Son bir kaç aydır on binlerce oturumsuz kişinin umudu olan ‘régularisation Regularisatie’ (oturum) konusunda, geçtiğimiz mart ayında açıklanan ve hâlâ yürürlüğe resmi olarak konulmayan hükümet anlaşması dışında (*), ne yazıkkı belirgin bir karar çıkmadı diyebiliriz.
Hükümet üyesi partilerden özelikle PS ve CDH, son haftalarda, hükümet üyelerinin aldığı bu kararı bakanlık genelgesiyle resmiyete koyması gerekirken, resmi girişimde bulunmayan göç ve sığınma politikasından sorumlu Bakan Annemie Turtelboom’u suçladılar.
Bu iki parti başkanı Belçika’da emek gücüne ihtiyaç olduğunu, bu ihtiyacın özellikle Flaman bölgesine gerektiğini ve dışardan işçi getirmektense, yılardır Belçika da yaşayan, çevresiyle uyumlu, meslek sahibi kişilerden seçilmesini önerdiler. Hükümet’in ortağı bir kaç partinin ( liberal partiler hariç) baskısına ve hatta Hükümet’in 14 Ekim’de yapacağı yeni açıklamalardan evvel ‘régularisation’ dosyasının resmiyete konulmasını istemelerine rağmen, yetkili bakan hâlâ diretmektedir.
Bakan Turtelboom gerekli anlaşmanın yapılmadığını bu dosya içerisinde sadece ‘regularisation’ değil, yeni göç politakasının da kabul edilmesi için diretmektedir. Bu yeni göç politikası özetle, bir taraftan Belçika da bulunan kaçaklar sorununa çözüm aranırken diğer taraftan da aile birleşimi, vs çerçevesinde ki göçü daha çok sınırlamaktır.
Arkadaşlarımız Erdinç ve Serpil, Bakan Turtelboom’un yeni göç politikasını, ‘kağıtsızların’ ve « régularisation »la ilgili projelerini görüşüp söyleştiler. Bu söyleşiye ek olarak, basından takip ettiğim bilgiler dahilinde Bakan Turtelboom’un ve Hükümet’in genel göç politikasını iki başlıkta kısaca özetlersek şu sonuç çıkmaktadır:
- Göç ve yeni tedbirler : Bakan’ın ağzından çıkan yeni tedbirler ve yeni projeler, Belçika ve Avrupa’daki liberal politikanın tercümesidir : « bize maddi yük getirecek insan istemiyoruz » ; yani İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi nin 9. maddesi (*) göz ardı edilse de. Önceki yıllarda aile birleşimine gelir sınırı getirilmek istenirken ülkeler arası ikili sözleşme ve IHEB nin 9. maddesi nedeniyle, bu getirilecek sınırlar, resmiyette yürürlüğe konulamamıştır. Kısacası Bakan’ın açıklamak istediği ileriki dönemlerde, özellikle ilk etapta, aile birleşimi için istek yapanın yeterli gelire sahip olması ve gelecek kişinin de dil bilmesi şart koşulacaktır. Diğer kısa (turistik) ve uzun süreli, özellikle eğitim amaçlı, alınan vizelere sınır getirilecektir.
- « Regularisation-Regulaisatie»: Belçika’da yaşayan “kağıtsızlar-kaçaklara” oturum için, çevreyle uyum, bulunduğu bölgenin yerel resmi mercilerini tanıma, dil bilme, vs. şartının yanında çalışma-gelir şartı koşulmaktadır. Yani daha evvel ki yazımda belirttiğim gibi “önce iş sonra aş”, yani önce iş bul sonra oturum iste! (Binfikir Şubat sayısı) denilmektedir. Kısaca tercüme edersek, insancıl nedenlerle yapılan müracaatlar geri planda kalıp önce kişinin ve ülkenin ekonomik çıkarları öne alınacaktır
Görüldüğü kadarıyla uzun süredir beklenilen on binlerce insanın umudu olan « Kaçaklara af » hala « olgunlaşmış » değil. Bu olumsuz gelişmelere rağmen, kanımca yakın bir gelecekte kağıtsız ve kaçakların bir kısmını ilgilendirecek kararlar hükümet tarafından açıklanacaktır. Bu kararın gecikmesinin nedeni, genel göç politikası üzerinde hükümeti oluşturan koalisyon partilerinin ortak karara varmamalarından kaynaklanmaktadır. Yukarda belirttiğim iki koalisyon partisi hükümet anlaşmasında belirtilen çerçevede “regularizasyon”u kabul ederken, diğer koalisyon partileri ( liberal partiler) göç poltikasını
reddetmekteler. Bu genel göç politikası Belçika’nın Türkiye, Fas gibi bazı ülkelerle yaptığı ikili göç sözleşmelerini iptal edip, bir taraftan kaçakları yut dışı ederken diğer taraftan da Belçika’ya göçü ( aile birleşimi, ...) daha da zorlaştırmaktır.
(*) detaylı bilgi Nisan ve Mayıs sayılarımızda verilmektedir.
(*) Madde 9 Paragraf 16 : Erkek ve kadın her birey reşit yaşa geldiğinde herhangi dinsel veya ırksal kısıtlama getirilmeden evlenme, aile kurma ve birlikte yaşama hakkına sahiptir…. Bu evlilik süresince veya evlilik sonunda eşit haklara sahiptir. …
30/09/2008 Nihat Dursun, Binfikir Gazetesi Eylül sayısı köşe yazısı