Binlerce yaralı binden fazla ölü… Bunun büyük kısmı çocuk.. Her yeri yerle bir olmuş kent, “Gazze”. Televizyonlara baktığımızda duygulandık, İsrail’e kızdık. Lanet okuduk, ne yapabiliriz, diye düşündük. Çoğumuz yürüyüşlere katıldı. Bazılarımız da bunların yanı sıra İsrail ve Yahudi ürünlerini ve mağazalarını boykot etti. Bunlar iyi inisiyatifler ama bence yetersiz inisiyatiflerdi. Kaldı ki bunu da yapamadık. Eğer insan, Allah’a inanıyorsa ona inandığı gibi müslümanların kardeş olduğuna da inanmalı. Kardeşini öldürenin bir mamülünü boykot edemiyorsa, bu kişi çok düşünsün. Gazze bizler tarafından unutuldu.
Gazzeliler yemek içmeyi bırakın evleri barkları kalmadığı gibi en acı olanı bazı çocuklar anne babalarını kaybettiler. Bu dünyada yalnız kaldılar.
Bazı anne babalar da tüm çocuklarını kaybettiler. Bu nasıl acıdır! Bunları bir kez daha düşünmek, hatırlamak lazım. Maddi sorunlar unutulur da
anne baba, evlat acısı unutulur mu? Bu acıları düşündüğümüzde aldığımız boykot kararına uymamayı anlayamıyorum. Bu nasıl bir kardeşliktir?
Yani bir Marlbora sigarasını, bir Coca Cola’yı, kardeşlerimizin çektiği acı karşısında nasıl boykot edemiyoruz, anlamak çok zor.
Bir önceki yazımda siyonist İsrail’in bir daha böyle bir şey yapmaması için, bunların durdurulması için ne yapılması gerekir, diye sizlere sormuştum. Çok çeşitli yanıtlar aldım. Bir tanesi İsrail- Yahudi ürünlerini boykot etmek idi. Gördük ki, malesef en kolayını dahi yapamadık. Bunu daha önce de yazmıştım ama bence yapılması gereken şu: “iman etmedikçe, cennete gidemezsin. Birbirini sevmedikçe iman etmis olmazsın (Hadis-i Şerif)”
Müslümanlar olarak birbirimizi sevdikçe, birbirimize destek oldukça ki: birlikten kuvvet doğar. Hiçbir devlet Müslümanlara canice saldıramaz.
Geçen yazımda siz ne yapacaksınız, demiştim. Yürüyüşler bitti, boykotu çoğu maalesef bitirdi. Eee, ne kaldı? Hiçbir şey. Allah göstermesin, bir daha olaylar olana kadar bekle. Biz bir şeyler yapmasak zaten bu gidişle yine olur. Allah rızası için en azından Türkler olarak bulunduğumuz yerdeki Türkleri, Müslümanları sevelim. Aynı fikirde olmamız gerekmiyor, aramızda farklılıklar olacak. Farklı düşünceler olacak ama ortak yanlarımızda bütünleşeceğiz. Ortak yanlarımız ise insan hayatında en önemli şeyler: dinimiz İslam, kitabımız Kuran, dilimiz Türkçe, anavatanımız Türkiye, babavatanımız Belçika. Yemeğimiz, kültürümüz aynı. Eğitim sorunlarımız aynı, işsizlik sorunlar aynı vs…vs… Yani bu kadar ortak yanımız varken niye birlik olmayalım?
22/03/2009, Adnan Yıldız, Binfikir Gazetesi Mart 2009 köşe yazısı