Belçika'nın Türkçe gündemi... Belçika'nın
Türkçe
Gündemi! 
Brüksel Hava 
Durumu için tıklayın! Charleroi Hava Durumu 
için tıklayın! Anvers Hava Durumu 
için tıklayın!
Brüksel Charleroi Anvers
Gent Hava Durumu 
için tıklayın! Liege Hava Durumu 
için tıklayın! Genk Hava Durumu 
için tıklayın!
Gent Liege Genk
 
 Yazarlar / Çizerler



















JOE VAN HOLSBEECK

13.08.2007


12 Nisan Brüksel Merkez Tren istasyonunda mp3 çalarını vermek istemediği için 17 yaşındaki bir genç bıçaklanarak öldürüldü. Bu haber medyaya nasıl yansıdı ve olay nasıl gelişti. Şöyle bir gözatalım isterseniz.

Haberlerde hemen ‘iki Kuzey Afrikalı tarafından öldürüldü’ dendi. Bu yüzdendir ki bu olay o kadar önem kazandı. ‘Yerlilerle yabancıların beraber yaşaması sorunu’, ‘biz beraber mi yaşıyoruz, yan yana mı yaşıyoruz’, ‘ön yargılar’ v.b birçok konu masaya yatırıldı.
Bu olay Belçika’daki tüm partileri bir araya getirdi ve aynı fikirde birleştirdi: ‘Gençlikte şiddete karşı kesinlikle bir şey yapılmalı’. Bu sonuç verdi ve yıllardır parlamentodan geçmeyen gençlik ceza kanunu ilk oturumda onaylandı.
Gelelim 80 bin kişinin katıldığı sessiz yürüyüşe. 23 Nisan’da yapılan sessiz yürüyüşe ben de katıldım. Flamanca yayın yapan VRT televizyonundaki Terzake programında da söylediğim gibi, ben oraya birkaç nedenle katıldım :
-          boş yere öldürülen bir çocuğun velilerine başsağlığı dilemek için,
-          boş yere şiddete son verin demek için,
-          oraya katılan insanlarla dayanışma içinde olmak için,
-          devlete, önemli yerlerde insanlığın güvenliği için önlem alın demek için
-          en önemlisi ben de bir babayım, hangi dinden olursa olsun o babayı anladığım ve acıdığım için, aynı zamanda bir baba olarak ‘böyle bir olay benim çocuklarımın da başına gelebilir, böyle olaylar olmasın’ demek için.
 
Yürüyüş çok sakin geçti, yabancılar-yerliler bir arada yürüdü. Neredeyse konuşmadan ama birbirini sanki anlar gibi... Orada birçok Belçikalı bizim yanımıza gelerek teşekkür etti. Böyle olaylarda yan yana olmamız lazım dediler. Bir Belçikalının başsağlığına gitmek bayağı bir sempati de topladı.
 
Benim bu yürüyüşte zoruma giden Türklerin olmaması idi. Kendi kendime sordum neden katılmadılar diye :
-          öldürülen önemsiz miydi ?
-          yapanların ilk denildiği gibi Faslı olduğunun sanılmasından mı?
-          olaylardan haberdar olmadıklarından mı?
-          dayanışmayı gereksiz gördüklerinden mi?
-          ihmallerin den mi?
 
Hangisi olursa olsun bence geçerli mazeret değil. Eger bu ülkede yaşıyorsak olayları takip etmeliyiz, böyle toplumsal dayanışmalarda bulunmamız gerekir diye düşünüyorum. Peki her zaman varlıklarının çok önemli olduğunu söyleyen, ‘Türk toplumunu temsil ediyoruz’ diyen Türk sivil toplum örgütleri neredeydi, onlar neden katılıp seslerini duyurmadı ?

Devlet ya da insanlar önyargılı olmamalı. Yaşadığımız önyargılı yaklaşımın ve böyle olayların bir daha tekrarlanmaması ve toplumsal olaylarda Türklerin de tepki göstermesi, katılması umuduyla.

25/05/2006, Adnan Yıldız

 

5 / 5 (2 Oylama)


adnanyildiz@binfikir.be


 



 

Yazar ve Çizerler

© 2004-2007 
OpenWings