Herkes Hasselt’ta Tayyipciğim’i beklerken, o bizim evde salgam suyu içiyordu. Haliynen konuşma metnini de bir gözden geçirdim. İyi de oldu. Konuşmayı son haline getirdim. İşte olay budur! Sonuç ortada. Konuşma süperdi, katılım süperdi.
---
Tam anlamıyla dört dörtlük bir buluşma oldu. Tayyipciğim Belçikalı Türkün kalbine girmeyi yine başardı. Tek kelimeyle bravo. Süper, olağanüstü ve de harika bir buluşmaydı. Konuşma 10 üzerinden 10. Hitap süper. Daha ne olsun! Mart sonundaki seçimleri de götürür Tayyipciğim. Zaten kendisine artık benim danışmanlığıma ihtiyacı olmadığını, bu işin ustası haline geldiğini bizzat söyledim. Yani Mart’ta Belçika’dayım. Türkiye’ye gidip Tayyipciğime seçim danışmanlığı yapmayacağım.
Şimdi bunları niye yazıyorum? Haydar Abiniz öyle durduk yerde yazmaz. Eğer yazıyorsa bir bildiği vardır. Bizim çocuklar uyarmasaydı zaten yazmayacaktım. Bu olayın kamuya açıklanmasını istemiyordum ama artık mecburen anlatacağız. Bazı yamuklar orada burada Tayyip Erdoğan geldi ama “Tayyipciğim” diye hava atan Haydar Abi’yi ortalıkta göremedik, diye lagaluga yapıyorlarmış. Artık açıklamak farz oldu.
Her şey göründüğü gibi değil. Önce bu bir biline.
İlk olarak şunu belirteyim. Tayyipciğim Belçika’ya Haydar Abinizin daveti üzerine geldi. Bunu bir yere yazın.
İkincisi Tayyipciğim gelmeden önce bizzat beni aradı ve “Haydar Abi sen Hasselt’a kadar yorulma ben seni ve yengemi sizin evde ziyaret eder hem de yengemin şalgam suyundan içerim” dedi. Biz de mecburen kabul ettik. Misafire yok gelme denmez. Bu delikanlılık kitabında yazmaz bir kere! Neyse herkes Hasselt’ta Tayyipciğim’i beklerken, o bizim evde salgam suyu içiyordu. Haliynen konuşma metnini de bir gözden geçirdim. İyi de oldu. Konuşmayı son haline getirdim. İşte olay budur! Sonuç ortada. Konuşma süperdi, katılım süperdi.
Aslında bu mevzulara girmek istemiyordum. Ortalıkta görünmeyip, durum sakinleşince konuya açıklık getirmeyi düşünüyordum. Ama milletin ağzı torba değil ki büzesin birader!
İşte Tayyipciğim'in Hasselt’ta, muhteşem buluşmaya geç kalmasının asıl sebebi, bizin evde mola vermesi, Haydar Abisini ziyaret etmesidir. Çok istememe rağmen kendisi “Haydar Abim sen yorulma” diye özellikle Hasselt’a gelmemi istemedi.
Ben yine de basına kapalı olmasına rağmen Brüksel'de Conrad oteldeki toplantının basına kapalı bölümüne katıldım. Bizim Binfikirciler basına kapalı diye toplantıya katılmadılar. Bana da “Haydar Abi yaptığın basın meslek ilkelerine aykırı, basına kapalı denen bir toplantıya katılmamalısın” dediler ama ben ilke milke dinlemem kardeşim. Eski köye yeni ilke mi koyuyorsunuz? Bugün bir Haydar Abi kolay yetişmiyor! Zaten toplantıda gazeteci sıfatımla yer almadım. Tayyipciğimin bir sevgili Abisi olarak dinledim. Duyduklarımı yazmayı, hele Binfikircilerle paylaşmayı hiç mi, hiç düşünmüyorum.
İleri geri konuşup, Haydar Abi hava atıyordu diyenler cevabını almıştır İnşallah. Almadılarsa müsait bir zamanda gereken yapılacak, dillerine prezervatif geçirilecektir!
20/01/2009, Haydar Abi
Not: Tayyipciğimi hayırlısıyla yolcu ettik, artık gidip bir iki el okey atabilirim. Haa bu arada şu yamuk çizer İsmail’in çizdiği karikatüre bir bakın. Bu çocuk ne demek istiyor? Tayyipciğim'e yamuk karikatür çizeni yamulturum. Bu da biline!
