“Delikanlı adamın köşesi...
Lightlar ve yumuşaklar okumasın!”
Şimdi gelip benden rica ediyorlar. “Haydar Abi, dünya liderleri bu kriz işini pek kıvıramıyor, 2 trilyon Euro pompaladılar yine de borsalar
inişte.” Kardeşim ee peki paralarınızı borsaya ya da bankaya yatırırken bana mı sordunuz da şimdi gelip benden yardım istiyorsunuz.
Olay ‘bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler’ olayıdır. Madem serbest piyasa diyoruz, müdahale etmeyeceksin kardeşim. Delikanlı
adam öyle borsada ya da bankada para kaptıracak adam değildir.
Borsada oynamak delikanlılığı bozar haliynen. Borsa işi, öyle okey oynamaya benzemez. Neyse biz mevzuya dönelim. Ben
krizden daha çok şu goministlerin çenesinin açılmasına üzülüyorum.
Elio Di Rupo açıldı, konuştukça konuşuyor. Neymiş efendim kapitalist sistemin sonu gelmişmiş de çözüm sosyalizmmiş de... Bir
sürü zırva. Zenginin krizi goministin çenesini yoruyor haliynen. Valla sana bişey diyemiyeceğim Elio. Suç sende değil seni böyle konuşturanda.
Gazeteci, yazar, okeyci ve de ekonomist Haydar Abi bu işe el atsaydı da siz görseydiniz. Pazar ekonomisiyse pazar ekonomisi..
Pazara kadar değil mezara kadar mezar ekonomisi. Kardeşim ülkelerinizi adam gibi yönetin. Devlet baba, kurtarma, müdahale, devletleştirme gibi ucube gominist sözleri hatırlatıp, sinir etmeyin adamı! Bir vurursam borsa endeksiniz dibe çöker Allahıma!
NEDİR BU NEŞE OLAYI?
Üç günlük kızı getirdiler başımıza müdire yaptılar. İnsan gelir bir Haydar Abi’sine sorar. Yılların deneyimini dikkate almazlarsa kendileri
bilir. Kimdir bu Neşe, neyin nesidir? Müdire olmuş da şimdiye kadar ne yapmış. Bugün bir Tiyatro Okulu Müdiresi olmak kolay
değil. Öyle yamuk çizere yamuk bir logo yaptırıp başına bir müdire atamakla Binfikir Tiyatro Okulu olmaz. Bu işin adabı, usulü
vardır. Hangi gazeteyi açsam karşımda Neşe’yi görüyorum. Hatta kendisini Şahika Tekand’la karıştıranlar bile oldu. Bugün bir Şahika
Tekand olmak kolay değil. Neşe kızım bak, bu Binfikircilerin oyununa gelme. Bunlar beni de öyle, “Haydar Abi gel, gerekirse sana
özel bir gazete çıkarırız” diye tuzağa düşürdüler. Bunlara elini veren, kolunu alamaz. Müdire ünvanına aldanma!
GÜZELLİK YARIŞMASI İZLEYELİM GÜZELLEŞELİM
Zeynep Sever kızımız Brüksel güzeli oldu. Ne diyeyeyim şimdi helal olsun mu diyeyim. Efendim kızımız Brüksel güzeli seçildi, Bahar
da SMS güzeli seçildi diye Türkler sevinçten çığlık atmış. Vay ben sizin sevincinize. Delikanlı adam futbol, halter, güreş, boks,
tekvando v.b sporlarda bir başarımız olursa sevinir. Güzellik yarışması bizim bünyemize uymaz. Görmemişin bir güzeli olmuş olayı
yapmayalım lütfen. Zamanında Deniz Ateş kızımız da Brüksel güzeli olmuştu. Bu iş gayet olağan bir durum haline geldi. Biz içelim
güzelleşelim muhabbetini yeğleriz icabında.
KAÇAKLAR YİNE EKİLDİ
14 Ekim diye bir tarih attılar ortaya. Ama boş çıktı. Bu gidişle Binfikir entoşlarını haklı çıkaracaklar. Dağ fare doğuracak.
Sığınma ve Göç Bakanı Annemie Turtelboom gözümden yine düştü. Çalışma Bakanı Joëlle Milquet ise harbi politikacı olduğunu bir kez
daha gösterdi. Zaten aralarında ateşli tartışmalar yaşanmış. Joëlle kızımız Annemie’nin saçını başını bi güzel yolsaydı, hiç de fena olmazdı.
FRANKFURT KİTAP FUARI’NI PROTESTO EDİYORUM
Bugün bir Haydar Abi kolay yetişmiyor. Ama gel sen bunu entoş dentoş takımına anlat. Binfikir gazetesinde ben dururken, Serpil Aygün,
Cüneyt Tamoğulları ve Neşe Şengezer Binfikir gazetesi için fuara gidiyor, Erdinç Utku’ya imza günü düzenliyorlar. Ben bu Avrupa
Türk Gazeteciler Birliği Başkanı Gürsel Köksal’ı izlemeye aldırttım. En ufak bir yamuk hareketinde bacağından vurduracağım.
07/11/2008, Haydar Abi, Binfikir Gazetesi Ekim 2008 sayısında yayınlanan köşe yazısı