Binfikirciler tamamen tatil havasına girdiler. Hatta son sayıyı gidip deniz kenarında hazırlamışlar. Yavaş yavaş tatile ısınıyorlarmış. Gazeteye baksanıza, tatil özel sayısı olmuş.Tabi onlar tatil yapar. Ama benim bu sene tatil yapmam hayal. Bir taraftan sevgili arkadaşım Albert (Belçika kralı Albert II) diğer taraftan Tayyipciğim (Recep Tayyip Erdoğan) bastırıyor. Albertciğim “Haydar gitme 15 Temmuz’dan sonra işler tekrar karışabilir. Beni yalnız bırakma. Sana ihtiyacım var” derken Tayyipciğim de “aman Haydar abi n’olursun çabuk gel. Burada işler karıştı. Partiyi kapatacaklar. Gel olaya el at. Senin deneyimine ve danışmanlığına ihtiyacım var” babında mesajlar yolluyor. Valla ortada kaldım. İkisini de severim ama ben bu sene tatil yapmayı tercih ederdim. Neyse, iş başa düştü. Bugün bir Haydar Abi kolay yetişmiyor. Haydar Abi olmanın da bazı gerekleri var, yapacaksınız haliynen. İkisini de kıramayacağım için duruma göre Ankara ile Brüksel arasında mekik dokuyacağım. Belki işler iyi giderse onur konuğu olduğum Adana Toros Yayla Şenliklerine de bir uğrarım.
HADİSE MUTFAK ROBOTU ALSIN!
Geçen gün kahvede okey masasında oturuyorum. Söylememe gerek var mı artık bilmiyorum, elimde çift okey var. Biri de boşta, şakır şakır dönüyorum. Kahveden içeri Yalkavuk girdi. Feryat ediyor “olan oldu Haydar Abi” diye, yüzü sapsarı olmuş.Bizim koçlardan birine söyledim, yalkavuğa hemen biraz su verdik, kendisine geldi. Mevzuyu bana anlattı. Kültür Elçimiz Hadise kızımız yine zıvanadan çıkmış; Son video klibinde robotla sevişiyormuş. Olacak iş midir bu? Hadise senin ataların da robotla mı sevişmişti? Sen bugüne bugün halka mal olmuş bir sanatçısın yakışır mı sana? Biz kültür elçiliği dediysek insanları kastettik, robot, uzaylılar falan bize ters gelir. Hadise ille robot istiyorsa mutfak robotu alsın, kek, pasta falan yapsın. Gençlere iyi örnek olsun. Benim tepemin tasını da attırmasın.Yine sinirlendim... Bizim Yalkavuk uyarmasaydı karizmayı çizdirecektim. Hadise Türk Kültür Elçisi değilmiş. Flaman Bölgesi Kültür Elçisi atanmış. Bu durumda bize göre hava hoş. İster gider robotla sevişir, daha da olmadı Schaerbeek Josaphat parkındaki odunla. Bu beni ilgilendirmez. İç meseledir, beni ırgalamaz. Zaten bu racona da uymaz.
HAYDAR ABİ’DEN ÖZLÜ SÖZLER
-Hayat acılı Adana gibidir. Lezzetlidir, ama acı verir.
-Hayat OKEY gibidir. Beklediğin taşın ne zaman geleceği belli olmaz. Gelmeyebilir de!
GÜRCAN GÜRSEL’İ KUTLARIM
İşte olay budur! Kardeşim bana ne senin Belçika gündeminden. Sen benim gündemimden haber ver. Ben uçak biletifiyatları altında ezilirken, Reynders’in ya da Di Rupo’nun başbakanlık hayali beni ırgalamaz. Nihayet bizi çizdin. Brüksel’de yaşayan “Beyaz Türkler”in böyle sorunu olmaz ama benim halkımın uçak bileti sorunu var. Aferim sana. Yamuk çizerleri sevmesem de karikatürünü (http://www.binfikir.be/news/167/ARTICLE/3168/2008-06-26.html)
beğendim. Şimdi “Haydar Abi sen mi bilet fiyatından yakınıyorsun. İstersen Tayyipciğin özel uçak bile gönderir. Bir telefon et Desti’den Aydıncığın senin için Adana’ya uçak kaldırsın”demeyin. O mevzu ayrı. Ben vatandaşımın derdini hisseden biriyim. Halkın Nabzı’nı tutmak öyle gazetede sayfa yapmakla olmuyor beyler. “Sadece göze değil, beyne de hitap eden gazete” yiz demeyin. Anında görüntü önemlidir, beni dinleyin!
14/07/2008, Haydar Abi (Binfikir gazetesi Haziran sayısında yayınlanmıştır.)