Hakkaten öğrencilerimle çok gururlandım. Hem Tayyipciğim’i(Erdoğan) hem de Bertciğim’i(Anciaux) yürekten kutluyorum.
---
Delikanlılık budur, olay budur! Tayyipciğim Davos’ta gerekeni yapmıştır. Başbakan, Mustafa Kemal Paşa'nın tavrını, İsmet Paşa'nın Lozan'daki tavrını bugün Davos'ta göstermiştir.
Nitekim İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres Tayyipciğimi telefonla arayarak özür dilemiştir. Daha önce de yazmıştım. Artık Tayyipciğimin benden öğreneceği hiçbir şey kalmamıştır. Haydar Abisinin danışmanlığına gerek yoktur. Kendisi şahsen delikanlılığın masterını bitirip doktora çalışmalarına başlamıştır. Davos’taki tepki doktora tezi olarak yeter de artar bile.
Terkedilmiş zirvenin Davos’u olmaz demeyin şimdi. Olay önemlidir ve de tarihidir. Atatürkçüler balıklama atlamasın diye bizzat ben yazdım: bu tavır Mustafa Kemal Paşa ve İsmet Paşa tavrıdır. Masaya vurdum mu oturtma tavrıdır.
Olayı merak edenler için Yalkavuk internetten bir derleme yapmış. Birlikte okuyalım:
“Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Davos’ta Dünya Ekonomik Forumu kapsamında gerçekleştirilen "Gazze Ortadoğu’da Barış Modeli" oturumunda, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in eleştirilerini yanıtlarken panel yöneticisinin sürenin bittiğini gerekçe göstererek konuşmasını kesmesi üzerine bundan sonra Davos toplantılarına katılmayacağını açıklayarak salondan ayrıldı.
Davos’taki toplantıda İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres ile yan yana oturan Başbakan Erdoğan, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını sert sözlerle eleştirdi.
Erdoğan, Peres’e hitaben, "Yüksek sesle konuşuyorsun, çünkü bu suçluluk psikolojisi. Sesin çok yüksek çıkıyor. Öldürmeye gelince siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz. Şu zulme alkış tutanları da kınıyorum. Bu çocukları öldürenleri alkışlamak insanlık suçudur" dedi.
Erdoğan BBC muhabirinin sorusu üzerine, ''Peres, bir kabile reisiyle konuşmuyor. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na nasıl hitap edilmesi gerektiğini öğrenmesi lazım'' dedi.’’
Parayı veren sadece düdüğü çalmıyor, çaldırıyor da. Belçika’da da Bertciğimin başına gelenleri gördünüz. Dendermonde kreş vahşetinde öldürülenleri Gazze’de öldürülen çocuklarla kıyasladı diye topa tuttular. Şanki insanlık suçu işlemiş gibi ortada kaldı Bertciğim. Sanki Gazze’deki çocukları o öldürmüş de hesap veriyor. Hani insan hakları, hani düşünce özgürlüğü. Bir Flaman Hükümeti Bakanı bile İsrail ile ilgili olumsuz söz söyleyemiyor.
Neyse sadede gelelim. Bertciğim henüz tam olmamış durumda. Ona biraz daha delikanlılık dersi vermem lazım. Her şey güzel de bu çocuk hemen ağlıyormuş. Delikanlı adam ağlamaz. Bu birinci kural. Devamını ise özel derslerde kendisine öğreteceğim. Bertciğim’i Tayyipciğimin yanına bir hafta staja göndermek istiyorum. Ondan sonra bakın bi daha laf söyleyebiliyorlar mı?
Olay budur. Sustukca üzerine gelirler. Delikanlı adam susmaz. Gerekirse susturur.
Hakkaten öğrencilerimle çok gururlandım. Hem Tayyipciğimi hem de Bertciğim’i yürekten kutluyorum.
Şimdilik koçca kalın.
29/01/2009, Haydar Abi