yapılmasını istemediğinizi başkasına yapmayın.”
Eşinize sağa bakma sola bakma, yalnız bana bak diyerek yaklaşmanızı tabi ki önermiyorum. Saygı sizin aşkınızı koruyacaktır. İlk kez elinde sigara ile dansa kalkmış nişanlı bir genci gördüğümde irkilmiştim. Değer yargıları böylesine değişirken duygularımızı da sürükleyip götüreceğini o gün tahmin etmiştim.
Kadınla erkek birbirlerini tamamlıyorlarsa özgürlüğü yaşıyorlar demektir. Çocuk sahibi olmaya karar vermek, seyahat planlarını birlikte yapabilmek, birbirinin gururunu kırıcı davranışlarda bulunmamak aşkı daima besler.
Bir aşık eş, bir yere oturttum, şimdi beni beklesin ilişkimiz diyerek kendine başka bir yol çizerse; aşk onu beklemez. Aşkın alevi yabancı dil bilmek gibidir. Arada sırada konuşulması, duyulması tekrarlanması gerekir.
Örnek vermek gerekirse her zaman ilk tercihimiz sevgilimiz olmalı. Maçınızdan, annenizden, bebeğinizden, bir akşamüzeri ev gezmesinden önemli olmalı. Sevgiliyle geçen bir gece de uykusuz kalıp da fedakarlık bu diyorsak, güzel bir tat denerken aklımıza sevgilimiz gelmiyorsa; aşkın heyecanını yaşayamayız. Bu duyguları ruhumuza öğretmeliyiz.
Bir de son günlerde parasızlık aşkı öldürüyor diye, yalan yanlış şeyler gençlerin heyecan dolu beyinlerine yerleştirilmek isteniyor. Parayı herkes kazanabilir, önemli olan insanlıktır demişti, çok değer verdiğim Şükriye Sicimoğlu. Kendisi bu gün çok ünlü olan oğlu Ayhan Sicimoğlu’ndan daha ünlü olan harika bir kadındı o. Bu gün oldukça yaşlanan eski zengin dostumdan, aile yaşamıyla ilgili çok şey öğrendim. Onunla dost olmamız benim ruhuma zenginlik verdi. Onca zenginliğin içinde insan olmanın önemiyle bağlamıştı bizi kendine. Paraya önem vermemeyi işte bu adı sanı belli, değerli kadından öğrendim. O zengindi, ama parasız olan çok dostu vardı.
Annem de yaşamımda bir kaynak oldu benim için, “eşe sırt dönülmez iyi geceler demeden” “eşin yanında temizlik adına bütün gün iş yapılmaz. Eşe günlük olaylar tek tek anlatılır, yaşama neşe verir. Akşam olup da bir koltuğa çöreklendiğinizde anlatacak bir şeyleriniz olmalı, çabuk çabuk söyleyip de lafsız kalırsan günler neşesiz geçer” derdi.
Aşkın yaşaması için birkaç ana noktaya dikkat etmek yeter aslında.
Aşka önem vermeyen eşine saygısı olmayan dostlar edinmemelisiniz. Onların geçimsizliklerine tanık olmak sizin aşkınızı zedeler. Uyuşturucu kullanan birine ancak uzmanlar yardım eder, sürekli kavga eden bir çiftin de doktoru siz olamazsınız, onlara evlilik uzmanları, aşk uzmanları gerekir.
Sevdiğinizden ayrı zevk aldığınız bazı uğraşlarınız mutlaka olmalı, ama o uğraşlarınız içinde kaybolmamalısınız. Her şeyden önemli olduğunuzu bilmek, sevilmek aşkınızın ölümsüzlüğünü yaratır.
Sizin aşık olduğunuz kişi, kendini sizin işinizden daha önemli hissetmeli.
Aşkınız en sevdiğiniz kadından annenizden, ya da adamdan yani babanızdan bir adım daha önde bir paylaşım içinde bulmalı kendisini. Tercih edilirken ilk sıralarda olmak aşkı hissettirir.
Bir gün önce rahatsızdır işine gitmiştir,ya da çocukların toplantısına, belki bir çay partisine ya da maça; siz onun nasıl olduğunu merak etmelisiniz. Gün içinde aramanız gerekmez, ama akşam saatinde karşılaştığında ateşine bakmak, ya da ağrıyan omzuna hafifçe dokunurken nasıl olduğunu sormak, aşkınızı öldürmeyecek kıvılcımlar yaratır. İlgi aşkınızla sizi mutlu eder.
Huzurunuz ve mutluluğunuz aşktan geçer. İhanet aşkı yiyen bitiren bir kurttur demek isterdim, ama ne yazık ki ihaneti tadan aşk, ateş üzerinde bir kartopundan başka bir şey değildir.
29/03/2009, Filiz Tosyalı