Erkek yaşamı içindeki teknik ve ekonomik sorumluluğu ne kadar yerine getirirse getirsin eşitliği sevgi yoluyla arayan kadınlarla dolu bir dünyada yaşadığını unutmamalı..
Augusto Comte’den bu yana, “Duygulu cins ile faal cins” arasındaki iş bölümünden söz edilmektedir. Ama ne yazık ki bu gün dünyamız; teknik ve ekonomik sorumluluğu da yerine getirmekten kaçınan baba, sevgili ve kocalarla doludur. Türk toplumunda kadın bu sınırları çok iyi benimsedi, iş yaşamına girerken kadınlık özelliklerini de elinde tutarak dünyayı şaşırtan bir örnek sergiledi. Önündeki din ve aile baskılarına rağmen kendi dünyasını kurup, koşulları lehine çevirebildi, erkeklerden daha rahat yaşayabileceği ortamları oluşturdu.
Bu gün devletlerin idareleri çok güçtür. İnsan ve toplum psikolojisinin de önemseneceği idareler beklentisi içinde yaşayan bir halka hizmet etmenin kolay olduğunu kimse söyleyemez. Ayrıca bu sistem içinde kadınlara aşırı ihtiyaç varken, becerisi kanıtlanmış kadının; 21.yüzyılda yönetimde ilk sıralarda olmaması şaşırtıcı ve üzücüdür.
Kadın, erkeklerin bakıiş açılarında; iş ve aile ortamında sadece bir sevgi ve dengeleyici gibi görüldü. Beklentilerini belirleyerek zamanı kullandığının farkına varılmadı. En iyi şekilde idareye hazırlandı, ama kendi erkek toplumunun psikolojisini her dişi kendi ortamında önemsediği için idare etmeye programlanmadı. Atılmadı, bekledi.
Beklerken güçlendi, donanımlı bir hale geldi. Artık Türk genç kızı ne istediğini, ne tür bir erkekle yaşamını geçirmeye hazır olduğunu biliyor. Bu yazı özellikle erkeklerin okuması gereken bir yazı dizisi olarak hazırlandı.
Her okuduğunuz bölümden sonra size bildiklerinizin tekrarı gibi gelse de bu özelliklerin siz de olup olmadığının ufak testlerini yapmalı, ya da sizi çok iyi tanıyan, sözüne güvendiğiniz doğruluğundan alınmayacağınız birilerine; sorup eksikliklerinizi öğrenmelisiniz. Kendinize çeki düzen vermek için bir fırsat ele geçirdiğinizi unutmamalısınız. Bunu yapmazsanız gelecekte yalnız yaşamaya mahkum olabilirsiniz.
Dedeniz ya da babanız yaşamlarında yalnız kalmamış olabilirler, ama kızların bu beklentilerine sahip bir evlat yetiştirememişlerse siz yalnızlığa ve aşksızlığa da hazırlanmalısınız. Artık genç hanımlar ne istediklerini kiminle yaşamlarının sonuna kadar yaşanacağını, mutluluğu nasıl bulacaklarını biliyorlar. Harekete geçmeleri için bir elin şaklaması kadar yakın bir zaman gerekiyor.
Şimdi bu yazı dizisini okumak için koltuklarınıza yerleşin.
Bundan neredeyse bir asır önce Bir Alman teologu o çağın kadınlarına; “Erkek terbiyesine ve şerefine özeniniz” demişti. O günden bu güne kadar geçen zaman içinde erkek kadın ayrımı kalmadı diye kabul etmek durumundayım. Çok farklı ve kıyıda köşede kalmış düşünceleri, saymak zorunda olmadığımı hissediyorum. Yine de erkekle kadının arasına farklılıklar koymak çağımız kadınlarını eğlendirmekte ve onlara bir takım ayrıcalıklar sağlamaktadır. Çoğu zaman bütün yükleri, alış-veriş paketlerini erkeklerin taşıdığını görüp de bunu anlayabilirsiniz. Bu olay yine bir Alman konuğu saatlerce güldürmüştü. Biz farklılık yok diye düşünerek biyolojik ayrılıkları göz önünde tutup, erkek kadın ilişkisinin duygusal dünyasında sınırlı bir gezintiye çıkalım.
28/03/2008, Filiz Tosyalı