Neredeyse Belçika’daki herkese Türk asıllı politikacılardan ne beklediklerini sormuşlar ama yanıbaşlarındaki Haydar Abilerini es geçmişler. Bunda kasıt yoksa ne vardır? Haliynen bizim de delikanlılık alemi olarak sorunlarımız var. Bunu da dile getirmek isterdik. Madem onlar sormadı ben de köşemden Türk asıllı politikacılara sesleniyorum.
-Kahvehanelere sosyal hayatı geliştirdiği, muhabbet olayını teşvik ettiği için müşteri başına belirli bir ödenek verilmeli. Kahvehaneler olmasa millet kafayı yer, psikiyatrlarda binlerce kuyruk oluşur. Binfikir Tiyatro Okulu’na bile ödenek verilirken kahvehanelerin göz ardı edilmesi yanlıştır. Delikanlı alemde yanlış yapılması da pek hoş karşılanmaz.
-Eğitim önemlidir. Genç nesil iyi eğitim alamıyor, kulaktan dolma bilgilerle öğrendikleri okeyle de el aleme mudara oluyorlar. Haydar Abi Okey Okulu biran önce açılmalı, çalışmalara en üst düzeyde ödenek ayrılmalı.
-Belçika’daki tüm kahvehanelere “OKEYMATİK” alma teşvik primi uygulaması yapılmalı. Biran evvel kahvehaneler otomatik okey masalarına kavuşmalı.
-Belçikalı cafelerle Türk kahvehaneleri arasında diyaloğu geliştirici kültürler arası projeler yapılmalı. Örneğin Belçika-Türk kahvehane şenliği organize edilmeli.
-Gençlerimiz delikanlılık olayını unutmak üzere. Yeni nesillere bir delikanlılık müzesi açarak bu olayın tüm ayrıntıları sergilenmeli. Gerekirse “Haydar Abi değişim programı” çerçevesinde Belçika’daki gençlerimiz Adana’da özel eğitime tabi tutulmalı.
-Brüksel’e bir Belçika Türk Delikanlılık Kültür Merkezi açılmalı. Bizde öneri çok ancak şimdilik bunlarla yetinin. Kazandığınızda gelirseniz size gerekli izahatı yaparız. Unutmayın, bugün bir Haydar Abi kolay yetişmiyor. Haydar Abi bir şey diyorsa boşuna demez.
AHMET KOÇ’TAN NE İSTİYORSUNUZ?
Seçim özel mözel olayı delikanlıyı bozar. Nihayetinde ciddi adamız. Öyle her çizilene sırıtacak halimiz yok. Şimdi akılları sıra 8. sayfada bizim politikacılarla dalga geçmişler. Halisciğim oradan Emin Özkara’nın ayağını çekiyor. Saitciğim ve diğer politikacılar birbirini yerken Sadık Köksal oyları uçuşa geçiriyor. Sevgili okurlarım, sorarım şimdi size, mizah bunun neresinde? Yoksa birilerine mesaj mı verilmek isteniyor? Ayıptır. Gerçekten ayıp.
Limburg Bölgesin’de ise Ali Çağlar ile Hakan Çeliköz’e biraz kıyak geçilmiş. Hakan’ı da Ali’yi de severim. Amma ve lakin haksızlığa da tahammül edemem. Karikatürde Ahmet Koç koşanların en arkasında gösteriliyor. Bu düpedüz haksızlık. Ahmet Koç Flaman Parlamentosu’na girince bu karikatürü çizenler ne yapacaklar? Site olsa hemen geri çekersin ve yayından kaldırırsın. Ya gazeteyi ne yapacaksın? Birader yapmayın. Ahmet Koç çok iyi okullar bitirmiş, iki ayrı bakanın kabinesinde çalışmış, şimdi de Belediye Başkan Yardımcılığı yapan harbi bir evladımızdır. Soyadının KOÇ olması da ayrı bir güzelliktir, hoşluktur. Kendisi harbiden koç olduğu gibi nüfus kayıtlarında da resmen koçtur.
DOMUZ GRİBİ DOMUZLUĞU
Bakar mısınız birader şu oyuna! Meksika gribi aşağı Meksika gribi yukarı. Yılların Domuz gribini birkaç günde Meksika gribi yaptı medya. Domuz eti tüketimini azaltmamak için Belçika medyasının yaptığı domuzluk! Domuz kurtuldu ama olan gariban Meksika’ya oldu! Allah hepinizi medyanın domuzluğundan kurtarsın.
31/05/2009, Haydar Abi, Binfikir Gazetesi Mayıs 2009 sayısı köşe yazısı