Eskiden çoğu anne babanın elinden sopa eksilmezdi. Çocukların karşısında daima saygı bekleyen birileri vardı.
Özgürlüğü Aile Veriyor
Onlara çağımızda özgür bir dünya yaratan bizleriz. Özgürlükleriyle gurur duyan da bizleriz. Baskı çocuğun hareketlerini kısıtlar, sinerler. Sinen bir çocuktan kişiliğini geliştirmesini, mutlu yaşamasını bekleyemeyiz.
Kararları ürkek dünyasından çıktığı için, doğruluğu zordur. Doğru olanı seçerken anne babasının gözünün içine bakarak hareket eden çocuğun saygılı davrandığını kabul etsek, bunun kime ne yararı vardır? Diye sormak isterim. Bizim ne düşündüğümüzü çocuğumuz önemserse, kendi aklıyla nasıl hareket edebilecek?
Anneler
21. Yüzyılın anneleri, “kızımın bana benzemesini istemiyorum” diyebilmektedir. Genç kızlığında yapılan baskılarla sinmesinin nedeniyle söylediği apaçık ortada.
Baskılar yetenekleri öldürür, kendine olan güveni sarsar. Başka birinin esareti altında yaşamaya alıştırır. Belki anne baba; bağırarak, çağırarak karşılarında saygılı, terbiyeli söz dinleyen bir genç bulabilirler. Ne yazık ki çağın saygısı bu değil diye düşünülmeli.
Evde Konuşma
Çocuklarla konuşmalı, “ben kusursuz değilim, hatalar yapıyorum” diyebilmeliyiz. “Ben biliyorum ben böyle istiyorum” diyerek çocuğuna yaklaşan bir anne baba onunla asla iletişim kurmayı başaramaz.
Çocuklarımız Yanlışın İçindeyse
Evini terk eden, küçük yaşta ailesini tanımamazlıktan gelen, kendisini en tehlikeli insanların kucağına atmayı özgürlük sayan gençlere rastlıyoruz.
Çocuğumuz bize güvenmeli, sıkıntıları bizimle geçmeli, konuşabilmeli, anlatabilmeli; pişmanlıklarını, yanlışlarını dile getirebilmeli. Ona öğütleri sıralamak yerine, anlaşılır kısa ve net düşüncelerimizle yaklaşmalıyız. Bizim çocuğumuzun içinde bulunduğu tehlike ne olursa olsun; yakınmak, ya da diz dövmek yerine çözümler üretmeliyiz. Bizim yardımımızı ister hale gelmesi için ona zemin hazırlamalıyız. Sıkıntı her ne olursa olsun, uzman kişilerden destek almalı, danışmalı, bunu da sevgimizi hiç kaybetmeden yapmalıyız.
21. yüzyılın anne babası öfkeyle çocuk büyütemez, eğitemez. Öfkeyle ancak çocuk eğilir.
Ergenlik Çağına Dayanın
Ergenlik çağına dayanın her olumsuz hareket, hırçınlıklar, sizi çileden çıkarabilecek davranışlar bir gün bitecek. Siz dayanmadığınız müddetçe sorunlar asla çözüm bulup bitemez. Sizin kızmanız, öfkeniz, çocuğunuzu rencide etmeniz; ergenlik çağının uzamasından başka bir işe yaramaz. Öncelikle çocuğunuzun ergenlik çağında, siz de kendinize bazı uğraşlar bulun. O güne kadar yapmadığınız ve geç de olsa yapmaktan zevk alacağınız şeyleri bulun.
Hiç unutmam, biz eşimle birlikte kendimizi balıkçılığa verdik. Olta yaptık balık tuttuk ve balık pişirdik. Biz ruhen rahat olunca, çocuklarımızın ergenlik çağı da rahat geçti. Çok anlayışlı olmamıza rağmen sorunlar yaşadık. Ama sorunları sevgimizi göstererek ortadan kaldırdık. Aklımız hep onlardaydı, düşüncemizde hep onlar vardı, ama gözümüz onların üzerinde değildi. Kalbimiz onlara sahip çıktı. Sorunları kalbimizle çözdük.
05/03/2007, Filiz Tosyalı