Aşkın Üç Ürünü Sana olan sevgimi ölçmeye kalksalar şaşırırlarSeninle yaşamak da güzel yaşlanmak da
Aşk ve sevgi yaşamımıza anlam katar. Sevgisiz bir ortamda yaşamak insanoğlu için çok çekilmezdir, zordur. Gözbebeklerinde umut olmayan bakışlarla yaşam savaşı vermek neye benzer?
Dünyanın en zalim insanları bile aşık olarak yumuşarlar ve herkesi şaşırttılar. Aşkla yüreklerinin çarpıntısını yüzlerinde gösterirler. Neşe her zaman aşkın ürünüdür ve sevginin olduğu yerde beslenir. Aşk, sevgi ve neşe kesiştiğinde daha sağlıklı yaşamayı başarırız. Maoriler sudaki güzellikleri anlayıp Niagara Şelalesine gittiler. Negatif iyonların pozitif iyonlara çevrildiği yerde resimler yaptılar. Yol ve uzaklığa kimse yıllarca bir anlam veremedi, onlar sanat aşkıyla yandılar.
Bazen evinizde otururken yapacak bir şey yokmuş gibi kalırsınız, isteksiz… Bir külçesiniz. Koltuğunuza gömülür, koskoca bir hafta sonunu televizyonun karşısında geçirirsiniz, filmler aynıdır, maçlar zevksiz, söyleşiler gereksiz, savaşlar anlamsız… Oysaki yapmadığınız bir iş, gitmediğiniz bir mekan sizi bekliyordur; ama siz bir boşluktasınız, telefon sesine odaklanırsınız, gözünüzü sesin geleceği yönden ayıramazsınız. Bir an önce adeta duymak istersiniz… Buluşmayla mutluluk yaşarsınız mutluluk her zaman aşkın beklenen ürünüdür.
Aşkın en önemli ürünü yaşam tutkusudur. Tutsaklık değildir aşık için tutkudur tutku. Sıkı sıkı bağlanmak yükseltmek ve doruğa yaşama arzunuzu taşıyabilmek. Yaşadıkça yaşama doyamamaktır aşk.
Aşkı bilmemek ne acıdır. Sevmeyi bilmemek canlılara yakışmaz. Sevgiyi öğrenememek yüreklerin acımasıdır. Bir böcekten aşkı öğrenebilirsiniz. Kadife kene çöllerde yaşayan tüylü bir böcek. Üç yüz altmış dört gün toprağın altında tünellerde yaşar. Üç yüz almış beşinci gün yeryüzüne çıkar, saati bile belli; dokuz ile on buçuk arası. Niye çıkar tünelinden dersiniz? Sevgilisiyle buluşmak için. Üstelik de bu kısa süre içinde sevgilisine kur yapar.
Aşkı yaşamak istemeyene şaşarım.
Ya da sevgiyi bulup da sevgim bitti diyene.
Ateş sönebilir, ama kızgın bir külden bile aleve dönüşebilir. Külü soğutmadan alevlendirmenin gücü kalbimizdedir, beynimizdedir. Seven insan her zaman başarılı olur, zorlukları aşar.
Aşk bize gönlümüzün bayramını yaşatır. Hastalıkları yenen, bizi yaşama bağlayan aşkı ömür boyu canlı tutmalıyız.
En son inciteceğimiz kişiler sevdiklerimiz olmalı, onlar için her zaman bir ışık olmalıyız.
Ben de sevgiye, sevene aşığım.
Ben de sizlere aşığım, okuma sevginize, sabrınıza aşığım
Ben de canlarıma aşığım çocuklarıma.
Ben de canımın canına aşığım, torunuma.
Ben de yanında; yaşamanın da, yaşlanmanın da güzel olduğu eşime aşığım
Ben bana aşığım, aşkı doyasıya yaşayan, aşkın üç ürününden vazgeçmeyen, onlar için savaşan bana aşığım. Aşkını küle döndürmeyen alevini söndürmeyen yüreğime aşığım…
Sevgililer gününüz sevgiyle dolsun.
14/02/2010, Filiz Tosyalı