“Delikanlı adamın köşesi...
Lightlar ve yumuşaklar okumasın!”
Sağolsun Aydıncığım (Aydın Tekin-Desti Travel Genel Müdürü) her yıl olduğu gibi bu yıl da Haydar Abisini ve yengesini düşünmüş. İncelik etmiş, bir zarf içinde bizim Yalkavuk ile 2 adet Brüksel-Adana gidiş-geliş uçak bileti göndermiş. Severim Aydıncığımı haliynen amma bir telefon açıp kendisine teşekkür ettim. Bu sene karayoluyla gidip, yol izlenimlerimi Binfikir'de yayınlayacağımı söyledim. Ben yapmazsam bu entoş-dantoş takımının böyle taraklarda bezi olmaz.
Yengeniz 2 gün öncesinden hazırladı bizim valizleri. Nevaleler de nevale ha. Bir orduya yetecek yiyecek var. Bizim koçlarla kahvehanede son bir kez okey olayına girdik. Konsantrem biraz dağılmış haliynen. Memleket buram buram burnumda tütmeye başladı. Toroslarda yapacağımız mangal olayı ve rakı muhabbetlerinin havasına erken girmişim. Az kalsın okeyde kaybedecektim. Yılların Haydar Abisi, okeyin üstadı okeyde kaybedecekti, düşünebiliyor musunuz?
Neyse lagalugayı bırakıp sadede gelelim. Bizim koçlar Haydar Abi biz de sana eşlik edeceğiz demezler mi? Çocuklara Türkiye'de uzun kalacağımı, hayırlısıyla şu referandum olayını da atlatıp ondan sonra geleceğimi söyledim. Tayyipciğimi böyle günlerde yalnız bırakmak olmaz. Gereken danışmanlığı yapacağız haliynen. “Elio Di Rupo gibi bir yumuşağın Belçika başbakanı olacağına içerlediğimi ve Türkiye'ye kesin dönüş yapacağımı” yayanlar boşuna çabalamasın. 13 Eylül'de geliyorum. Doğrudur, yumuşaklardan hoşlanmam, lakin benim muhatabım sevgili arkadaşım Albert'tir (Kral Albert II). Yumuşak birinin başbakan olduğu bir ülkede yaşamak delikanlı adamın gururuna dokunsa da idare edeceğiz artık. Çağ değişiyor. Delikanlılık olayında da bir reform ve rönasans olayı şart birader! Bakın nereden nereye geldik. Mevzu yine dağıldı.
Koçlardan yine de 2 arabalık bir seçim yaptık. Yalkavuk tutturdu Haydar Abi ben de geleceğim diye. Hatırlarsanız geçen yıl kendisini Brüksel'de bırakıp gelişmeleri bana bildirmesini istemiştim. Bu sene yan çizmeye kalktıysa da Haydar Abisini kıramadı. Belçika'da kalıp bana düzenli olarak gelişmeleri rapor edecek.
Yalkavuk yollarda dolandırıcılar, yüksek fiyattan benzin satanlar ve rüşvet konusunda beni uyardı. Geçen yıl Bulgaristan'ın kulağını çekmem etkili olmuş. Bulgaristan İçişleri Bakanı Tzvetan Tzvetanov harbi çıktı. Rüşvet olayına son vermek için elinden geleni yapıyormuş. Sağolsun, Yalkavuk bu konuda küçük bir derleme yapmış getirdi:
“SILA Yolu’nda geçtiğimiz yıllarda otoyoldan geçen Avrupalı Türkleri durduran ve para isteyen dolandırıcılar yine işbaşı yaptı. Yıllarca zengin kuyumcu ve galerici rolü oynayan ve parası kalmadığı için üzerindeki sahte altın yüzük karşılığına 50 Euro isteyen üçkağıtçılar bu yıl, ’Ben çok zenginim. Bankada 5 milyon Euro’m var. Bak bu da kartvizitim. Yolda kaldım, yakında banka da yok. 50 Euro ver senin hesabına 100 bin Euro gönderirim“ yalanı atıyor. Kötü bir aksanla Türkçe konuşan dolandırıcılar, direnince verdikleri kartviziti alıyor.
Bulgaristan Ulusal radyosu (BNR), Türkiye sınırında, Hamzabeyli’nin karşısındaki Lesovo gümrük kapısında düzenlenen operasyonda, yolculardan rüşvet talep eden gümrük yetkilisi bir kadının suçüstü yakalanarak gözaltına alındığını duyurdu. Rüşvetçi gümrük görevlisinin, gece vardiyasında çalışan gümrükçülerin müdürü olduğu belirtildi. Bulgaristan İçişleri Bakanlığı, benzer bir operasyonu 1 Temmuzda Kapıkule‘nin karşısındaki Kaptan Andreevo gümrük kapısında da düzenlemiş ve bir sınır polisiyle bir gümrük görevlisi rüşvet alırken suçüstü yakalanarak gözaltına alınmıştı. Bulgar İçişleri Bakanı Tsvetan Tzvetanov, sınır kapılarında rüşvet ve yolsuzluğu sona erdirmede kararlı olduklarını belirtiyor. İçişleri Bakanı Tzvetan Tzvetanov, yaptığı açıklamada, Bulgaristan’ın Avrupa Birligi’nin dış sınırı olduğunu, transit yolcuların seyahatlerinde sıkıntı yaratan yolsuzluk olaylarını kökten temizlemeye kararlı olduklarını söyledi. Tzvetanov, yaklaşık iki aydır özel istihbarat araçlarının kullanımıyla hazırlanan operasyon konusunda komşu Türkiye’nin ilgili makamlarına da bilgi verildiğini kaydetti. Bakan, hazırlık aşamasındaki gözetim sırasında çeşitli nakliyat şirketleri, turist ve yolcuların takibinin yapılarak, tüm rüşvet uygulama yöntemlerinin belgelendiğini belirtti. Sınır görevlilerinin özellikle transit geçis yapan Türklerden talep ettikleri ve halk arasında “çorba parası” olarak bilinen rüşvet miktarının 5 ile 20 Euro arasında değiştiğini belirten Tzvetanov, “Rüşvetin büyüğü, küçüğü olmaz. Transit geçen yabancılara uygulanan baskıların ortadan kaldırılmasının zamanı gelmiştir” dedi.”
Bu sabah saat 09.00'da kahvaltıdan sonra ben ve yengeniz ilk arabada, 3 arabalık küçük bir konvoyla yola çıktık. Belçika'da yolları zaten biliyorsunuz. Almanya'da ise yollar kaymak gibi. İnsan kendini uçakta sanıyor, uçmak istiyor. Akşam dünya kupası finalini uygun bir yerde mola verip seyredeceğiz. Yol izlenimlerimi sizlerle paylaşmaya devam edeceğim...
Şimdilik koçca kalın!
11/07/2010, Haydar Abi