Merhaba Koçlar,
Haydar Abi ile Kültür Sanat Muhabbetleri’ne hoşgeldiniz. Hemen uyarayım. Bu muhabbetimiz ''Delikanlı adamın muhabbetidir. Light'lar ve yumuşaklar dinlemesin!” lütfen.
Kültür sanat muhabbetlerim bazı denyoları kıskandırmış. Haydar Abi sanat eleştirmeni oldu diye Mona Lisa’yı photoshopla Haydar Abi şekline çevirmiş, Mona Lisa’yı Mona Rıza yapmışlar. Ee bunu yapan yapıyor da alıp Binfikir sitesinde yayınlayana ne demeli! Kardeşim, tamam anladık herkese açık bir platformsunuz, iyi biliyoruz! Ama her photoshopa el atanın yaptığını siteye koymayın lütfen. Sanat yeteneği olan gider sanat yapar, yeteneği olmayan da benim gibi kültür sanat muhabbetleri. Sanat eleştirmeni olduk da senin tavuğuna kışt mı dedik. Babanın bostanına mı girdik? Niye rahatsız oluyorsun, yaran mı var da gocunuyorsun? Neyse seni Yalkavuk’a havale ediyorum, o gerekeni yapacak. Photoshop kursuna başladı, yakında denyo fotomontajların piyasaya sürülecek. Delikanlı adama photoshop vız gelir. Biz imaj değil harbilik peşindeyiz. Bu böyle biline!
Neyse bu küçük hatırlatmadan sonra asıl mevzumuza başlayabiliriz. Bilirsiniz ben Hadise kızımızı sitedeki köşemden birkaç kez uyarmıştım. Gerek müziklerinin sözlerindeki müstehcenlik, gerekse baldır bacak açıklık durumları konusunda yaptıklarının bizim geleneklerimize uymadığını hatırlatmıştım. Hadise kızımızdan bu konulara dikkat etmesini istemiştim. Demek ki Haydar Abisini dinlemiş. Binfikir.be sitesinden Flaman Bölgesi Kültürler arası Diyalog Elçisi seçildiğini öğrendim. Sitedeki fotolarında giyim kuşam yerindeydi. Öyle baldır-bacak açık mevzuları yerini hanım hanımcık bir kıza bırakmış. Hatta 60lı yılların film yıldızlarının kıyafetlerine benziyordu giydikleri. Bravo doğrusu. Bakınız bizim derdimiz burada kimseyi zor durumda bırakmak değil. Yanlış varsa onu söyleyeceğiz. Yapılması gereken varsa onu da buradan anlatacağız. İşte Hadise kızımız bir örnek. Şimdi sorumluluk almış, Flamanlarla Türkler arasında köprü olacak. Good kiss falan boş. Bu işler kiss ile miss ile olmaz. Kültür sanat her zaman önemlidir. Hadise’yi affettim. Bu arada bizim çocuklar “Haydar Abi bir daha Binfikir Hadise ile röportaj yaparsa onu sen yap. Bu sayede bizim de gözümüz gönlümüz açılır” diye talepte bulundular. Haliylen hepsini uyardım. Böyle yamuk durumlar delikanlıyı bozar. Bizim bünyemiz böyle şeyleri kaldırmaz. Kendi içimizden çıkan kızımıza göz koymak bize yakışmaz.
Biliyorsunuz radyo site gibi değil. Radyoda sürem, gazetede ise yerim sınırlı. Hemen sorularınıza geçiyorum:
Saksafon rumuzuyla yazan bir okurum “Klasik müziğin cinsel arzuları öldürdüğü doğru mudur?” diye soruyor. Bak evladım, öyle her duyduğun şeye inanma. Müzikle cinsellik arasında hiçbir ilgi yok. Ben burada size Haydar Abilik yapıyorum. Galiba beni Haydar Dümen ile karıştırdın. Klasiktir git şimdi başımdan. Benim işim gücüm var birader!
Schaerbeek’ten Eşek rumuzuyla yazan bir dinleyicimiz “Dövme” bir sanat mıdır Haydar Abi diye soruyor. Yani Tatu, vücudun belirli yerlerine resim cizdirme olayı. Şimdi cevaba geçelim. Delikanlı adam vücudunu cizdirmez, çizdirirsen bir gün sıra kestaneye de gelir, delikanlılık elden gidebilir. Dolayısıyla dövme bir sanat değildir. Ancak “Dövmek” bakın tekrar ediyorum, sonunda “k” harfi var yani DÖVMEK bir sanattır. Bu işin bazı incelikleri vardır. Yakında bu konuda bir kurs vermeyi düşünüyorum. Zaten 906090 Haydar Abi Festivali düzenleyip “Haydar Abi’nin yamulttukları Sergisi”ni açacağımı daha önce duyurmuştum.
Bakın yine Ramazan uyarıyor. Yine bana ayrılan süreyi aştım. Neyse diğer mektuplara bir sonraki programda cevap veririm.
Şimdilik Koçca kalın.
Bu alemin ve tüm alemlerin (Delikanlılık alemi ve sanal alem de dahil) en harbi abisi Haydar Abiniz
04/03/2008, Haydar Abi (Bu metin 3 Mart Pazartesi akşamı Radyo Anatolya’daki Artfikir programında yayınlanmıştır.)