Merhaba Koçlar,
Haydar Abi ile Kültür Sanat Muhabbetleri’ne hoşgeldiniz. Hemen uyarayım. Bu muhabbetimiz ''Delikanlı adamın muhabbetidir. Light'lar ve yumuşaklar dinlemesin!” lütfen.
Geçen hafta Dünya Delikanlılık Üst Kurulu olağanüstü toplantısına katılmak üzere Belçika dışında olduğum için programa katılamadım. Yalkavuk, "Abi istersen Cüneyt’e söyleyelim telefonla katıl, mevzulara denizaşırı yorumlar yaparsın" dediyse de pek zamanım olmadı anlayacağınız. Olağanüstü toplantıdaki tartışmaları ve aldığımız yeni kararları Dünya Delikanlılık Üst Kurulu bir basın açıklamasıyla duyuracak. Bu açıklamadan önce benim burada bu mevzulara el atmam pek delikanlıca olmaz. Haliynen siz de bekleyeceksiniz. Bu açıklama yapıldıktan sonra söz, size yeni değişiklikleri anlatacağım. Gerekirse bu konuda size uygulamalı ders bile veririm.
Delikanlılık kuralları, radyo programı, gazeteye köşe, ara sıra siteye yazı derken Allah sizi inandırsın şöyle iki el okey atamaz oldum. Haliynen meşgul insanlarız, pek zaman bulamıyoruz. Tam ben bunları düşünürken, bizim Yalkavuk elinde bir gazete ilanıyla geldi. “Haydar Abi bak, Otomatik Okey Masası yapmışlar. Adı okeymatik. Her şey otomatik: taşları karıştırıyor, beşlik desteler halinde düzüyor. Zar da otomatik atılıyormuş. Bir düğmeye bas tamam. Masada taş eksik olunca kırmızı alarm ışığını yakıyor. Okey taşı dizme derdine ve okeyde taş çalmaya son. İstersen bizim kahveye de bi tane alalım. Zaten senin zamanın kısıtlı. Yazma çizme işlerinden pek okey oynayamaz oldun” deyince tabi benim de Yalkavuk’a bir çift sözüm oldu.
Otamatik okey masası delikanlıyı bozar. Öyle taşları şakur-şukur elinle karıştırmayınca, beşlik olarak düzemeyince, zarı şöyle avuç içinde yuvarlayıp atmayınca oynanan okeye ben okey demem. Okeymatik icat oldu, delikanlılık bozuldu. Benim bulunduğum mekanlarda bu yeni icada yer yok arkadaş! Ya o icat ya ben anlayacağınız! Eski köye yeni icat çıkarmayın kardeşim. Üstelik bu icat yeni de değil. 2005 yılından beri medyada yer alıyor. Kimi Japon, kimi Çin icadı diye yzdı. Yani olay "Çin işi, Japon İşi" olayına döndü biraz.
Bence bu icadı tembellikten poposunu oynatmayan keyif düşkünü bir Türk icat etmiştir. İnandırıcı olsun diye de kendisine Japon süsü vermiştir.

Bu icattan esinlenerek Türk toplumunun Kültür Sanat konusundaki düzeyini arttırabiliriz. Nasıl mı? Evet sizler için oturup kafa yordum ve bir liste yaptım. Otomatik okey masası icat ediliyor da bunlar niye icat edilmesin?
1-Kendi kendini okuyan ve özetini 5 DAKİKA sesli olarak anlatan KİTAP projesi. Bu icat daha da geliştirilip, kendini televizyon dizisi olarak anlatan kitaba çevrilebilir.
2-Rüyada film projesi. Sinemaya gitme alışkanlığı olmayan Türklere rüyalarında “sanki rüya görüyorlarmış gibi film izlettirme” olayı anlayacağınız. Tıp, elektronik ve bilişim bilimleri bu konuda çalışacak.
3-İçildikten sonra kendi kendine fala bakan kahve fincanı projesi.
4-Geyik muhabbeti makinesi. İki Euro atıyorsun, 5 dakika boyunca “Galatasaray Fenerbahçe’yi nasıl yendi abi. Ama Hakem varya...” gibi muhabbet dinleyeceksiniz.
5-Arabesk CD’leri klasik müziğe çeviren MÜZİK CONVERTÖR! Olay çok basit. Diyelim siz Orhan’dan “Hor görme garibi” parçasını çalacaksınız, müzik aleti anında bunu çeviriyor ve size Klasik müziğin en seçkin eserlerinden biri olan Beethoven’ın 9. Senfonisi’ni çalıyor.
6-“Bilinçlenme Gözlüğü” : bu gözlüğü takınca anında her konuda bilinçleniyorsun. Emek vermeden yemek olayı anlayacağınız. Bu gözlüğü takınca kahvede sizin sözünüzün üzerine söz söyleyen olamayacak. Haliyenen bu icatta da bilişim önemli. Gözlüğe monte edilecek küçük bilgisayara rama motoru yerleştirilecek ve buradan her konu anında gözünüzün önüne gelecek.
7-Otomatik Köşe Yazısı Yazma Daktilosu. Ya da Otomatik Köşe Yazısı Yazma Bilgisayarı desek daha iyi olur. Bu fikir de Yalkavuk’tan, Haydar ABi madem zamanın çok az, böyle bir icat işine yarar dedi. Ama bu iş bana uymaz koçlar. Haydar Abi’nizin delikanlılık ruhu öyle teknoloji ile falan verilemez. Biz burada laf olsun diye yazmıyoruz. Bugün bir Haydar ABi kolay yetişmiyor. Haydar ABi’nin yerine geçecek makine daha anasının karnından doğmadı.
8-Kendi kendine çalan ve beste yapan müzik aletleri projesi: özellikle yeteneksiz olup, müzik dünyasına girmek isteyenler için mükemmel. Böylece belki biraz kalite de artar piyasada!
9-Sesli tablo projesi: Özellikle Mehmet Aydoğdu için. Yarın akşam sergisi var. Sergiye ben de daavetliyim ama yine resimlerinden bi bok anlamayacağım. Bu icat olsaydı, tablolar kendilerini bana anlatırdı.
10- Dizi hapları: Olay gayet basit. Saatlerce dizi izlemiyorsunuz. Bir hap atiyorsunuz, 30 saniyede tüm diziyi izlemiş gibi oluyorsunuz. Dikkat edin bazı dizilerin haplarını diğerleriyle aynı anda içmeyin yan etki olayı anlayacağınız.
Bizde icat fikri çok ama Ramazan yine işaret ediyor. Galiba süremiz doldu. İcatlara haftaya devam ederiz. Sizlerin de bu konuda katkılarını bekliyorum. Info@binfikir.be adresine yeni icat fikirlerinizi yollayın, haftaya buradan dinleyicilerimle paylaşayım.
Bir aksilik çıkmaz da yine Olağanüstü Dünya Delikanlılık Üst Kurulu olmazsa haftaya görüşürüz. Koçca kalın!
Bu alemin ve tüm alemlerin en harbi abisi Haydar Abiniz..
28/04/2008, Haydar Abi (Bu metin 28 Nisan Pazartesi akşamı Radyo Anatolya’daki Artfikir programında yayınlanmıştır.)