Bazıları davet edilir katılmaz, bazıları nasıl gidebileceğinin yollarını arar. Her yıl hayal ederim Frankfurt fuarına gitmeyi. Gitmek de öyle kolay değil ki bir yazar için. Bir otelde yatağın olacak, bir tabak yemeğin, uçak biletin, vize işlemlerin. Zaten çoğu yazarımız bir lokma ekmek için çalışmıyor mu? Hangi yazar zengin, yarını düşünmeden yaşar? Yabancı bir yayıncının gelip kapısını çalmasını bile hayal edemez. Bazıları o fırsatı yakalamış, olanaklarını değerlendirip; gitmiş peşinden, almış yürümüş derler onlara.
Bir yazar olarak merak ederim. Kitap kitap her yer kitap. Tek bildiğim satış yapılmadığı, çantanda herhangi bir kitapla giremediğin bir fuar Frankfurt kitap fuarı.
Fuarın organize edildiğini söylemek sanırım yanlış olur. Devlet tabi ki destek verecek, ama fuar tamamen yayıncıyı ve yazarı ilgilendirir. Siyasetin konuşularak öne çıktığı değişik platformlar olabilir. Bu platformlarda yazarlar da görüşlerine göre yer alabilirler. EDEBİYAT adına böylesine önemli bir etkinlikten uzak durmak bir şeylerden huylanmak bence yazın dünyasına zarar verir. Bireyselliği kabul etmemiz gereken 21. yüzyılda yaşıyoruz, belki de kendileri bilir deyip kenara çekilmek doğru olabilirdi, ama bu kalemlerin Dünya EDEBİYATINA söyleyecekleri çok şeyler vardı. Onların güçlü kalemleri Türk EDEBİYATINI tanıtabilirdi. Fuarın siyasi bir çıkarma olduğunu düşünmek bence yanlış...
Fuar konuşmaları başladığında biz yazarların en büyük korkusu; sadece Türkiye’yi tanıtma ve turizm adına reklam yapma olarak algılanmasıydı, tam bu konu aşıldı denirken; bazı yazarların görüş bildirerek katılmayacaklarını öğrendik. Katılanların kararlarının doğru değil izlenimi vermelerinin Türk yazını adına üzücü olduğunu söylemeliyim. Yani bizler de mi katılmamalıydık, niye ve kime karşı. Yayıncıların organize ettiği bir fuara nasıl bir düşünceyle yaklaşıldı. Açılış protokolundan sonra her şey yayıncılar ve yazarlar için değil mi?
Frankfurt kitap fuarı nasıl bir turizm çıkartması değilse, bir siyasi çıkartma da olamaz, olmamalı. Yazarların güçlü olduğu bir yerde, değişik fikirlerin ve görüşlerin olması bize nasıl bir zarar verebilirdi? Farklılıklar ve renkler diye başlatılan bir yıla bizim katkımız ne olacak?
Böylesine değerli yazarlarımızın katılmamaları, davetleri geri çevirmeleri beni düşündürüyor. Fuar bizler için, EDEBİYATIMIZ için bir fırsattır. Tanıtımın yapılması kitaplarımız ve yayınlarımız yönünde olacaksa değerli yazarlarımız da fuarda olmalılardı. İstemediler.
Her ortamda kendimizi anlatmak zorundayız. Yağmur yağıyor sokağa çıkmayalım, kar yağdı işe gitmeyelim gibi gereksiz bulduğum bir karar.
Frankfurt fuarına zevkle katılacağım. İyi ki davetliyim.
12/08/2008, Filiz Tosyalı