Belçika'nın Türkçe gündemi... Belçika'nın
Türkçe
Gündemi! 
Brüksel Hava 
Durumu için tıklayın! Charleroi Hava Durumu 
için tıklayın! Anvers Hava Durumu 
için tıklayın!
Brüksel Charleroi Anvers
Gent Hava Durumu 
için tıklayın! Liege Hava Durumu 
için tıklayın! Genk Hava Durumu 
için tıklayın!
Gent Liege Genk
 Yazarlar / Çizerler



















AMERİKA ORADA MISIN ? (2)

13.08.2007


Los Angeles’e bir tepeden bakıyoruz. Kapıdan çıktığımız anda okyanus biraz ötemizde selam veriyor gibi duruyor. Sakin görünüyor ve akşam olunca, bir kez bile orada olmayı arzu etmediğim Malibu şehrinin ışıkları göz kırpıyor. Amerika’da ilçeler şehir diye söyleniyor; yani city (siti) sözcüğü kullanılıyor, bizim öğretildiğimiz İngilizce kitaplarında hiç fark edemediğim bir tanım bu.
 
Duymadığım sözcüklere o kadar rastlıyorum ki, bu beni; hiçbir zaman İngilizce konuşamayacağım, düşüncesine taşıyor, ürküyorum. Oysa ki İngilizce’min yeterli olacağını sanıyordum. Birkaç sözcüğün dışındaki sözcüklere yabancı oluşum, onları farklı amaçlarla kullanmamın öğretilmesi ne kötü. Hamalların, bizi almaya gelen şoförün dedikleri...
İngilizce konuşmadıklarını anlamam uzun sürmüyor... Mutluyum, kendi dillerini konuşuyorlar, araya soktukları İngilizce sözcükler onların Amerika’da yaşadıklarını hatırlatıyor... Amerika’da insanlar bir araya geldiklerinde karşılaştıklarında unutmak istemediklerinin, duygularını yansıtmanın; kendi dillerinin ve yemeklerinin tutkunu oluyorlar. Konuşulan İngilizce selamlaşma ya da hesaplaşmanın dışına çıkmıyor. Siz siz olun uçaktan iner inmez moralinizi bozmayın. Sizin İngilizce’nizi anlayan birilerini nasılsa bulacaksınız. Okul yöneticileri, gazeteciler, televizyoncular, onlara; üniversitelerde, göçmen bürolarında, adliyelerde ya da polis departmanlarında rastlayacaksınız. Üstelik de onlar sizden mükemmel bir İngilizce konuşmanızı beklemeyecek, güzel cümlelerle anlatmaya kalktığınızda iltifat da etmeyecekler... Ama çok sıcak davranacaklar, ihtiyacınız olduğu dilde tercümanı hazır bulunduracaklar. Siz, az İngilizce’nizle kendi dünyanızda yaşıyorsanız sevecekler sizi, yardıma hazır bekleyecekler.. Politikadan uzak, tenkitlerden uzak, protestolardan uzak... Çalışma olanakları, rahatlık, lüks; özgürlükler ülkesinde az İngilizce bilenler için. Kendi camianızın duyurularına destek, sınırsız bir yardım bulacaksınız. Siz dünyanızda uğraşırken zaten başka işlerle de uğraşmaya zamanınız kalmayacak. Politikayı, yakınmaları, savaş yorumlarını başkalarına bırakıyorsunuz. Ne haber programları, ne seçim sonuçları sizi ilgilendiriyor. Kanunları yorumlayanlar İngilizce dilini tam olarak bilenler. Kanunları yürütenler İngilizce’yi mükemmel konuşanlar. Siz karnı tok, cebinde parası olan, birbirine güvenen toplum bireylerisiniz. Her şeyin sizin için olduğuna yürekten inanıyorsunuz. Karnınız doyuyor, güzel para kazanıyorsunuz, istediğiniz zaman istediğiniz kadar iş bulabiliyorsunuz, güzel bir araba iyi bir ev için zorlanmıyorsunuz. Devlet dairelerinde yapılacak işler için çalışanlar var. Onlar, para karşılığı; yıllardır Amerika’da yaşamanıza rağmen İngilizce’yi tam anlayamadığınızı yüzünüze vurmadan, seve seve yardım ediyorlar, tabi ki yerinize düşünüyorlar, planlar yapıyorlar. Amerika böylece bilginin değerli olduğu, satın alınabildiği; para ödeyerek elde edilebildiği bir ülke oluyor. Bu olay bana BİNFİKİRDE daha önce yayımlanan SOKAK PANELİSTLERİ yazımı hatırlatıyor. İşte toparlamaya çalıştığım gözlemlerim dışında, Türkiye’nin gerçekten Amerika’ya çok benzediğini kabul ediyorum.
Üniversite eğitimi mi? Orada dur... Üniversite okuyabilmek bir ayrıcalık. Bizlerin okuduğu Üniversiteler Amerika’da kolej olarak isimlendiriliyor. Tercüme edilen diplomamdaki kolej sözüne takılıp kalmaktan kurtuluşum uzun zamanımı alıyor.
Herkesin kendi camiasının müziğini dinlediği, dilini konuştuğu ülkeye hoş geldiniz. Siyaset Tarihi okurken öğretilenlere ne oldu, Sosyoloji derslerinde dil birliği beraberliği aşısı yapılışını hatırlıyorum... Ayni dili konuşmadığımızda ülkemizin kolaylıkla parçalanacağına, asla büyüyemeyeceğimize nasıl inandırırlardı. Amerika’da çoğu göçmen İngilizce öğrenme, bu konuda eğitim alma ihtiyacını duymuyor. Öğrenme gibi bir çaba yok. Kimse kimseyi zorlamıyor. Yarım yamalak İngilizce’nizle her zaman yol sorabilirsiniz, alış veriş edebilirsiniz. Size gösterilen saygıyı hiç etkilemez. Otuz yıldır orada iş yapan, para kazanan; ama İngilizce öğrenmeye gerek duymayan insanların olmasına, bütün bunlar olmadan önce şaşırmam doğal değil mi sizce? Yola çıkmadan önce İngilizce konuşulan bir ülkeye gitmenin heyecanını yaşıyordum... Her yazılan İngilizce, ama konuşulan İngilizce değil... Kararımı yirmi dört saat sonra veriyorum. Amerika’nın resmi dili anonim...
Amerikalılar Avrupalılardan çok farklı insanlar. Yol tarif etmekten, kendilerine soru sorulmasından son derece zevk alıyorlar. Avrupalıyı özellikle yol tarif etmekten nefret eden İtalyanları hatırladıkça şaşkına dönüyorum. Dolar yoksa elini kaldırmak istemeyen Amerikalıya ya da göçmenlere yol sorulduğunda veya onlardan yardım istendiğinde; canla başla size yoğunlaşmalarına şaşırıp kalırsınız. Bir satıcıysa, müşterisini bırakıp sizinle ilgileniyor. Kolunuzdan tutup götürüverecek zannediyorsunuz. Brüksel’de benzinciye yol sorduğum bir gün, aldığım yanıtı anımsamadan geçemiyorum: “Ben burada size yol söylemek için maaş almıyorum” Bir Amerikalıdan bunu duyamazsınız. En yoğun işinin arasında, önce size; sorduğunuz tuvaleti tarif etmek zorunda. Siz onun tezgahındaki müşterisini kaçırarak, işini bozarak onu kızdırsanız da gülümseyerek yanıtlayacaktır, bundan hiç şüpheniz olmasın. Size iyi davranmazlarsa alış veriş merkezlerindeki kontratlarının iptal edilmesinden korkarlar. Başlarına neler gelebileceğini diğer günlerde anlatacağım. Dünya kadar kira ödeyerek para kazanmaya çalıştığınız işyerinizden olmamak istiyorsanız siz siz olun yardımı esirgemeyin. Sağ yerine solda demeye kalkışmayın sakın, hiçbir şekilde açıklama şansınız olmayabilir. Müşteri memnuniyetinin bu kadar önemsendiği, bütün hakların mülk sahibin elinde olduğu bir ülke olacağını düşünemezdim. Mülk sahibi ne derse o olur. Siz iş yapan kişi için de sınırsız haklar var, dilediğin fiyata sat, kimse karışmaz, yeter ki ürününü farklı tanıtma... Çok merak ediyordum ilk günlerde; Amerikalının Amerikalıya olan güvenini, bu güvenin nasıl sağlandığını... Amerikalı asla yalan söylemez.... Amerikalı Amerikalı için böyle düşünür, buna yürekten inanır. Cebinde GREEN CARD taşıyan gururlanır. O karta sahip olan da olmayan da GREEN CARD’lı olmayı önemser. Kapılar beş yıl sonra kapanacak diye bilinirken. Aralık 2005 de oylanarak GREEN CARD verme işi durduruldu. Üçte iki çoğunlukla bu karar kabul edildi. Kartı olanların hakları saklı, onlar geleceğin Amerikalıları, çoğu çifte vatandaşlığı olan kişiler. Bundan sonra Amerika’ya tıpkı Avrupa gibi çalışma izniyle girilecek. Üç yıllık izinlerin sonunda her çalışan geri dönüp kendi ülkesinde bir yıl çalışmalı, yeni bir çalışma talebinden sonra üç yıl daha çalışabilir. Sonrası için hiçbir şey söyleyebilen yok. Kazanılan hakların asla kaybedilmeyeceğine herkes inanıyor... Yine birilerinin yerine birilerinin düşünüp, doğru kararların alındığına güvenilen Amerika orada...

06/02/2006, Filiz Tosyalı
3 / 5 (2 Oylama)




•  BRÜKSEL'E VEDA
BAĞDAT CADDESİNDE BELÇİKALILAR! •  BAĞDAT CADDESİNDE BELÇİKALILAR!
•  Dünyada neşelenmeyi bilmeyen çocuk kalmasın!
•  Aşkın Üç Ürünü
•  Olumlu Düşünce Biçimi
•  KURBAN ve KURBAN BAYRAMI
•  GELİNLİK KIZ
•  ŞARKILAR ve İNSAN
•  HAVAALANINDA SAKIN ŞAŞIRMAYIN!
•  İHANET AŞK VE KARTOPU
•  ÖYKÜYÜ ROMANLAŞTIRMA SANATI
TENTEN  FİLMİ •  TENTEN FİLMİ
•  ORHAN DURU İÇİN ÜZGÜNÜM
•  KALICI AŞK
•  OBAMA'NIN AMERİKA'SI
SEVİYORUM AŞIĞIM, AŞKSIZ OLAMAM. •  SEVİYORUM AŞIĞIM, AŞKSIZ OLAMAM.
FRANKFURT KİTAP FUARI 6. SALON •  FRANKFURT KİTAP FUARI 6. SALON
•  OKULLAR AÇILIRKEN - III
•  OKULLAR AÇILIRKEN - II
•  OKULLAR AÇILIRKEN -I
•  DEĞİŞEN TÜRKİYE-III
•  CV YAZMAK SANAT
•  FRANKFURT FUARINA KATILACAĞIM
DEĞİŞEN TÜRKİYE-II •  DEĞİŞEN TÜRKİYE-II
DEĞİŞEN TÜRKİYE-I •  DEĞİŞEN TÜRKİYE-I
•  TATİLİNİZDE YAŞAM KOÇU
•  GAZETECİ YAZAR YAZMAZ
•  KADIN VE KIZLARIN ARADIĞI ERKEK TİPİ (4)
•  KADIN VE KIZLARIN ARADIĞI ERKEK TİPİ(3)
•  KADIN VE KIZLARIN ARADIĞI ERKEK TİPİ(2)
•  KADIN VE KIZLARIN ARADIĞI ERKEK TİPİ(1)
•  UZLAŞMACI KURŞUN KALEMLER
•  Ay Dedem İspanya'da
•  DEĞİŞEN VİZE İŞLEMLERİ
•  ATATÜRK ve SOSYAL YAŞAM
•  BRÜKSEL'DE BİR TÜRKİYELİ
•  BEYNİ İYİ KULLAN
•  21. YÜZYILDA ANNE BABALIK
•  YAŞAM GÜZEL
•  KONUŞULAN EDEBİYAT
•  BRüKSEL'E VİZE
•  BADD'DE POLİTİKACILAR
•  BİR BAYRAM ÖNCESİ
•  AMERİKA ORADA MISIN-3
•  AMERİKA ORDA MISIN? (1)
•  SOKAK PANELİSTLERİ
•  İBADET
•  İLGİSİZLİĞİN BU KADARI
•  Çocuklara ve Gençlere Verilen Boşa Gitmez
•  Vay halimize!
•  ÇOCUKLARI EMZİRMEK
•  İYİ HUY
•  İYİ GÜN DOSTU
•  KIZLARIN KORKULU RÜYASI
•  KISA VE ÖZ YAZMA YÜZYILI
•  BOZUK PARA
•  ESKİ RESİMLERE BAKMAK
•  BİZ RAHATA ALIŞKINIZ


 




Yazar ve Çizerler

© 2004-2007 
OpenWings