Kaç yıl sonra, ne zaman, kimle yaşanır bu güzellik. Bırakın diye bağırmak istiyorum, keyfini yaşamak istiyorum; Türkiye’ye gelen ödülün.
Yazarlar yazdıklarıyla yüzleşmeli. Yazarın başarısı yazdıklarıdır. Yazılanın doğruluğundan çok anlatılan önemlidir, anlatma dili önemlidir. Yazar haberci değildir. Haberinin taşıdığı haber ise doğruyu yansıtsın, gerçeği söylesin diye beklenir, yazarın yazdığında beğenilen söyleyiş şekli olmalı. Sözcükleri dizilişi olmalı. Fikrini benimsemediğimiz çok sayıda yazarın kitabını okumuyor muyuz?
Biz bu gün EDEBİYAT konuşuyoruz, düne kadar magazinden başka ne konuşuyorduk. Bu çok önemli bir şey değil mi? Bizim ülkemize, bir ödül geldi. Batıda yaşayan hangi kişi Orhan Pamuk’u bir batılı kabul eder, o bir Doğulu, Türkiyeli bir yazar. Ana dili gibi yabancı dil konuşsa da, bazılarının dediği gibi Amerika’da Avrupa’da çok üst düzey kişilerle ilişkisi olsa da; çok sayıda yazarın arasından sıyrılıp ülkeye bir konu taşıdı. Edebiyat konuşmamızı sağladı. Kitaptan söz ettirdi. Oturumlar kitap üzerine, yazılanlar üstüne oldu. Televizyonlarla da basında çok sayıda kitap sözcüğü geçmeye başladı. Orhan Pamuk’a Barış Ödülü mü verildi?
Edebiyat ödülü verildi. Bırakın ödülü konuşmayı kitaplarını konuşalım, okuyalım, nasıl yazdığına ne yazdığına niçin yazdığına bakalım. Yazdıklarını anlamaya çalışalım. Tenkit edelim, iyi kötü güçlü, zayıf diyelim.
Cevdet ve Oğullarının bizi nasıl Cumhuriyet dönemine getirdiğine, bir yabancıyı nasıl taşıyacağına bakalım. Bizim eğitim kurumlarımızdan yetişen bir Orhan Pamuk… Bırakalım Nişantaşılı benzetmelerini. Nişantaşı bizim övündüğümüz, gurur duyduğumuz bir semtimiz değil mi? Orada bizler gezip tozup, yaşamıyor muyuz?
Bütün bunları size Pamuk’u değerlendirmeniz için yazıyorum. Onu okumayanlar bile yorum yaparken şaşırmamak olanaksız. Okuyup da eleştirenlere hak verebilirim. Ödülü hak etmediğini söyleyecek deneyime sahip miyiz?
Öykülerin ortak olduğunu da söyleyen romancılar ve eleştirmenler var. Doğrudur, bu dünyanın kabul ettiği bir şeydir. Öyküyü kendi diliyle anlattığında hiç
Sorun yok diyen çok sayıda eleştirmen ve araştırmacı var.
Ben diyorum ki, bize EDEBİYAT konuşturdu ya, bu bile yeter.
Bırakın ödülün keyfini hep beraber yaşayım, bu bizi eleştirmekten alıkoymaz. Bundan sonra çok kürsüden seslenecek olan Yazar Pamuk’a kulak verelim. Bakalım sesimizi, gücümüzü nasıl taşıyacak dünya davetlerine.
15/10/2006, Filiz Tosyalı