Bu 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dalgası tamamen saçma bir gün. Kafamın tasını arttırmayın tüm günleri Dünya Delikanlılık Günü ilan ederim. Dünya kadınlar Günü vesilesiyle Latif Demirci’nin sevdiğim bir karikatürünü tüm delikanlılık alemi ile paylaşıyorum:
Hayat Okey gibidir
Yine oturmuş bizim koçlarla okey oynuyoruz. Haliynen okeye dönüyorum, üstelik elimde iki okey var ve biri de boşta. Tam okey atmak üzereyim anlayacağınız. Bizim koçlardan “Haydar Abi” diye bağırarak nefes nefese geldi. Vallahi şahsen ben bir yerlerde bir vaka oldu da benden yardım istiyor zannettim. Lakin dağ fare doğurdu. “Haydar Abi hayat tavla gibi midir?” diye abuk bir soruyla karşıma dikildi öyle. İnternetten print ettiği bir yazıyı okudu. Neymiş efendim hayat tavla oyunu gibiymiş! Gayet de hoş bir hikaye. İşte şöyle bir şey:
Eski zamanlarda Hint imparatoru, satranç oyununu yanında bir mektup ile hediye olarak Pers imparatoruna göndermiştir. Mektubunda oyunla ilgili hiç bir açıklama yapmazken şöyle bir mesaj yazmıştır:
"Kim daha çok düşünüyor,Kim daha iyi biliyor,
Kim daha ileriyi görüyorsa
O kazanır.
İşte hayat budur..."
Pers imparatoru dönemin en alim veziri olan Buzur Mehir ile bu mesajı paylaşarak, ondan oyunu çözmesi ve kendisinin de karşılık olarak Hint imparatoruna hediye edilmek üzere başka bir oyun icat etmesini ister. Vezir haftalarca çalıştıktan sonra gönderilen satrancın her taş hareketini ve oyunu çözer, daha sonra da on günde tavlayı icat eder ve imparatora sunar.
Pers imparatorunun baş veziri Buzur Mehir tarafından 1400 yıl önce tasarlanan tavla oyunu; dünyanın en popüler oyunlarından biridir.
Zaman kavramından alınan ilhamla tasarlanan oyunun zamana böylesine direnmesi son derece etkileyici.
Senenin birliği olarak tavla bir tanedir.
4 köşesi 4 mevsimi,
tavlanın içindeki karşılıklı 6'şar hane 12 ayı,
pulların toplamı ayın 30 gününü,
siyah-beyaz pullar gece ve gündüzü,
karşılıklı 12'şer hane günün 24 saatini simgeler...
Hint imparatoruna satranca karşılık olmak üzere tasarlanan tavla oyunuyla birlikte gönderilmek üzere şöyle bir mesaj hazırlanır :
"Evet,
Kim daha çok düşünüyor,
Kim daha iyi biliyor,
Kim daha ileriyi görüyorsa
O kazanır.
AMA BIRAZ DA ŞANS GEREKİR.
İşte hayat budur..."
Dedim ya, çok güzel bir hikaye. Amma ve lakin mevzuda unutulan bir husus var. Belki okeyin icat edilmediği 1400 yıl önce bu durum doğruydu. Ancak okey oyununun bulunmasıyla tarih tamamen değişti.
Hayat ne santraç ne de tavla gibidir. Hayat okey gibidir. "Okey hayattır, hayat okeydir". Anlayan anlar. Anlamayanlara izah edecek zamanım yok. Brüksel’de benim takıldığım kahveye gelsinler kendilerine uygulamalı olarak izah edeyim !
Olmadı sayın Erdoğdu olmadı!
Kurt kocayınca aleme mudara olurmuş. Bakın şu koskaca İsmail Erdoğdu’nun düştüğü duruma. Bunlar seni iyice medya maymununa çeviriyorlar, benden söylemesi!
Blogum herkese hayırlı olsun
www.binfikir.be sitesindeki yazılarıma ek olarak kendi blogumda da sizlere sesleneceğim.
Blog adresim: http://haydarabi.wordpress.com/
21/04/2010 Haydar Abi (Binfikir Gazetesi’nin Mart 2010 sayısında yayımlanmıştır.)