KRİZ BİZİ IRGALAMAZ !
6 ay içinde ekonomik kriz Belçikalı’yı yola getirdi. Tatil ve beyaz eşya gibi eşyaların alımı da ertelenmiş. Tüketicilerin yarısı gıda ürünleri
konusunda daha ucuz markaları seçer olmuş. Biz zaten en uygun yerlerden alışveriş yaparız ve kriz de bize bulaşamaz. İşsizlik ise
bizi teğet geçer. Hiçbir şey yoktan var olmaz, vardan da yok olmaz. İşsiz adamın işini kaybetmesi ise söz konusu bile olamaz. Ulan ben
ne diyorum ya! Yoksa kriz bana da kafayı mı sıyırttı...
SANAT MANAT HİKAYE !
Bizim koçların dolduruşuna geldik, 0090 Festivali’nde Memoli’nin oyununu izlemeye gittik. Nerede o bizim sevimli polis Memoli! Bu
oğlan, bizim entoş dentoş takımından daha entoş çıktı. Neymiş efendim yaşamı sorgulamakmış! Bakın bunu tutmadım. Ulan yakışıklı
çocuksun, ün de var, para da. Bırak bu anti-küreselleşme ayaklarını da yaşamaya bak! Yaşamı sorgulayacak yeterince entoş var bu dünyada.
Yazık etme yakışıklılığına be koçum! Daha önce yazmış mıydım bilmiyorum ama bize “0090 Festivali” değil, “906090 Festivali” daha fazla hitap eder. Getireceksin şöyle ilik gibi kızları, bak bakalım o zaman salonlar nasıl doluyor.
KAHVEHANE ZEKA GELİŞTİRİR
Bizim Yalkavuk 8. sayfadaki Bizim Sokaklar konulu yazıyı önceden ele geçirip bana okudu. Bizimkilerde bir telaş, bir telaş. Neymiş efendim,
“Kişi başına 2 kahvehane” diye başlık atmışlar. Atarlarsa atsınlar. Bizim hiçbir şeyden korkumuz yok. Kahvehane delikanlının mekanıdır.
Nerede kahvehane varsa orada huzur vardır, efendilik vardır. En azından gençler sokaklarda sürtmez. Hem kahvehaneye takılmanın zekaya da sayısız faydası vardır. Bugün bir okey oynamak her babayiğidin harcı değildir. Brüksel Merkez Tren İstasyonu edasıyla yavaş oyun oynayan adamın benim masamda yeri yoktur. Ben okey oyuncusunun zeki, çevik ve hızlı oynayanını severim. Albertciğim ile konuşup, kahvehaneye takılan işsizlerin rahatsız edilmemesini isteyeceğim. Kahvehaneler bir tür kültür merkezleridir. Gençlerimiz buralarda sosyalleşme ve topluma daha yararlı bireyler olma imkanı buluyor. Ancak şu hususu da belirtmeden edemeyeceğim. Bazı kendini bilmezler bu mekanlarda içkinin dozajını kaçırıp çevreye zarar vermektedir. Biz de böylelerinin çehresine zarar verme olayına girişebiliriz. Bu da böyle biline!
BEN DE ÖDENEK İSTERİM
Binfikir Oyuncuları’nın oyunu Flaman Kültür Bakanlığı tarafından desteklenmeye layık görülmüş. Şuna bak yahu, olacak iş mi? Adamlar dün bir bugün iki ve ilk oyunlarına hemen mali destek alıyorlar. Demek bu işte iyi para var. Ben de hemen Haydar Abi Okey Okulu ve Haydar Abi Delikanlılık Okulu açacağım. Bertciğim, anlarsın ya! Bakanlık süren dolmadan bize de çıkar şuradan 3-5 kuruş.
TERKEDİLMİŞ ZİRVENİN DAVOS’U OLMAZ DEMEYİN ŞİMDİ
Delikanlılık budur, olay budur! Tayyipciğim Davos’ta gerekeni yapmıştır. Başbakan, Mustafa Kemal Paşa'nın tavrını, İsmet Paşa'nın Lozan'daki tavrını bugün Davos'ta göstermiştir. Nitekim İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres Tayyipciğimi telefonla arayarak özür dilemiştir. Daha önce de yazmıştım. Artık Tayyipciğimin benden öğreneceği hiçbir şey kalmamıştır. Haydar Abisinin danışmanlığına gerek yoktur. Kendisi şahsen delikanlılığın masterını bitirip doktora çalışmalarına başlamıştır. Davos’taki tepki doktora tezi olarak yeter de artar bile. Terkedilmiş zirvenin Davos’u olmaz demeyin şimdi. Olay önemlidir ve de tarihidir. Bu tavır Mustafa Kemal Paşa ve İsmet Paşa tavrıdır. Masaya vurdum mu oturtma tavrıdır. Bravo, bravo ve bir daha
bravo!
01/03/2009, Haydar Abi, Binfikir Gazetesi Şubat 2008 köşe yazısı