DELİKANLILIĞA DA REFORM... N-VA Başkanı Bart De Wever 6. Devlet Reformunu “Frankofonlara daha çok hak veriliyor” diye, FDF Başkanı Olivier Maingain ise “Flamanlara daha çok hak veriliyor” diye topa tuttuğuna göre bu anlaşma Belçika’nın yararına olacaktır. (N-VA ve FDF’in ne anlama geldiğini siz bana değil gidin Yalkavuk’a sorun.) Bugün bir Haydar Abi kolay yetişmiyor. Biz bir şey söylüyorsak bir şey biliyoruz da söylüyoruz. Anlaşmanın detaylarından haliylen benim sizlerden çok önce haberim oluyor. Sağolsun Albertciğim (Kral Albert II) kendisine gelen raporları anında bana da yollar ve bilgi verir. Şimdi “hangi Fransızca’nla ya da Flamanca’nla anlıyorsun” diye sorarak dangalaklık yapmanın alemi yok! Yalkavuk sağolsun, bu tür mevzularda her türlü çeviri işimi halleder kendisi. Adam gibi gazetecilik yapmak için dil bilmek gerekmez. Ben adamın gözüne bakarak anlarım ne demek istediğini . Neyse, mevzuyu dağıtmayalım. Gelelim asıl yazmak istediğime. Demek ki görüşme masasında sonuç almak için biraz esnek, hatta “yumuşak” olmak lazımmış. Elio Di Rupo’yu kutluyorum. Belçika Başbakanı olduğunda eğer danışmanlığımdan yararlanmak isterse kendisine hayır demem haliynen. Bizim koçlar “Di Rupo’nun başbakan olması delikanlıyı bozar. Biz Türkiye’ye döneceğiz abi” deseler de boşuna. Delikanlılık aleminde de bazı reformlar yapmak şart. Bundan sonra yumuşaklara daha kibar davranalım. Delikanlılık insanın şeyinde değil, beyninde ve yüreğindedir. Bu olay bir ilke meselesidir, dürüstlük, ahlak ve vicdan meselesidir. Tükürdüğünü yalamama, yalama olmama olayıdır. Şimdi bana “Haydar Abi iyice uyum sağladı, tamamen gavur oldu” demeyin. İki dakikalığına delikanlı olun yeter!
BRAVO DEHAENE
Tamam Dexia’yı batırdı ama onun yerinde kim olsa daha iyisini yapamazdı. Kendisini severim, eski Belçika Başbakanı olduğu için her zaman muhabbetimiz vardır. Lakin kendisi delikanlılık alemine örnek teşkil edecek tavırlar sergiliyor. Delikanlılık duruşu dediğin budur. Jean-Luc Dehaene önce Dexia Başkanlığından istifa etmişti. Şimdi de daha önce yönetici ve Başkan sıfatıyla emeğinin karşılığı olarak aldığı paraları geri iade ediyor, alması gerekenlerden de vazgeçiyor. Delikanlılık olayı işte budur. Harbi adammışsın vesselam!
FİŞİNİZİ ALMAYI UNUTMAYIN!
Elio Di Rupo Senatoyu kaldırmakla iyi ediyor. Baksana şu densizin yaptığı öneriye. Liberal Senatör Guido De Padt’tan bahsediyorum. “Suç işleyenlerin etnik kökenlerinin kaydedilmesi”ni öneriyor zibidi. Emirciğim (Emir Kır) boşuna demiyor “Artık babalarımızın Belçika’sı kalmadı” diye. Babalarımızın Belçika’sı gitti “babalara geldiğimiz Belçika” devri başladı. İşler kötüye gidince şamar oğlanı hep biz yabancılar oluyoruz haliynen. Şomaj olayında sıkıştırdıkları yetmezmiş gibi şimdi de fişlemeye kalkıyorlar. Helal olsun, yine de en harbi tepkiyi Selahattin Koçak vermiş!
TÜM KAHVALTILARINI DOLAŞTIM BRÜKSEL’İN BU SABAH!
Şu, derneklerin kahvaltı verme olayı çıktı da, midemiz bayram etmeye başladı. En
azından her hafta bir dernek kahvaltı veriyor. Sivil toplumumuzun geldiği bu aşamayı
takdirle karşılıyorum. Bazı derneklerimizin işi ilerletip “yemekli-rakılı muhabbet”
akşamları tertip etmesi göçün 50. yılına yakışacak güzel bir atılım olacaktır. Sivil toplum aşama kaydederken masada bir “büyüğün” buluması her daim yararlıdır. Bu konuya ödenek ayrılmasında önemli sosyal yararlar olacaktır. 5 kişiden birinin bunalımda olduğu bir alemde yaşıyoruz. Açacaksın büyüğü, al sana terapinin kralı!
04/12/2011, Haydar Abi, Binfikir Gazetesi Ekim sayısı köşe yazısı