Adamın biri oğluna hep oğlum sen adam olamazsın dermiş, bu da çocuğun çok zoruna gidermis. Bir gün yine babası oğlum sen adam olamazsın dediğinde kızmış evi terk edip, Osmanlının başkenti Bursa’ya gitmiş. Orada okumuş kadı (şimdinin hakimi) olmuş. Kadının görevi babasının yaşadığı şehre çıkmış. Göreve başlar başlamaz askerlere gidin şu köyde şu şahsı bana getirin demiş. Askerler o şahsın kim olduğunu bilmeden hemen o köye gitmişler, kadının babasını aksam vakti yatağından kaldırıp apar topar alıp kadının huzuruna getirmişler. Neye uğradığını bilmeyen adam şaşkınlık içerisinde kadıya bakıyormuş, kadı beni tanıdın mı diye sormuş. Adam hayır demiş. Kadı, yaaa ben senin hep adam olamazsın dediğin oğlunum demiş. Bak nasıl kadı oldum demiş. Adam «oğlum ben sana kadı olamazsın demedim ki, adam olamazsın dedim, bak kadı olmuşsun ama yine adam olamamışsın. Eğer sen adam olsaydın kadı olduktan sonra apar topar beni kendi huzuruna çağıracağına benim yanıma gelir elimi öper hayır duamı alırdın, sen tam tersini yaptın demiş.
Akıllı insan avukat, doktor, mühendis vs. olana değil, doğruyu eğriden, iyiyi kötüden ayırabilene, nereden geldiğini nereye gideceğini bilen insana denir.
Her yaptığımız işte bu doğru mu eğri mi, iyi mi kötü mü diye düsünmemiz lazım. Bu da Allah’tan gelip yine Allah’a gideceğimizi bilmekle olur. Eğer her şeyi böyle değerlendirirsek müslümanlar olarak yanlış iş yapmamış oluruz. İnsanlar da müslümanlar şöyle böyle diyerek bizlerin kişisel yaptığı yanlışlıklarla dinimizi kötüleyemez.
Dinimiz bize ‘dinin direği temizliktir’ diyor, maalesef müslumanların oturduğu yerler çoğunlukla pislik içerisinde. ‘İçki haram’ diyor, dünyada en fazla içki tüketen ülkeler içerisindeyiz. Dinimiz ‘kul hakkı olan cennete giremez’ diyor, maalesef kul hakkını düşünmüyoruz. Dedikodu yapan, insan eti yemiş gibi olur, kötüdür diyor, başkalarının dedikodusunu bırak birbirimizin arkasından demediğimiz kalmıyor. Müslumanlar kardeştir diyor, birbirimizi sevip ikaz etmiyor hatta maalesef birbirimizi kötülüyor ve ayağını kaydırmaya uğraşıyoruz. Dinimizin ilk ayeti ikra, yani oku diye başlıyor okuyan yok denecek kadar az.
Allah’a gideceğiz orda her yaptığımızın hesabını vereceğiz diye inanan insan iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırır ve yapmaz. Akıllı insan özellikle kimliğini, kendini iyi bilendir.
Müslüman kimlige sahipse müslüman gibi yaşamalı aynı zamanda, Türküm diyorsa Türk kültürünü yaşatmalı, örf adetlerini yerine getirmeli. Tabii okuyup avukat, doktor, mühendis olacağız ama kimliğimizi unutmadan !
24/11/2007, Adnan Yıldız, Binfikir gazetesi Kasım sayısı köşe yazısı