Haydar Abiniz’in Belçika’da kuş uçsa haberi olur. Bu böyle biline!
Uzun zaman sonra ilk kez okey oynadım geçen gün. Tam okeye dönüyorum, elimde iki okey var ve biri de boşta. Üstelik işlereyim. Okey atma heyecanını tatmama ramak kala bizim koçlar arayıp önemli bilgiler verdiler. Bunları sizlerle paylaşmak artık boynumun borcu.
Halisciğimin 12 Kasım’da partide önemli bir görüşme yapacağı ve Bölge seçimlerinde liste pazarlığı yapacağını Haydar Abiniz bilmesin de kim bilsin? Bugün bir Haydar Abi kolay yetişmiyor. Halis Kökten’i severim, fena çocuk değildir. Amma ve lakin televizyoncculuğa soyunmasını doğrusunu isterseniz pek anlayışla karşılayamıyorum. Ortalıkta ATV’ye haftada bir program yapacağım diye dolaşıyormuş, bak bu hoş olmadı.
Sevgili Halisciğim sen boşver bu TV MV olaylarını, siyasete yoğunlaş. Televizyona program yapmak gerekirse onu da Haydar Abiniz yapar. Eline kamerayı alan televizyonculuk yaparsa bu iş olmaz. Ömur boyu 3. sınıf TV'lerde televizyonculuk oynarsınız. Bu iş çocuk oyuncağı değil. Benden söylemesi!
Halisciğim 5. ameliyatını 18 Kasım’da olacak, seçimlere motoru ve kaportayı yenileyerek girecek. Buna şahsen sevindim. Sağlam kafa sağlam vucutta bulunur. Vucudu sağlıklı hale gelince Halisciğimin kafası da sağlamlaşacak. Buna şüphem yok!
Bana gelen bilgi doğru mu bilmiyorum, ama doğruysa gerçekten çok kötü. Halisciğim ameliyatını televizyondan yayınlatacakmış.. TV... Yok DeVe!
Bizim koçlar bu Binfikir’in entoş dantoş takımını Çankaya Pastanesi’nde Halis Kökten’i sıkıştırıken görmüşler. Yok efendim “Deniz Feneri” , var efendim “Deniz Feneri”. Varsa yoksa Deniz Feneri. Halisciğim tabi entoşların altında kalmamış. Koymuş taşı gediğine. “Ben iyi niyetli bir girişim olarak desteklemiştim. Sepette çürük elmalar da varmış. Bunların temizlenmesi gerek. Bana sadece Deniz Feneri’ne katkıda bulunanlara teşekkür edeceğiz denilmişti. Bağış toplanması gündemde yoktu. Birden masalara zarf konulduğunu gördüm. Hemen toplattırdım. İkinci kez aynısını yapıp masalara bağış zarfı koydular. Onu da toplattım. 3. kez de konunca artık vazgeçtim. Toplantıda sadece ben yoktum. Emir Kır ve Büyükelçi de katılılar” diyerek durumu kıvırmış.
Zaten Halisciğim kıvırma işini çok iyi kıvırıyor!
Elin ağzı torba değil ki büzesin. Ağzı olan konuşuyor haliynen. Yok efendim Halis Kökten Deniz Feneri Brüksel organizayonunu yapmış da, karşılığında Halis’e CD çıkartmışlar. "Medine’nin Gülü"nden bahsediyorlar. Gülü seven dikenine katlanır. CD yaptırırsan elin oğlu da konuşur. CD ile CDik yarıştırmanın da bir bedeli var haliynen!
Neyse gelelim sadede. Tam Halis bu bizim entoşlarla görüşürken bir mesaj gelmiş. “Halis abi dünkü Fener etkisini atlatabildin mi, nasıl hissediyorsun?” diye dalga geçen bir Fenerbahçeli mesajı atan. Galatasaraylı Halis Kökten ile kafa buluyor anlayacağınız.
Nedir yahu bu Halisciğimin FENERlerden çektiği? Bir tarafta DENİZ FENERİ, diğer tarafta FENERBAHÇE!
Şimdilik benden bu kadar koçlar.
Elimde iki okey var ve biri de boşta. Üstelik işlereyim. Okey atıp delikanlılığın gereğini yerine getireyim. Okeye donerken arada yazıyı uzatmak racona uymaz.
Koçca kalın!
10/11/2008, Haydar Abi