Tam okeye dönüyorum. Elimde iki okey var, üstelik okeyin biri de boşta. Çift okey atma hazzına kavuşmaya ramak kalmış anlayacağınız. Yalkavuk “Önemli bir telefon Haydar Abi, mutlaka cevap vermelisin” diye cep telefonumu getirdi. Tüm konsantrem bozuldu haliynen. Artk çift okey atsan da zevk alamazsın olayı. Neyse arayan bizim Herman (Herman Van Rompuy). “Haydar Abi beni Avrupa Birliği’ne başkan yapmak istiyorlar, kabul etmeden önce bir de sana sorayım istedim, ne diyorsun?” diye soruyor. Haliynen ne düşünüyorsam onu söyledim. Delikanlı adamda yamuk olmaz. Maskeleme, kıvırma ve kibarlık olsun diye düşünmediği şeyi söyleme olayı delikanlıyı bozar. Ben de harbi görüşlerimi anlattım Hermancığım’a “Bak Herman, ne güzel Belçika başbakanlığını götürüyorsun. Bu AB başkanlığı işi sana 1 numara bol. Hem başkalarının kuklası, silik bir kişilik imajı ile karizmayı çizdirirsin. Hem Belçika kaybeder, hem sen kaybedersin. Bırak başka birini bulsunlar. Tam Leterme’den kurtulmuşken, bizi bir daha bu adamla muhatap etme” dedim. Teşekkür etti, telefonu kapattı. Normalde uzun uzun sohbet eden Herman, söylediklerim işine gelmeyince muhabbeti SMS düzeyine indirgedi. Kardeşim, madem dinlemeyeceksin, ne diye danışırsın? Başçavuşun eşeği muamelesi durumları anlayacağınız. Bu hususta şahsen Tayyipciğim(Recep Tayyip Erdoğan) ve Albertciğim (Karal Albert II) örnek gösterilir. Bir dediğimi iki etmezler kendileri.
O MİNAREYI ALIP...
Tövbe, tövbe... Insanın ağzını bozuyorlar yine. Mübarek kurban bayramında şu Isviçrelilerin bayram mesajına bakın. Neymiş efendim, camilere minare yapılamayacakmış bundan sonra. Üstelik utanmadan bir de refarandum düzenliyorlar! Belçikalı yandaşları da hemen Isviçrelileri kutladılar. Baş ırkçı Filip Dewinter (Vlaams Belang) Flaman Parlamentosu’nda benzeri bir yasa teklifi yapacakmış. Minareleri söküp kıçına mı sokacaksın a benim dangalak ırkçım. Tövbe rövbe... Mübarek minareleri bu işe alet etmeyelim. Ağzımızı da bozmayalım. Kusura bakmayın koçlar, birden sinirlerime hakim olamadım.
SAINT NICOLAS ARADI
Azizimin de durumları pek iyi değilmiş. Kriz nedeniyle yardımcılarından birini işten çıkarmış. Çocuklara hediye götüremedikleri gibi papuçlara konan meyveleri alıp onunla karın doyuruyorlarmış. Kendisine bizim evin kapısının sonuna kadar açık olduğunu ve kriz geçinceye kadar bizde ağırlayabileceğimizi söyledim. Yalnız ufak bir şartım var. Okey oynamayı öğrenecek!
LETERME BELÇİKA’NIN DEMIREL’İ Mİ OLUYOR?
Aha yine karşımızda. Utanmasa “Nerde kalmıştık?” diyecek bizim Demirel gibi. Adam gidip gidip geliyor. Şimdi tutup bana “o zaman arkadaşın Kral Albert’i arayıp engel olsaydın ya” demeyin. Adam almış kapı gibi tercih oylarını. Ağzımızı açamıyoruz haliynen. Demokrasi olayı.
5. YIL KUTLAMASI
Bu entoş dentoş takımı site, gazete, tiyatro okulu, karikatür okulu, paneller, çizgi romanlar falan derken işi bayağı ilerletti. Yiğidi öldürelim ama hakkını da verelim! Istemeyerek de olsa entoş dentoş Binfikir ekibini kutluyorum. Helal olsun. (Not: Çizgi roman tanıtımı resepsiyonunda mutlaka rakı olsun, yoksa gelmem ona göre!)
05/01/2010, Haydar Abi
Binfikir gazetesi Aralık 2009 sayısında yayınlanmıştır