Sevgili koçlar,
Adana’da keyfimiz yerinde hamdolsun. Arasıra Tayyipciğim Açılım mevzusunda arayıp görüşlerimi alıyor sağolsun. Zaten Albertciğim (Albert II) ve Tayyipciğim (Tayyip Erdoğan) dışında kimsenin telefonuna çıkmıyorum. Kafa dinlemeye geldik haliynen ve öyle de yapacağız.
Bizim çocuklar Adana’ya inip Binfikir’den Yalkavuk’un yazdığı yazıları print edip getirdiler. Sanki kendisi çok yazmış gibi şikayet üstüne şikayet ediyor. Yazdığı toplam yazı sayısı ise sadece 2! Bu mevzulara tekrar döneceğiz ama bugün acil olduğunu düşündüğüm bir konuda, okey hususunda sizlerle görüşlerimi paylaşacağım.
Erdal ŞAHİN kardeşimiz derlemiş sağolsun bizim Yalkavuk da Binfikir’de yazdığı mektupda bilgime sundu. (http://www.binfikir.be/news/135/ARTICLE/4626/2009-07-23.html)
Haliynen Erdal kardeşimiz biraz akademik takılmasına rağmen yine de fena bir çalışma yapmamış. Delikanlılık aleminin argosunu böylece bilim dünyasına kazandırmış oldu. Bu çalışmayı yaparken kendisi benim de bilgime başvurmak istemişti ancak yoğunluk edeniyle zaman ayıramadım. “Haydar Abi dünyada bu okey işini senin gibi bilen bir başka kişi daha yok. Bu engin bilgini kitaplaştıralım da yeni nesillere aktarılsın” diyen de yine kendisidir. Öpüyorum gözlerinden sevgili Erdalcığım.
Yine de Erdalcığım’ın birkaç konuda ufak tefek hatalarını görmezden gelmeyeceğim. Delikanlı adam harbi olmazsa karizma çizilir.
Mesala iki konuda “Haydar Abi” unutulmuş:
“bütün perlerini tamamlayıp elinin biter duruma getirdiği halde, bitmeyip okey atmak için oyunu birkaç kez devam ettiren oyuncu” anlamında Süleyman Pervane (16) veya Mevlâna; (17)
Bu isimlere Haydar Abi de eklenmeliydi.
“oyunu kazanan, yenen” anlamında Del Piyero(18); Balatlı Mişon(19) , kral, hakan veya profesör;
Burada da Haydar Abi adı iyi giderdi.
Neyse lafı uzatmadan sadede gelelim. Erdal kardeşimiz haliynen sadece Türkiye’de okey olayına el atmış. Avrupalı Türklerin dünyasına girememiş. Belçika’da biz okey olayına biraz daha farklı yaklaşıyoruz. Türkiye’dekilere ek olarak yeni kelimeler kullanıyoruz. “Avrupalı Türkler Okey Lügatı” kitabı yazarsam bu hususu derinlemesine ele alacağım. Şimdilik size birkaç örnek vereyim. Biliyorsunuz Toroslar'da yaylada tatildeyim ve birazdan da bizim koçlarla ızgara rakı eşliğinde okey partisi yapıyoruz. Önemli işlerim var anlayacağınız... İlk kısım Erdalcığımın çalışmasından, koyu yazılanlar ise benim eklemelerim:
1- “sağ taraftaki rakip oyuncuya devamlı, yarayan taşlar vermek” anlamında yaşatmak,beslemet veyayayla esmek(12); -> Dopa bağlamak/Şomaja bağlamak
2- “üç oyuncu diğer dördüncü oyuncuyu yenmek için anlaşmak” anlamında makasa almak veya ablukaya almak;-> Cordon sanitaire
3- “yavaş oynayarak bekleten oyuncu” anlamında istasyon, durak veya Himmet Dede Durağı15; -> Brüksel Halle Vilvoorde görüşmeleri
4- “sıra kendisine geldiği halde oynamadan bekleme durumu” anlamında ağır çekim; -> Teknik işsiz(Teknik dop/şomaj)
5- “taşları alışılagelenden değişik şekilde dizmek” anlamında sanat yapmak; -> Entoş dantoş takılmak / Binfikirleşmek
6- “işe yaramayan taş” anlamında göt, sakat veya hurda; -> Emin (Geçen dönem 5 yıl Brüksel Parlamentosunda siyasi şomaj basan ve hiçbir şey yapmadan aylık alan Türk kökenli parlamentere istinaden)
7- “oyunu çok iyi bildiğini iddia etmek” anlamında kitabını yazmak -> Haydar Abi’ye özenmek
8- Oyuncular “okey oynamak” anlamında fayans döşemek, fayans çizmek, karo döşemek, duvar örmek, kare yapmak, kare kurmak, dörtlüyü tamamlamak, oyun çevirmek; kurul kurmak, kurul toplamak, akademik kurul, akademik kurulu toplamak (11) ; -> Koalisyon kurmak
Sevgili Koçlar
Bizim çocuklar taşların dizildiğini rakı kadehlerinin de hazır olduğunu söylüyorlar. Bilahare görüşmek üzere koçca kalın!
08/08/2009, Haydar Abi