Selami Sanal (Brüksel): Sevgili Haydar Abiciğim, haddim olmayarak senden nacizane bir istekte bulunacağım. Internet’te “Delikanlı bilgisayar kullanıcısı” diye bir yazı buldum ve bayağı hoşuma gitti. Bu mevzuda siz de fikirlerinizi beyan eder misiniz? İşte bahsettiğim yazı:
Delikanlı bilgisayar kullanıcısı
Delikanlı bilgisayar kullanıcısı, silmek istediği bir dosyayı shift +del kombinasyonu ile siler, geri dönüşüm kutusu kullanmaz, tükürdüğünü yalamaz.
Delikanlı bilgisayar kullanıcısı, Windows gezgini kullanmaz,aradığı dosyayı anında bulur!
Delikanlı bilgisayar kullanıcısı, IP numarasını gizlemez.
Delikanlı bilgisayar kullanıcısı, WindowsXP'de bir hata olduğunda hata raporu göndermez, ispiyonculuktan hoşlanmaz. Hoşgörülüdür.
Delikanlı bilgisayar kullanıcısı, MS Office yardımcısı kullanmaz.
Delikanlı bilgisayar kullanıcısı, yardım menüsünü de kullanmaz.İhtiyacı olmaz.
Delikanlı bilgisayar kullanıcısı, Windows'taki Pinball oyununu uninstall eder.Oyun bile olsa toplarla işi olmaz!
Delikanlı bilgisayar kullanıcısı, IMAC gibi renkli cicili-bicili bilgisayar kullanmaz.
Delikanlı bilgisayar kullanıcısı, bilgisayarını sleep modunda bırakmaz,bilgisayarı her daim hazır ve nazırdır.
Delikanlı bilgisayar kullanıcısı, bilgisayarcı kültürüne saygı gösterir:
Örneğin : "tek rakibim AMD" , "rahmetli de X386ydı ", "bir sana hasretim,birde 3 Ghz cpu hızına", " Windows'un ustasıyım Linux'un hastasıyım" vb..
Delikanlı bilgisayar kullanıcısı, görev zamanlayıcı kullanmaz, kafasına estiğinde defrag yapar.
Delikanlı bilgisayar kullanıcısı Memik Yanık gibi şahsiyetlerle muhattap olmaz.
Delikanlı bilgisayar kullanıcısı monitörünün üstüne meraklı ördek,kuş böcük vb. materyaller koymaz.
Delikanlı bilgisayar kullanıcısı internette sörf yapmaz,olsa olsa tavla oynar
HAYDAR ABİ: Sevgili Selami. Yazılanlar olduğu gibi doğrudur. Sanal alemin de bir delikanlılık raconu vardır. Kim yazdıysa alnından öpüyorum bu koçu. Bu arada bizim Yalkavuk’tan şüpheleniyorum. Kahveden kaytarıp kaytarıp internet cafe olayına takılıyordu. Benden aldığı tüyolarla bu yazıyı kaleme almış olabilir.
Selahattin Seyrek (Adana): Adana’dan hürmetler Haydar Abiciğim. Bazı entoş-dantoş sitelerinde aşağıdaki mevzuya rastladım ve bir Adanalı olarak şahsen rencide oldum. Sizin gibi o zamanları bilen tecrübeli bir abimizden olayın aslını öğrenmek isterim. Durum nedir sahi abi? İşte bahsi geçen entoş notu:
Adana’da halkı bilinçlendirme çalışmaları sırasında genç işçilerden oluşan bir gruba, gece yazılmaları için verilen metinler kaybolunca gençler kendileri şunları yazmışlar duvarlara;
-faşizme kayan mahir çayan
-faşizm mahir abimize yamuk yapmıştır çizeriz
HAYDAR ABİ: Sevgili hemşerim, koçum. Brüksel’den memlekete selamlarımı yolluyorum. Bu işin aslı astarı, aslının olmadığıdır. Tamamen ASILSIZdır mevzu. Koministlerin uydurduğu bir şehir efsanesidir en nihayetinde.
Tosun Yazar(Brüksel): Sevgili Abim. Haddim olmayarak bir mizah denemesi yaptım. Ne dersin abi, yazmaya devam edeyim mi? İşte ilk denemem:
hrant dink öldü ermeni olduk,
papaz öldü hristiyan olduk,
bariş akarsu öldü rock'cu olduk,
allah bülent ersoy'u başımızdan eksik etmesin.
HAYDAR ABİ: Sevgili Tosun, şahsen ben çok beğendim ama ufak bir mevzu var. Bu yazı zaten internette dolaşıyor. Delikanlı adam internetten yazı aşırıp ben yazdım diye ortalıkta dolaşmaz. Hadi yıkıl karşımdan da bi daha gözüme görünme! Harbi ol, kendi yazını kendin yaz. Allah Allah, yine kafamın tasını attırdılar.
Koçça kalın sevgili okurlarım. Gidip bir iki el okey atayım da kendime geleyim.
24/12/2008, Haydar Abi