18 Mart 2008 de koalisyon hükümetinin aldığı ve binlerce kaçak-kağıtsızı ilgilendiren ‘régularisation- Regularisatie’ kararı geçtiğimiz günlerde birinci yılına girdi; hâlâ kararla ilgili somut bir «icraat yok».
Bir taraftan yoksullukla mücadele eden hükümet, bir taraftan da binlerce insanı temel haklarından mahrum bırakarak sefalete itmekte. Tüm umudunu Belçika’da «kağıt-oturum almaya» bağlayan binlerce aile reisi, ailesinin barınak, temel gıda, çocuklarının okul ihtiyacını karşılamak için kölelik denibilecek nitelikte işleri, asgari ücret düzeyindeki maaşı kabul etmeye mecbur bırakılmaktadır. Peki kimler faydalanıyor bu durumdan? Tabi ki çıkar çevreleri, patronlar, … devletin kasasına aktarılması gereken vergiler bu kişilerin ceplerinde kalıyor.
Diğer taraftan, Belçika’yı bu duruma sokan, özellikle ülkenin kuzey bölgesindeki sağ-liberal anlayış, bu insanların sırtından politik çıkar elde etmeye çalışıyor: «göçmenlere oy kullanma hakkı verildi zararlı çıktık, kağıtsızlar da oturum aldıklarında daha çok oy kaybına uğrarız» korkusunda olan bu anlayış kağıtsızlarla ilgili bir yıl evvel alınan hükümet kararını uygulamamakta direniyor.
Göç ve göçmenlerden sorumlu Bakan Annemie Turtelboom, partisindeki (Open VLD) aşırı gurubun desteği ile Hükümetin aldığı karara, uzun süredir Belçika’da bulunan ailelerin oturum müracaatlarında çocuklara yaş sınırı, çevreyle uyum konusunda yeni kriterler, beş yıldır Belçika’da olma ve aynı zamanda önceden yasal oturum almış olma şartlarını önererek, hükümetin aldığı kararı uygulamakta geciktirme, hatta bu kararın uygulanmasını engellemeye çalışmaktadır.
Beş yılı aşkın süredir Belçika’da ikamet eden ailelere oturum kararı!
Geçtiğimiz haftalar kamuoyunun, özellikle sosyal kurumlar, barolar, sendikalar, … gösterdikleri tepki sonucunda göçmenlerden sorumlu bakan önümüzdeki seçimler öncesi tepkileri azaltmak amacıyla, 26 Mart tarihinde, aşağıda belirtilen koşulları yerine getiren kağıtsızlara oturum verilmesi amacıyla «Yabancılar Polisine» (Office des étrangers – Vremdelingenzaken) gerekli yasal talimatı verdiğini belirtti.
Nedir bu koşullar:
Bakanın verdiği talimatın kapsamına sadece « sığınma » isteğinde bulunan aileler girmektedir. Müracaatta bulunan ailelerden, ilkönce beş yıldır Belçika’da kesintisiz ikamet ettiklerini kanıtlamaları ve sığınma münacatlarının da en az bir yıl süre işlem görmüş olması istenmektedir. Ayrıca çocukların en az 1 Eylül 2007 tarihinden beri resmi bir okula kayıtlı olmaları ve sığınma prosedürü süresince düzenli olarak eğitimlerine devam etmiş olmaları, ayrıca bu ailelerin Belçika sosyal yardım sisteminden faydalanmadıklarını kanıtlamaları istenmektedir.
Bakanın belirttiği kararla, yani Yabancılar Polisi’ne verdiği talimatla, hükümetin 2008 yılında aldığı ‘régularisation- regularisatie’ kararını karşılaştırdığımızda, aileler için Belçika’da ikamet etme süresinin 3 yıldan 5 yıla çıkarıldığını, sağlık ve «humanitaire-insani» nedenler kapsamında yapılan oturum münacatlarının dışlandığını, özelikle de verilen talimatın sadece sığınma başvurusunda bulunan ailelerin, yani küçük bir azınlığı kapsadığını görmekteyiz.
Bu arada geçtiğimiz günlerde gösterilen tepkiler karşısında, Başbakan Herman Van Rompuy, seçimlerden önce kağıtsızların sorununa bir çözüm bulunacağını belirtti: yeni bir umut mu? Bana kalırsa kağıtsızların durumu seçim sonrasına kaldı!
Charleroi CPAS- OCMW’sinden kağıtsızlara sağlık kartı
Charleroi Belediyesi tarafından, Federal hükümetin 2008 yılı temmuz ayında aldığı «fakirlikle mücadele» planı çerçevesinde, sağlık sigortası olmayan, sağlık hizmetlerinden faydalanamayan kağıtsızlara geçtiğimiz aydan itibaren ücretsiz tedavi olmaları amacıyla, «sağlık kartı» verildi.
Sağlık kartı için CPAS ‘e müracaat eden kişiler ile ilgili yapılan sosyal anket sonrası kişiye üç aylık bir süreyi kapsayan ücretsiz tedavi amaçlı kart verilecektir.
Bu kart sayesinde, daha evvel acil durumlarda hastanelerin acil servislerinde yapılan müracaatlarda karşılaşılan resmi prosedürün kolaylaştığı, ayrıca sağlık yardımından faydalanmayan birçok kişinin bu kart sayesinde ücretsiz tedavi görebilecekleri belirtilmektedir.
22/04/2009, Nihat Dursun, Binfikir Gazetesi Nisan 2009 köşe yazısı