Belçika'nın Türkçe gündemi... Belçika'nın
Türkçe
Gündemi! 
Brüksel Hava 
Durumu için tıklayın! Charleroi Hava Durumu 
için tıklayın! Anvers Hava Durumu 
için tıklayın!
Brüksel Charleroi Anvers
Gent Hava Durumu 
için tıklayın! Liege Hava Durumu 
için tıklayın! Genk Hava Durumu 
için tıklayın!
Gent Liege Genk
 
 Yazarlar / Çizerler



















BRüKSEL'E VİZE

13.08.2007


Türkler yaz tatillerinde çoluk çocuk hiç bir yere gidemiyorlarsa; doğup büyüdükleri köylerine giderler. Birlikte olmak akrabalarıyla bir şeyler yapmak her zaman eğlencelidir.
Peki dostları ya da akrabaları yurt dışında, üstelik de Avrupa'da yaşıyorsa durum ne olacaktır dersiniz?
 
Vize son günlerde can yakar hale geldi. Belçika'ya gelmeye karar verdiğimde çok giriş çıkışlı olan vizemin 12 Martta bittiğini fark ettim.  Vize almam sorun olmayacağı için  bilet işimi hallettim.
Vize başvurumun bir serüvene dönüşeceğini bilemezdim. Cuma sabah saat 08.30da vize kuyruğundaydım. Kapıda bekleyen on beş kişi vardı. Cuma günlerinin ticari seyahat edecek kişilere ayrıldığını o an öğrendim. Pazartesi de turist olarak başvurma şansım yoktu. Ben de gezimin içinde kültürel bazı çalışmaları gerçekleştireceğime göre, ticari ve kültür gezisi için başvurabilirdim. Turistik vize için Perşembe gününü beklemem  gerekecekti, biletim pazartesi olduğu için bana kalan iki gün ve iki tatil günü vizemin geri dönüşü için yetersiz bir zamandı.  Tabi ki diğer kişiler gibi ben de içeri giremedim. Pazartesi yine kapıdaydım. Nedenini bilmiyorum, ama o gün de elimdeki dosyayı içeri verme şansım olmadı. Kuyruk o kadar yavaş ilerliyordu ki şaşırmadan edemedik. Kapıda saatlerce bekledik. Sokaktayız ve cadde üzerinde... Devletin yoluna kurulan bir kulübenin yanında kaldırımda. Demir kapı bir düğmeyle açılıyor, ama içeri giren  saatlerce geri dönmüyor, oysa ki kapıda bekleyen aşağı yukarı otuz kişi; her zamankinden çok az sayıdayız...  Bekleyenlerin ancak yarısı içeri girebildi... Saat tam dolmak üzereyken kapıdaki görevli çıktı; isimlerimizi, soy isimlerimizi, telefonlarımızı bir kağıda yazdı ve bize haber getireceğini söyleyerek içeri girdi.  Kapıda bir bank olsa  oturup dinlenebiliyorsunuz.  O bank nedense kaldırılmış. Bizim yaşlı ve yorgun olmamız asla önemsenmiyor. Yandaki kafeye  giden birinin sırası geldi ve kapıda olmadığı için numarası iptal edildi; "tuvalete gittim" dese de  dinleyen olmadı. "en sona geçeceksiniz,"        sonda numara zaten yok, saat on bire kadar aldın, yoksa bir başka güne belki de bir sonraki haftaya...
"Siz ikiniz kalın diğerleri gitsin biz size haber vereceğiz," dedi.
En ufak bir açıklama bile yapılmadan o insanlar gönderildi. Biz iki kişi kaldık. Nuh Çimentodan gelen önemli biri ve ben... Hadi ben bekliyorum, büyük bir bağış yapılmış gibi "sabah burada olun" deniyor, elimize "öncelikli" yazan bir kağıt sıkıştırılıyor. Ben bütün gün niye kapıda bekledim? Verdikleri randevu saatinde, Uluğ Bey Lisesinde 250 öğrenciye konferansım var,  gençler için orada olmalıyım. İki ay önceden planlı. Okul müdürü anlayışlı konferansı öğleden sonraya aldıı.  
Ertesi sabah Nuh Çimento ve ben konsolosluk kapısındayız. Kocaeli'nin  vergi rekortmeni NUH ÇİMENTO... Seni kim tanır... Bekle....
Öncelikli alınıyoruz, bir gün sonraki kuyrukcular özenerek bakıyorlar bize... Davet mektuplarıyla bekliyorlar, aylardır belki de yıllardır görmedikleri torunlarına hasret. Parasız yatılı çocuklar gibi... Susamadan, acıkmadan, tuvalete gitmeden  bekliyorlar...İçeri girip giremeyecekleri meçhul...
Belçika'dan gelen belgenin aslını istiyorlar benden, imkansızlığını anlatıyorum. Güncel banka hesabı koyuyorum önlerine bir yıl yaşarım o parayla Avrupa'da... Tapu gibi şeyler... İstanbul'da üye olduğum klüp kartları, 2006 Uluslar arası Lions Kartı, Amerika Green Kart, Kredi kartları... Bu iş oldu mu dersiniz? Tabi ki olmadı...
"Maaş cüzdanınızı güncelleştirin"
"Bunu nasıl yaparım. Maaş günü kuyruktayım, bankaya gidemedim, bir haftadır size bile ulaşamadım" diyorum, bana şaşırmış gibi bakıyor. Sanki Konsolosluk kapısında bekleyenlerden haberi yok.
"Maaş cüzdanının güncelleşmesi gerekir"
Her an zam, vize parasını yatırıyorum 63YTL matbu bir evrakla  bir sonraki Cuma günü davet ediliyorum. Saat 13.30 yanıtı  almak  üzere kapıdayım. Kuyrukta. İçeri girmeyi başarıyorum. Alay eder gibi soruyor;
"Niye çok girişli istemediniz?"
"Vizeye ihtiyacım vardı sorun olsun istemedim yirmi gün bana yeter"
Elime bir liste tutuşturuluyor, sigorta yaptırmam gerekiyor. Listeye göre sigorta şirketini seçiyorum. En yakın yerde yaptırıp dönüyorum. Vize işlemlerinin kapatılması için kırk dakikam var.
Dikkat edin, geliyorum;
"İçeri giremezsiniz, kuyruğa girmelisiniz"
Çaresiz, sabahtan beri beklediğim kuyruğa sigortaya gönderildikten sonra bir kez daha giriyorum. Tekrar içeri, veznenin önündeyim... Memur bir bana, bir sigorta poliçesine bakıyor;
"Bu olmaz,   sizden önce de ayni şey oldu"
"Nasıl yani, bu sizin bana verdiğiniz listede yazılı sigorta şirketi"
"Doğru, tamam da,  kaşede sorun, biz bu firmayla çalışmıyoruz. Bunu iptal ettirin paranızı alın"
"Peki o zaman nereye sigorta yaptıracağım?"
"İş Bankasına"
 Soluk soluğa İş Bankası sigortasıyla dönüyorum.
"Bu da olmaz, tek sayfa sigorta olacak"
 Soluk soluğa bir kez daha gidiyorum.
 İş bankası,
 "İptal edelim paranızı verelim tek sayfa sigortamız yok" diyor.
Ben Brüksel'e gitmekten vazgeçiyorum. Pasaportumu ve evraklarımı geri versinler başka bir şey istemiyorum... Sonunda benim isyanım her şeyi bastırıyor, yapacak bir şeyleri kalmıyor vizemi veriyorlar...
Vizeyi aldığıma sevinemesem  de, iki güzel olaya seviniyorum; vize kuyruğunda Binfikir'den Ece'ye rastlıyorum, birlikte ilk sigortayı iptal ettiriyoruz.  Şirket mahcup, "bana hayatımın sonuna kadar bakmayı göze alan Devletimin sigortasını bile kabul etmiyorlar, seni etmemişler çok mu, üzülme" diyorum, onlara iyi davranıyorum.
Simitle çay içerken Ece'ye, konsolosluk sokağındaki delinin  arkamdan nasıl seslendiğini anlatıyorum; "Seni yordular, valla yordular billa yordular" diye bağırmasına öykünüyorum.
"Onlar beni ister anlasın Ece, ister anlamasın, beni de  anlayan biri çıktı ya... Deli de olsa"
 
12/05/2006, Filiz Tosyalı
 
5 / 5 (8 Oylama)




•  ÇOCUKTA İNATÇILIK, YALAN VE ÇALMA
•  SEVDİĞİ İŞİ YAPMALI
•  DÜNYANIN TANIDIĞI GENÇLER
TİYATRO YAŞAM BECERİLERİ GELİŞTİRİR •  TİYATRO YAŞAM BECERİLERİ GELİŞTİRİR
•  ATALARIMIZ VE SÖZLERİ
•  KARİYERİMDE BENİM ROLÜM
Yaşama sorumlulukla bakmak •  Yaşama sorumlulukla bakmak
•  ASYA BRÜKSEL'İ ÖZLÜYOR
•  ÖTEKİ AMERİKA
•  BRÜKSEL'E VEDA
BAĞDAT CADDESİNDE BELÇİKALILAR! •  BAĞDAT CADDESİNDE BELÇİKALILAR!
•  Dünyada neşelenmeyi bilmeyen çocuk kalmasın!
•  Aşkın Üç Ürünü
•  Olumlu Düşünce Biçimi
•  KURBAN ve KURBAN BAYRAMI
•  GELİNLİK KIZ
•  ŞARKILAR ve İNSAN
•  HAVAALANINDA SAKIN ŞAŞIRMAYIN!
•  İHANET AŞK VE KARTOPU
•  ÖYKÜYÜ ROMANLAŞTIRMA SANATI
TENTEN  FİLMİ •  TENTEN FİLMİ
•  ORHAN DURU İÇİN ÜZGÜNÜM
•  KALICI AŞK
•  OBAMA'NIN AMERİKA'SI
SEVİYORUM AŞIĞIM, AŞKSIZ OLAMAM. •  SEVİYORUM AŞIĞIM, AŞKSIZ OLAMAM.
FRANKFURT KİTAP FUARI 6. SALON •  FRANKFURT KİTAP FUARI 6. SALON
•  OKULLAR AÇILIRKEN - III
•  OKULLAR AÇILIRKEN - II
•  OKULLAR AÇILIRKEN -I
•  DEĞİŞEN TÜRKİYE-III
•  CV YAZMAK SANAT
•  FRANKFURT FUARINA KATILACAĞIM
DEĞİŞEN TÜRKİYE-II •  DEĞİŞEN TÜRKİYE-II
DEĞİŞEN TÜRKİYE-I •  DEĞİŞEN TÜRKİYE-I
•  TATİLİNİZDE YAŞAM KOÇU
•  GAZETECİ YAZAR YAZMAZ
•  KADIN VE KIZLARIN ARADIĞI ERKEK TİPİ (4)
•  KADIN VE KIZLARIN ARADIĞI ERKEK TİPİ(3)
•  KADIN VE KIZLARIN ARADIĞI ERKEK TİPİ(2)
•  KADIN VE KIZLARIN ARADIĞI ERKEK TİPİ(1)
•  UZLAŞMACI KURŞUN KALEMLER
•  Ay Dedem İspanya'da
•  DEĞİŞEN VİZE İŞLEMLERİ
•  ATATÜRK ve SOSYAL YAŞAM
•  BRÜKSEL'DE BİR TÜRKİYELİ
•  BEYNİ İYİ KULLAN
•  21. YÜZYILDA ANNE BABALIK
•  YAŞAM GÜZEL
•  KONUŞULAN EDEBİYAT
•  BADD'DE POLİTİKACILAR
•  BİR BAYRAM ÖNCESİ
•  AMERİKA ORADA MISIN-3
•  AMERİKA ORADA MISIN ? (2)
•  AMERİKA ORDA MISIN? (1)
•  SOKAK PANELİSTLERİ
•  İBADET
•  İLGİSİZLİĞİN BU KADARI
•  Çocuklara ve Gençlere Verilen Boşa Gitmez
•  Vay halimize!
•  ÇOCUKLARI EMZİRMEK
•  İYİ HUY
•  İYİ GÜN DOSTU
•  KIZLARIN KORKULU RÜYASI
•  KISA VE ÖZ YAZMA YÜZYILI
•  BOZUK PARA
•  ESKİ RESİMLERE BAKMAK
•  BİZ RAHATA ALIŞKINIZ


 



 

Yazar ve Çizerler

© 2004-2007 
OpenWings