Yirmi otuz yıl öncesine kadar iş sektörünün bol olduğu, çalışmak isteyen her vatandaşın iş bulabildiği Avrupa ülkeleri, son yıllarda işsizliğin hayat pahalılığının gitgide arttığı, refah düzeyinin düştüğü ve evsiz-barksızların arttığı ülkeler durumuna gelmektedir.
Özellikle son iki yılda artan petrol ve temel ihtiyaç ürünlerindeki fiyat artışı, dar gelirli ailelerin yanında “orta direk- orta tabaka” aileleri de ekonomik olarak zor durumda bırakmaktadır. Geliri olmayan kişiler dışında, bu güne kadar akıllarından bile geçirmeyen, düşük maaşla çalışan kişiler de, ailenin temel ihtiyaçlarını ( yiyecek, kira, vs…) karşılamak amacıyla bu “Halk için Sosyal Yardım Merkezleri( CPAS- OCMW)”ne, başvurmaktalar.
Bu yazımda, siz okurlara yüzlerce ailenin “umudu” OCMW-CPAS’lerle ilgili bilgi vermek istedim. Ayrıca sosyal yardım alan bir çok vatandaşın “ ben de izine gidebilir miyim?” sorusuna kısaca değinmeye çalışacağım.
OCMW-CPAS in kısa tarihçesi
Sosyal yardım hakkı ve yetkili resmi kurum yasal olarak 10 mart 1925 tarihli yasa çerçevesinde “Halka yardım Komisyonu( Commission d’Assistance Publique –C.A.P- )” adı altında kurulmuştur. Bu komisyonun görevi ise, olanakları olmayan vatandaşlara sağlık yardımı götürmekle sınırlı kalmış.
Elli yıllık bir hizmetten sonra C.A.P’in ihtiyaca yeterince cevap vermediği düşünülerek, 10 Mart 1925 tarihli yasa değiştirilmiş.
8 Temmuz 1976 tarihli yasa çerçvesinde her belediye bünyesinde bir “yardım merkezi”nin kurulması, bu merkezler tarafından sosyal, psikolojik, sağlık ve maddi hizmetlerin yürütülmesi öngörülmüştür. “Centre Public d’Aide Sociale” olarak kurulan yardım merkezleri 7 ocak 2002 tarihli yasa tarafından “Centre Public d’Action Sociale” (CPAS -OCMW) olarak değiştirilmiştir.
Bu merkezlerin görevleri nelerdir
Günümüzde her belediye bünyesinde hizmet veren ve görevleri en son 26 Haziran 2002 tarihli yasa tarafından belirlenen CPAS- OCMW’ ler, belediye meclisinin seçtiği bir komisyon ( Sosyal Çalışma Komisyonu) tarafından yönetilmektedir. Bu komisyon başkan, büro üyeleri ve belirli görevler üstlenen, (örneğin sosyal yardım verme vs.,) özel komitelerden oluşmaktadır.
Yukarda bahsedilen ilgili yasa, “Halk için Sosyal Yardım Merkezleri”nin esas görevini, “kişi ve ailelerin toplumsal yaşamdaki ihtiyaçlarına yardımcı olma ” olarak belirtmektedir. Bu yardımın sosyal, sağlık-ilaç yardımı, maddi ( asgarî ücret) ve psikolojik alanda, sadece geçici yardımla kalmayıp, iyileştirici ve önlem alıcı nitelikte olması gerektiği vurgulanmaktadır.
Kimler başvurabilir
“Her ferdin onurlu-saygın bir yaşam sürdürebilme hakkı ” çerçevesinde kurulan bu merkezlerce temel ihtiyaçlarını ( beslenme, giyim, barınma) karşılama imkânı olmayan kişilere parasal veya materyal ihtiyaç yardımı yapılabilinmektedir. Zaruri ihtiyaçlarını karşılama imkânı olmayan veya herhangi bir nedenle bu imkânı kaybeden kişilerin ( boşanma sonrası, ticari iflas, …) ilk müracaatlarını ikamet ettikleri bölge Sosyal Yardım Merkezlerine yapmaları istenilmektedir. Yetkili sosyal danışman aracılığıyla kişinin isteğini ve müracaat eden kişiyle ilgili bilgileri (yapılan araştırma sonucu, vs.) kapsayan bir dosya hazırlanıp inceleme komisyonuna sunulmaktadır. Komisyonun vereceği karar kapsamında yardımın niteliği belirtilmektedir.
Sosyal yardım bağlanan kişiye, bu “geçici” durumdan kurtulmak, kendi hayatına kendi imkânlarıyla yön verebilmesi amacıyla, dosyayla ilgilenen yetkili sosyal danışman tarafından yardım edilir. Örneğin iş arama, iş bulma imkanını arttırabilecek formasyonlara katılma, sağlık veya hukuksal sorunlarda yardım,vs.
Kişinin ve ailenin temel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla verilen parasal yardımın, başka amaçlar için kullanılması durumunda kişi bu hakkını kaybetme durumuyla karşı karşıya kalabilir. Bu nedenle, daha çok aile ziyareti amacıyla yapılan yurtdışı (Türkiye) yolculuklarının önceden dosyayla ilgilenen sosyal danışmana bildirilmesi önerilir.
23/06/2008, Nihat Dursun, Binfikir Gazetesi Haziran 2008 sayısı köşe yazısı