Sayın okurlar, bu ayki köşemi, Yabancılar Yasası konusunda uzman olan Nivel Barosu avukatlarından Celine Dermin’le hükümetin 18 Mart’ta anlaşmaya vardığı kağıtsızlar- oturumsuzlar konusunda yaptığım söyleşiye ayırdım. Avukat Celine Dermin ile yaptığım söyleşiden notları sizlere aktarmak istiyorum..
Kaçaklarla ilgili, onlara oturum verme veya birçok vatandaş arasında “kaçaklara af” denilen hükümet anlaşması, bugünkü hükümeti oluşturan 5 parti (CD&V, PS, CDH, MR, OpenVLD) tarafından, 18 Mart 2008 tarihinde yapılmıştır. Bu hükümet anlaşmasında, yabancılar yasası konusunda birçok karar alınmıştır. Ancak bunlar arasında önemli beş tane karar vardır. Birincisi,
göçmenler ve sığınmacılarla ilgili bir bakanlığın oluşturulmasıdır. Şimdiye
kadar bu görevi İçişleri Bakanlığı yapmaktaydı. Yeni bakan, eski CD&V
(Başbakan’ın partisi)’li yeni Open VLD’li Bayan Anemie Turtelboom’dur
ve yeni bakan nisan ayından beri görevine başlamış olup göçmenleri ve ilticacıları ilgilendiren tüm sorunlarla da kendisi ilgilenmektedir. Yani sadece
oturum değil diğer tüm yabancılar yasası, vize, aile birleşimi, oturum, ... konularında bu bakan yetkilidir.
Evet, Yabancılar Dairesi (Office des Etrangers-Vreemdelingenzaken)’nin aldığı
kararlar ve uygulamalardan da bu yeni bakan sorumludur. Elbette ki sağ
bir partiden gelen yeni bakanın yabancılar ve göç konusunda pek açık görüşlü
ve toleranslı olacağını söyleyemeyiz.
Yabancılarla ilgili ikinci karar, kaçaklara
(oturumsuzlara) oturum. Bu konuya detaylı olarak girmeden önce, başka
kararların da alındığını hatırlatmak isterim, yani bu anlaşma ayrıca ekonomik
göçün açılmasını istemektedir. Özellikle Flaman bölgesindeki patronlar hükümet üzerinde baskı yaparak, işçiye, personele ihtiyaç olduğunu belirtmişlerdir. Bu nedenle Hükümet eksik olan iş alanını yabancılara açmak istiyor, ancak rastgele değil, belirli kurallara bağlayarak. Yani bu hükümet Fransız modelini alarak, ekonomik göçü açmak istiyor.
Dördüncü nokta, bu konuya fazla değinilmiyor ancak belirtmekte fayda var.
Yeni hükümet aile birleşimini daha da zorlaştırmak istiyor. Yeterince zor, karmaşık olmasına rağmen, yeni hükümet kararı, olayı daha da zorlaştırmak istiyor. Örneğin istek yapan kişinin gelir düzeyinin “iyi” olmasını istiyor. Gerçi
henüz yürürlüğe girmedi ancak aile birleşimi yapacak kişilere “ellerini çabuk
tutmalarını tavsiye edebiliriz.”
Sonuncu nokta ise reşit olmayan oturumsuz çocukların kapalı merkezlerde
tutulmalarına engel olacak çözümler aranmasıdır. Kanımca yeni merkezler
açılarak, oturumsuz çocuklar bu merkezlerde kalıp eğitimlerini yapabilecekler.
Kaçaklara-oturumsuzlara af Gelelim kaçaklara-oturumsuzlara af konusuna, “regülarizasyonuna”. Regülarizasyon konusunda biraz evvel bahsettiğimiz
“hükümet anlaşması” üç ana başlıkta belirtilmektedir:
1. Özel şartlar: En az 31 Mart 2007 tarihinden evvel Belçika’da bulunma
şartı. Bu durumun elektrik faturası, iş kontratı gibi resmi belgeler aracılığıyla
ispatlanması istenilmektedir. Bu tarihten evvel Belçika’da bulunulduğu ispatlanamıyorsa Almanya, Holanda gibi Belçika dışındaki ülkelerden gelip oturuma müracaat etmeye gerek yok, çünkü işleme konulmaz.
2. İş bulma şartı, yani Belçika’da çalışabileceğini ıspatlamak: Bu konuda durum hala belirgin değil ve hükümetin detaylı açıklaması beklenmektedir. Özetle ilgili kişilerden istenilen, ya kontratlı olarak çalışabileceğini ispatlaması veya bir işyeri açabileceğini ispatlamasıdır.
Ancak burdaki çelişki, oturum ve çalışma karnesi olmadan, kişi ne işyeri
açabilir ne de kontratlı çalışabilir. Tahminimce ileriki dönemlerde müracaatta
bulunan kişilere üç aylık veya altı aylık geçici bir otutum verilerek, kişinin kontratlı çalışabileceğini veya iş kurabileceğini ispatlaması istenecektir.
İşyeri kurmak için, kanıt olarak kişiden belirli şartlar isteniliyor mu? Örneğin belirli bir miktarda sermaye (nakit para)?
Hayır, resmi yetkililer tarafından henüz somut bir karar alınmış değil.
Üçüncü olarak da yukarıda belirtilen şartları yerine getiremeyip, bugüne kadar hiçbir müracaatı olmayan veya yapılan münacatlara ret cevabı alıp ‘kaçak” durumda olan kişiler için “çevreyle uyum-entegrasyon”-“insancıl nedenler” çerçevesinde aşağıdaki şartlar istenmektedir:
- Belçika’da kalma süresi (süre belirlenmemiş, ancak 4, 5 veya 6 yıl olabilir).
- Okula kayıtlı çocukları olmak.
- Diplomalı ve bir meslek üzerinde eğitim almış olmak (çalışma imkânına
sahip olmak)
- Fransızca veya Flamanca dilini konuşmak.
- İkamet ettiği mahallede çevresiyle uyumlu olmak, yerel (belediye) yetkilileri
tanımak.
Gördügünüz gibi hükümeti kuran partiler arasındaki anlaşma her ne kadar
umut vermiş olsa bile, somut olarak henüz resmi bir açıklama yapılmamıştır.
Kanımca “regülarizasyon” konusunda somut bir gelişme veya cevap, göçmenlerden, yabancılardan sorumlu bakanın mayıs sonu ya da haziran başında kamoyuna resmi olarak açıklayacağı bakanlık genelgesiyle bildirilecektir.
Sizce bakanlık genelgesinde alınacak karar genel olarak kimleri kapsar, tüm kaçakları kapsar mı?
Umarız... Ancak genelgeyi bakanlık hazırlayacak. Benim bu konuda bir
açıklama yapmam yanlış olur. Genel kanımı sorarsanız, iltica başvurusunda
bulunup da uzun süredir Belçika’da yaşayan kişileri, diğer taraftan herhangi
bir nedenle Belçika’ya gelip de uzun süredir Belçika’da yaşayan, çocukları
okula giden aileleri kapsayacağı kanısındayım. Diğer taraftan iş bulma imkanı
olan kişilere de kolaylık sağlanacağını sanıyorum. Fakat iş sektörü sınırlandığı
taktirde oturum alabilecek kişilerin sayısı da sınırlı kalacaktır.
Son olarak bu konuyla ilgilenen kişilere neler öneriyorsunuz?
İş bulan kişilerin öncelikle yapılacak kontratla ilgili yeterince bilgi sahibi olmalarını, yani kontratın niteliği, geçerliliği vs... konusunda araştırma yapmalarını öneririm; bu konuda bazı sahtekarlıkların, yolsuzlukların yapıldığını duydum. Diğer taraftan istenilen “entegrasyon” la ilgili kanıtları, Belçika’da 31 Mart 2007 tarihinden beri yaşadıklarını ispatlayacak kanıtları şimdiden hazırlamalarını tavsiye ederim. Böylece bakanlık genelgesi açıklandığında dosya hazırlanmış olur ve müracaat edilebilinir.
NOT: Avukata ulaşmak için
067 21 08 33
067 88 80 93
29/05/2008, Nihat Dursun, Binfikir Gazetesi Mayıs 2008 sayısı köşe yazısı